• haminnelik yapayım biraz. elimden geldiğince ilaç kullanmamaya çalışan biriyimdir. elbette her ağrı için geçerli değil ama insan biraz kendi bedenini tanıdığında, ağrının şeklini, derecesini kavrıyor ve geçici rahatsızlıklarda çarenin ne olacağını öğreniyor.

    günlük hayatımda 1 bardak yeşil çay dışında bitki çayı tüketmem. bazı rahatsızlıklarda en kesin ve zararsız çözümü bitkilerden buluyorum. ama bu çayları sadece ihtiyaç halinde kullanmak konusunda dikkatliyim. sürekli kullandığınızda etkisini kaybediyor veya zararları oluyor.

    kronik mide rahatsızlığı olan biri değilim ama hem çevremdekileri tedavi etmek için hem de nadir de olsa kendim için kullandığım inanılmaz etkili bir ot var. bazı yörelerde yavşan otu, bazı yörelerde peryavşan deniyor bu ota.

    küçük bir cezvede kaynatılan suya bir tatlı kaşığı kadar bu ottan atıp, bir taşım kaynattıktan sonra altını kapatıp, 5-10 dakika dinlendiriyorsunuz. oldukça acımtrak ve kötü bir tadı var. ben biraz limon ekliyorum, isteyen bal da ekleyebilir ama az miktarda olmalı. ortalama kilolarda bir insana bir fincan yeterli. içtikten sonra en geç yarım saat içinde mide ağrısı, yanması, işte mideyle ilgili anlık ne derdiniz varsa şak diye kesiliyor.
    acıyla kıvranan arkadaşlarımın bu çayı içtikten sonraki yüz ifadelerinin değişimlerinden kısa film çeksem bu ot vücuda gelir reverans verirdi.

    ancak sürekli yanlış beslenme sebebiyle midesine iyi bakmayan kişilerde ne kadar süre işe yarar bilmiyorum. başta da belirttiğim gibi sık kullanmayı tavsiye etmiyorum.

  • bir önceki gün gelen misafir pasta getirmiştir. e koca pasta bu, haliyle artar. sabah erken kalkmışımdır, dolapta kaale alınır türden bir gıda bulamamışımdır. haliyle pasta keserim, yerim. meğerse gürültüye anne uyanmıştır, mutfağa girer:

    anne:
    - aa oğlum napıyosun sabah sabah?
    aklı sıra komik ben:
    - ekmek bulamadım pasta yiyorum, ıhı ıhı.
    anne:
    - iyi de oğlum makarnadır orda kastedilen pasta, yanlış çevrilmiş türkçeye.
    ben:
    - ...

    ben sözlükten böyle ayar almış değilim yau.

  • 0:00 -> maç henüz başlamamış.
    0:01 -> maçın birinci dakikası başlamış.

    44:59 -> maçın 45. dakikası bitmek üzere.
    45:00 -> maçın 45. dakikası bitti.

    diye açıklarsak bilal dahi anlar diye düşünüyorum.

  • evliyken başkasına aşık olan erkek veya kadın, arkadaşının karısına veya kocasına da aşık oluyor mu, birinci derece akrabasına aşık oluyor mu?
    cevap hayırsa insanı hayvandan ayıran aklın varlığı ile kendisine çizdiği sınırlar içerisinde kalabiliyor demektir.
    evli erkek veya kadın başkasına ilgi duyduğunu hissettiği anda kendini geri çekmeyi frenlemeyi bilmeli.
    evliliğin kötü gitmesi sana bu fren mekanizmasını kaldırma hakkı vermez. evlilik ne olursa olsun sadakat temellidir. evliliğimi nasıl daha iyi hale getiririm veya nasıl sonlandırırımı düşünmekten başka çareniz yok.
    durumu türk kadınına indirgeyip ajite etmek de yersiz.