• bol alkol tuketilen gecenin sonunda sizmi$ erkek kankanin kicinda yumurta kirip ertesi gun kanka kuruyan yumurtayi farkedip anlam vemeye cali$irken :abi ya kusura bakma dun gece seninle fazla ileri gitmi$iz, oldu bi kere, bi sigara ister misin?...demek.

  • burak yilmaz, gecen sene ligde gosterdigi performansi galatasaray'da gosteremez: 10 mac 8 gol

    avrupa icin yeterli degil: 5 mac 5 gol

    kafa vuramiyor: sampiyonlar ligi'nde 3 kafa golu

    bencil bir oyuncu: 4 asist

    sadece gol atiyor, baska bir sey yapmiyor: bir forvet gol atmanin yani sira, patates de kizartmali, haklisiniz.

  • * yol tutması neden olur...

    tıngır mıngır giden bir otomobilin arka koltuğunda gözleriniz kaymış ve başınızı nereye koyacağınızı, nereye bakacağınızı şaşırmışsanız ya da bir teknede dalgalarla boğuşurken bir an önce karaya çıkmayı diliyorsanız, ha bir de yüzünüz bembeyaz kesilmişse ve tüm iç organlarınız birbirine dolanmış gibi hissediyorsanız yol tutması olarak da bilinen hareket hastalığı ile başınız dertte demektir.

    hareket hastalığı, vücuttaki denge sisteminde meydana gelen bir bozukluktan kaynaklanır. beynimiz hareketleri içkulak , gözler, kas ,der ve eklemlerimizde bulunan algılıyıcılardan gelen sinyaller yoluyla algılar. denge hissi ve mekansal farkındalık ise içkulağımızda bulunan algılayıcılar yoluyla beynimize iletilir. içkulakta, bşrbşrşne dik konumlanmış yarım daire kanalları bulunur. bu kanallar endolenf adı verilen içkulak sıvısıyla doludur. endolenf başımızı her hareket ettirdiğimizde bu harekete ilişkin düzlemde ilgili kanal ve içinde yer değiştirir. böylece başımızın hangi düzlemde hareket ettiğini anlarız.

    denge hissi ve mekan algısında önemli olan diğer organlar ise yine içkulaktaki otolikit organlar, yani utrikül ve sakkül adlı keseciklerdir. bu keseciklerde jel kıvamında bir madde içinde, algılayıcı kalsiyum karbonat kristalleri bulunur. biz hareket ettikçe bu kristaller de hareket eder ve bağlı bulundukları tüylü hücreleri oraya buraya çekiştirirler. böylece beyne hareket konusunda bilgi iletilir. etraftan toplanan bu bilgiler içkulaktaki denge sistemi tarafından değerlendirilip cuvudumuzun posizyonunu saptamak için kullanılır.

    ancak içkulaktan, gözlerden ve diğer duyularımızdan beyne iletilen sinayller arasında uyumsuzluk olduğundan yol tutması dediğimiz durum ortaya çıkar. örneğin bir otomobilde giderken özellikle de bir şey okumaya çalışıyorsanız gözleriniz otomobilin içindeki her şeyin sabit olduğunu görür. bunun sonucunda gözleriniz beyninize hareket etmediğinize dair veri gönderir. ancak ilerledikçe ve irili ufaklı sarsıntılardan etkilendikçe içkulağınız ve diğer duyularınız hareket etmekte olduğunuzu bilir ve beyne bu yönde bilgi verir.

    benzer biçimde bir uçuş simülatöründe ya da video oyununda gözleriniz ekranda türlü hareketleri algılarken bedeniniz herhangi bir hareket hissetmez. işte böyle durumlarda diğer bir deyişle beyne hareket konusunda gönderilen sinayller arasında bir uyumsuzluk olduğunda yol tutması kendini gösterir ve durum genellikle mide bulantısı ve soktuk terleme şeklinde başlar ve baş dönmesi ve kusma ile devam eder.

    bu tür durumlarda içinde bulunduğunuz aracın neresinde oturduğunuz hissedeceğiniz rahatsızlığın şiddetini etkiler. örneğin arabanın ön koltuğu, geminin üst güvertesi gibi bölgeler yolculuğu daha rahat geçirmenizi sağlayabilir. bunun yanı sıra aracın içinde bir şey okumak ya da yakında bir cisme odaklanmak yerine ufka bakmanız da mide bulantınızı hafifletecektir.

  • korku filmlerinde monolog öldürür. kendi kendinize konuşmaya başladınız mı öldünüz demektir. "hadi çocuklar şakanın tadı kaçtı artık çıkın ortaya" diyip sağ kalabilen olmamıştır, tıpkı kazık kadar adam olup "dur şuraya saklanayım da şunların aklını başlarından alayım" diyenlere rastlanamadığı gibi. öyle şaka mı olur lan ilkokul mu burası?

    karanlık bir ormanda yürüyorsanız "kim var orada" sorusunu sormanız da salak bi monolog örneğidir. gecenin köründe sinsice ortalıkta dolaşan adamdan ne hayır gelir? kimse kim lan sana ne dümbük. kaç git işte. karanlıktan bi sesin "benim ben, maria sharapova, tenis topum ormana kaçtı da onu arıyodum" demesini mi bekliyorsun?

    bi de ismiyle arkadaşı aramak vardır, o da ayrı bi dallamalık örneğidir. gece vakti çıkın evden dışarı, sevgilinizin adını söyleyip durun. ulan o sevgili azıcık adam olsa zaten gelir bulur seni. "bill? sen misin? bill, orada mısın?" haa evet bill orada, afedersin deli sikmiş bill'i, çıkmış gecenin köründe çalı çırpının arkasına saklanmış sana bakıyo. ulan bunu görünce benim bile öldüresim geliyo seni, katil naapsın?

  • tam bir issiz, kari kiza hos gorunme hikayesi. anladik, turkiye'de abaza ve kezban dolu, surekli birbirine kopya mal mal yazilari bloglamaya ne gerek var.