• yeterli sermayeyi toplar toplamaz acmayi dusundugum dugun salonudur. olay butonu her yandiginda bir isi daha kacirdigimi dusunerek kahroluyorum.

  • 28 haziran 2016 günü cep telefonuma bir arkadaşımdan bahçelievler medikalpark hastanesinde tedavi görmekte olan ve durumu akşam saatlerinde ciddileşen 15 yaşında lösemi hastası bir çocuk için b rh+ trombosit ihtiyacı olduğuna dair bir mesaj geldi. bir kaç whatsapp grubuna mesaj attım ve bir arkadaşım verebileceğini belirtti. bunun üzerine akşam saat 21.00' da pendik'ten yola çıktık. hastanenin yerini tam olarak bilmediğim için yakında oturan bir arkadaştan da hastaneye gitmesini ve bize konum atmasını rica ettim ve saat 22.00'da bahçelievler medicalpark hastanesine ulaştık.
    -3. kattaki kan verme ünitesine gidip hastanın adını verdik ve trombosit bağışında bulunacağımızı belirttik. hemşire bize bunlar da nereden çıktı gibisinden bir tavır takınarak " o hasta için bir kişi daha geldi. o sabah gelecek. siz de sabah gelseniz olmaz mı?" dedi. biz de bize durumun acil olduğunun belirtildiğini bu yüzden ta pendik'ten geldiğimizi, yarın gelme imkanımızın olmayacağını, bu yüzden bağışı şimdi yapmak istediğimizi söyledik. bunun üzerine bağışı yapacak arkadaşa bir form verip doldurup gelmesini söylediler.
    formu doldurup tekrar görevli hemşirenin yanına gittik. bu sefer de bize saat 23.00' dan sonra kan almadıklarını zaten trombosit vermek istediğimiz hastayla ilgilenen hemşirenin de şu an için trombosit ihtiyacı olmadığını kendilerine söylediğini o yüzden şu an için kan almayacaklarını belirttiler. biz ise bize durumun acil olduğu söylendiği ve bağış yapmak istediğimizi yeniledik. durumdan sıkılan ve bitse de gitsek modunda takılan hemşire bu sefer de çok sıra olduğunu 6 saatten önce alamayacaklarını belirtip bizi göndermek istedi.
    bu sözlerinden sonra biz 3 arkadaş kan alma ünitesinden çıkıp hastanın yatmakta olduğu yoğun bakıp ünitesine doğru yürüdük. burada hastanın annesinin telefonunu aradım ve anneye çocuğuyla ilgilenen hemşirenin kan alma ünitesini arayıp bu hemşirenin kan alma ünitesindeki hemşireye şu an için trombosit ihtiyaçları olmadığını o yüzden de bu saatte kan almaya gerek olmadığını söylediğini ilettim. hastanın annesi telefonu hemen oğluyla ilgilenen hemşireye verdi. hemşire bana ( aynen aktarıyorum) " ben kan alma ünitesini aramadım. bu çocuğa sabah kemik iliği nakli yapılacak ve şu an durumu ciddi. nakil sırasında aksi bir durumla sık sık karşılaşılabiliyor. bu yüzden trombosit ihtiyacımız var." dedi ve telefondan ayrılmamamı söyleyip hastane içi telefondan kan alma ünitesini benim de duyabileceğim şekilde aradı ve kendi adını kullanıp bağış için gelen hastayı ihtiyaç olmadığı bahanesiyle göndermesinin doğru olmadığını söyledi. karşı taraf biz üçümüzün de duymuş olduğu bu sözleri reddedip çok sıra olduğu için bugün trombosit alamayacağını belirtip telefonu kapattı.
    bu duyduğum telefon konuşması üzerine tekrar kan alma ünitesine gittik. hastanın hemşiresiyle konuşan hemşireyi bulup ne için böyle dediğini sorduk. o da aslında o hemşirenin öyle demediğini ama söylediği sözlerden bunu çıkarttığını belirtti. yani bu hemşire hanım hiç görmediği 15 yaşındaki bir lösemi hastası çocuk hakkında hiç bir tıbbi yeterliliği bulunmadığı halde farklı bir konuşmayı farklı bir şekilde yorumlayıp trombosit bağışı için gelen kişileri geri gönderiyordu. netice itibari ile biz trombosit bağışımızı yapamadık. allah korusun durumu kritik olan bu yavrucağın başına gece bir şey gelse ve acil trombosit gerekse bunun sorumluluğunu ve vebalini bu hemşire ve onu çalıştıran bu hastane nasıl ödeyecek? bu şahıslar insanların hayatıyla bu şekilde oynama hakkını nereden buluyor? çok merak ediyorum. herkesin ismine güvenerek gittiği bir sağlık kurumunda böyle bir durumla karşılaşmamız beni gerçekten çok şaşırttı.

    edit: aranan kan ile ilgili sözlükte başlık da açılmış. ben şimdi öğrendim. kardeşimizin trombosit ihtiyacı devam ediyor. imkanı olanlar lütfen trombosit bağışlasın. aşağıdaki başlıkta hastanın annesinin telefonuna ulaşabilirsiniz. ancak anne çocuğuyla ilgilendiği için her zaman telefona bakamıyor. ulaşmak için bir kaç kez denemeniz gerekebilir.

    (bkz: 28 haziran 2016 çok acil b rh pozitif kan ihtiyacı)

  • yaklaşık 5 yıllık yazar, 10 yıllık da okurum.

    yok temadır yok şudur budur diye çok sezenişte bulunduk, yeri geldi taşak geçtik yeri geldi ciddi ciddi kızdık.

    ama ilk defa, karşımızda saf kötülüğün durduğuna inanıyorum.

    kardeşim doğum sırasında doktor hatası yüzünden oksijensiz kaldığı için zihinsel engelli. biz bununla 20 yıldır yaşıyoruz.

    ben babamın gözleri dolduğunda, annem gece uyandığımda balkonda sessizce oturduğunda sebebini biliyorum. o günden beri ne kardeşim normal birisi oldu, ne benim normal bir hayatım oldu, ne de annem ve babamın arkadaşları gibi normal bir hayatı oldu. kardeşimin durumu yüzünden annem hiç "normal" bir gün geçiremedi, hiç diğer arkadaşlarıya beraber "normal"
    bir anı olmadı. hayatı boyunca. ailenizde öyle bir birey olunca, etrafınızda da pek kimse kalmıyor çünkü.

    yaşadıkalarım kadar, yaşayacaklarımı da biliyorum. hiç bir zaman normal bir hayatımızın olamayacağını da.

    doğum olduğunda 3 yaşındaydım. keşke diyorum, daha büyük olsaydım ve bir şey yapabilseydim. ki yapacağım şeyler de çoğunuzun takdir etmeyeceği şeyler olurdu.

    ama burada madur aile, gelmiş efendi gibi sözlüğe yazmış. birkaç algı yönetmek için parayla yazılmış olduğu belli olan "madur dışındaki herkesle derin empati yapma ihtiyacı" duyan arkadaştan başka da gerkes olmuş.

    yani madur aile ne yapmış kanzuk?
    yazmış. ne yapmış? yazmış amk yazmış. çok gerekliyse hastane de çıkar çatır çatır koyar karşı metnini buraya eyvallah deriz.

    ama sen ne yaptın?
    sildin lan adamları. yukarıda anlattıklarımı yaşaması muhtemel olan ama hala gelip ekşide sadece adaletin yerini bulması için iki kelam eden adamlara bunu yaptın.

    çoluğundan çocuğundan çıksın demeyeceğim. damarlarında dolanan asil yağın bir damarına hükmetmeyi denemesine çok yok gibi duruyor.

    umarım henüz çocuğun yoksa çocuğun olmadan o gün gelir. çünkü hiçbir çocuk böyle bir karaktere maruz kalmamalı.

    iğrençsiniz amk. al bu entryi de, beni de uçurmazsan hatırım kalır. ama aynaya baktığında bunu yapmış bir adamla sonsuza kadar yaşamak, bu da senin payın.

    yemin ederim kızgınlık falan değil, midemi bulandırıyorsun.

  • türkiye'de yaşadığınıza delalettir. tek yönmüş, çıkmaz sokakmış, kaldırımmış fark etmez. her an her yerden bir araba çıkıp sizi çiğneyebilir. dikkat etmek lazım.