• vedat ozan ile ufkun 2 katı’nın yeni bölümünde, "acı" ile "biber"in duyusal, coğrafi ve kültürel hikâyesine doğru yola çıkıyoruz.
    bir köri yemeği olan vindaloo’nun kıtalararası yolculuğundan coğrafi keşiflerin gıda saklama ve lezzet algısının gelişimine etkisine, biberin rengine göre isimlendirilmesindeki etimolojik bozukluktan acının ölçeklendirilmesine, bitter acı ve yakıcı acı tanımlarına kadar pek çok ilgi çekici ayrıntı bu videoda.

    videoyu izlemek için: https://youtu.be/wqwpsu1t1pa

  • aşağıdaki diyaloğun geçtiği toplantıdır.

    --- spoiler ---

    +yaşam odası var mı?

    - var

    + kaç tane var?

    - yaşam odasına girmek yerine kaçış yolundan çıkmaz mısın?

    + kaç tane var?

    - 2 tane

    + neredeler?

    - çalışma alanından uzak diye söktük.

    +yaşam odası var mı?

    - yeni yapıyorduk

    +yaşam odası var mı?

    - yok

    + ihmal var mı?

    - kesinlikle yok

    --- spoiler ---

  • adam norveçteki asgari ücreti hesaplarken bile günde 10 saat ayda 26 gün çalışmayı hesaplıyor. ben böyle köleliği kabullenmiş bir insan psikolojisi görmedim hayatımda.

  • daha evvel yazdiklarima ek olarak cok onemli bir şey daha yazayim;

    moka potu kullandiktan sonra sıcak haliyle sakın bırakmayin. contalari kisa sürede harap olur.

    kahve demlenip kahveyi bardaginiza koyduktan sonra moka potunuzu lavaboda soguk suyla biraz sogutup, üst hazneyi biraz gevşetin ve öyle birakin. (tamamen yıkayabilirsiniz elbette, ben hemen yıkamayanlar icin yaziyorum bunlari)

    bu dedigim olay cok kritiktir. sıcak olarak birakirsaniz icindeki yuksek basinc zamanla contalarini bozacak.

    bunu yapmazsaniz bi sure sonra conta degistirmek zorunda
    kalirsiniz. ben halen kullandigim alpina moka potumu 4 senedir gunde bazen 3 er kez kullaniyorum ama henuz conta degistirmedim. (daha evvel aldigim ve 7-8 kullandigim potlar da mevcut. henuz conta degisimi hic yapmadim. oysa yurtdisi forumlarda herkes contalardan sikayet eder:)

    conta dediğim şeye ingilizce “gasket”
    diyorlar.

    edit: bi arkadas moka potu hemen soguk suya tutmak iyi degil demis. dogru hakli ama sicak haliyle eline alip gevşetebileniniz varsa öyle yapabilir:) kısmi sogutmanin tek amaci gevsetmek icin moka pota dokunabilmek.

    ha bunu bezle de yapabilirsiniz ama sogutmadan yapacaksaniz elinize dikkat edin, eliniz tam araya denk gelirse ilk cikan basincla deriniz bi güzel cayır cayır yanacaktir.

    işte o derinizi yakan şey zaten contalarinizi mahvediyor:)

    sevgilerimle.

  • muş'ta mecburi hizmet yaptığımız yıllar. muş'un yerli halkı, hakikaten değişik geliyordu, özellikle başlarda..şehrin zaten bir tane büyük caddesi var, o yolun ortasında(tam ortası), çalışır halde araba bırakıp, kaldırımda bir tabureye oturup çay içen insanı sadece orada gördüm mesela..

    neyse efendim, muş nasıl bir yer sorusuna da cevap olacak yaran olayımız şöyle..
    bir arkadaş bu meşhur caddede araçla seyrederken yolun ortasında bir yaşlı amcanın durduğunu görüp, amcanın geçmesini beklemeye başlar. amca elindeki bir şeyi yolun tam ortasında inceler..bir dakika geçer, yok..iki dakika, yok.. korna çalar, yok..

    sonunda arkadaş sinirlenir, çıkıp 'dayı ne yapıyorsun yolun ortasında, çekilsene!' diye bağırır.

    amca bütün sükunetiyle döner ve şöyle der: farzet ki odunum, etrafımdan dolaş!

  • uzun yıllar british short hair besledim. ve sanırım gelmiş geçmiş en iyi kedim o idi. asla masaların üzerine çıkmaz. kendi yemeğinin yerini bilir. oynamayı sever. arkadaş gibidir. dişi olanları sizi sevgilisi zannedebilir. benim ki öyleydi. kıyafetlerime tüy bıraktığı için kendisini azarladıktan sonra bana küstü ve değerli elektronik eşyalarımı kutsadı. o yüzden dikkat edelim. tuvalet eğitimi kendi yerini bilir oraya gider hep, temizdir.

  • kale direkleri, (ofsayt hariç) onu koruyan takımın oyuncuları sayılmalı. yani direkten dışarı giden top korner olmalı. böylesi daha iyi olacaktır eminim. baskı kuran takım, top direkten dışarı gidince aut sebebiyle kendi sahasına dönüyor. tersi durumda seyir zevki artacaktır.

    ayrıca ofsayt kaldırılmalı diyenler, futbol düşmanıdır. ofsayt olmadan futbol olmaz.