şükela:  tümü | bugün
  • 90'ların kızlarının bakıyorum üniversite fotoğraflarına birçoğunda aynı kazak, saçlar arkadan toplanmış, yüzlerinde böyle temiz bi gülümseme var.

    mesela şöyle bir sürü fotoğraf görmüştür çevresinde herkes birisi saz çalıyor, önlerinde çay, halka olmuşlar bir sürü üniversiteli kız, erkek oturmuş başları önde dinliyor.

    hani bu kızların eski fotoğrafları bile insana huzur veriyor kısaca.
    insanlar çünkü hala, önce insanlar sonra kadınlar.

    şimdiklerin suratlarındaysa böyle anlatılmayacak iğrenç bir ifade var,
    %95'i moda defilesine gider gibi,
    hepsinin suratlarında boka bakarmış gibi bir ifade,
    sevdiklerinde bile riyakar,
    ellerinde ne varsa onunla kendini başkalarıyla yarıştırma merakı..

    saçma salak oldschool denen akıma uyma çabaları,
    numarasız yuvarlak çerçeve gözlükler,
    mathilda tasması..
    yani hiçbir zaman bu topraklarda yaşanmayan bir kültürü çok çok kötü taklit etmek..

    ya düşünsene,
    kocan kadar konuş diye bir film çekildi bu ülkede, insanlar izledi bu filmi.

    bırak evliliği arkadaşlık yapacak halde bile değiller sürekli seni tüketme derdindeler.
    hep daha güçlü olmalısın, hep daha sert, hep daha paralı
    daha daha daha.

    kapitalizmi türk kızından daha iyi anlayan, hayatına sindiren başka bir canlı daha yoktur şu dünyada.

    yani kısaca ben 90'lardaki boğazlı kazaklarıyla türkü dinleyen kızları özledim,
    walkmanleriyle kasetten
    mazlum çimen, zülfü livaneli, kıraç, haluk levent.. dinleyen kızları özledim.

    onlara sarılmayı sevgili olmayı evlenmeyi falan değil,
    çevremde onları görmeyi özledim...