şükela:  tümü | bugün
  • charles dickens, i sir charles dickens yapan, parayi kiloyla goturmesini saglayan süpper bir hikayedir.. sahsim adina bayiliyorum boyle seylere.. yani olagan üstü bir varligin gelip bizim gibi siradan ama kotu insanlara ders verdigi oykulere.. bir faust olsun bir a christmas carol olsun deliriyorum, kendimden geciyorum izlerken okurken..

    ben istiyorum ki bu oyku bir sekilde türkiye'ye uyarlansin toplum degerlerini hicvetsin esnafa titreşme versin..

    soyle yazabiliriz
    "1976 yiliydi. izmir'in urla ilçesinde cimri bir bakkal olan "ragip şenyürek" ramazan bayrami'nin yaklasmasi ile tedirgin olmustu.. cunku yaninda calisan cocugu giydirmesi gerekecek, cocuklara bedava gofret vermesi gerekecek, bayram namazinda camiye yardim yapmasi gerekecek, el öpenlerin cok olsun niyetine bayram harcliklari cebinden cikacakti. kötü bir adamdi bay senyürek.. dükkaninda üçün beşin hesabini yapar, veresiyelerini gününde vermeyenlerin üzerine kabus gibi çöker hiç acimazdi...

    arefe günü geldiginde mutsuz bir sekilde yatagina yattai ragip senyürek.. yarin disari cikmamaya ve kapiyi acmamaya yemin etmisti.. disari cikmayacakti.. kimsenin evde oldugunu bilmesine izin vermeyecekti.. 3 günlügüne yok olacakti bay ragip.

    fakat hadiseler umdugu gibi gitmedi.. saat gece 12 yi gosterdiginde serin bir rüzgar esti ragip uyurken penceresi kapisi kapali odasinda.. ve nur yüzlü bir dede belirdi.. kudretinden sual olunmaz rabbulalemin ragip a bir dede gondermisti.. dede;

    "kalk ragip" diyerek uyandirdi bakkal ragibi.. korkmustu ragip.. "korkma ben gecmisin dervişiyim" dedi dervis.. ve ekledi "seninle bir geziye cikacagiz"

    elinden tuttugu anda ragibi yil birden 1942 ye ragip in cocukluguna donmustu.. herşeyin karne ile satildigi yillardi.. bak dedi dervis kendine bak ne kadar acsin.. ne kadar caresizsin. işte bir adam sana yardim ediyor.. goruor musun.. o servetinden bir sey kaybetmiyor ama ailen doyuyorsunuz.. "ama sonra parasini istedi" dedi ragip bey "ama eliniz bollastiginda diye tamamladi" dervis dede..

    eve geri donduklerinde ragip uyanmisti.. vav dedi ne garip bir ruyaydi bebegim.. tekrar uykusuna daldi.. bu sefer yasli bir kadin belirdi odada.. hatice hatun ragibi dedenin uyandirdigi gibi uyandirdi.. "ben gelecegin ermişiyim ragip" dedi.. ve ayni sekilde bir zaman yolculuguna ciktilar.. yil 1990 di.. ragip yannizdi.. cok yanniz. etrafinda kimse yoktu.. bir sürü parasi vardi ama kimsecigi yoktu..

    (buralari hizli geciyorum)

    ve sonunda ragip iyi biri oldu..

    evet efendiler bakin mükemmel bir eser mükemmel bir uyarlama oldu.. bir sonraki uyarlamamizda, azuth ile hisli masallar entrylerimizde gorusmek üzere alasmarlardik.
  • oykunun kahramani scrooge, noel gecesi uc ayri hayalet tarafindan ziyaret edilir. bunlardan biri gecmis zamanin, biri gelecegin, digeri de yanlis hatirlamiyorsam simdiki zamanin ruhlaridir. gecmis zamanin ve simdiki zamanin hayaletleri, scrooge'a, cimriligi, kalpsizligi, duyarsizligi, suratsizligi yuzunden neler kacirmis oldugunu, insanlarin kendisinden nasil nefret ettigini ve arkasindan konusup dalga gectiklerini gosterir. gorduklerinin arasinda, cimriligi yuzunden son derece fakir durumda, acliktan ve soguktan olmek uzere olan cocuklar, gencliginde acgozlulugu, hirsi, kalpsizligi yuzunden elinden kacirdigi eski sevgilisi, cimriligi yuzunden kendisiyle dalga gecen ama noel gecesi kimse tarafindan davet edilmedigi icin bir taraftan da ona aciyan yegeni vs. vardir. gelecek zamanin hayaleti daha da urkutucudur, oldugu gibi devam edecek olursa nasil bir yalnizlik icinde, kimsesi olmadan olup gidecegini gorur scrooge. haliyle bunlardan pek bi tirsar, bir anda imana gelir, oy oy oy ben nitmisim boyle der, iyi bir insan oluverir, noel gecesinden baslayarak herkese sirinlikler yapar, uzun zamandir gormedigi, kusturmus oldugu insanlari ziyaret eder, gonullerini alir vs., hikaye mutlu sonla biter. eee, noel zamani milleti uzmenin alemi yoktur netekim, dickens amca okuyucularina boyle bir guzellik yapmistir. okumaya usenirseniz, yilbasi civarinda trt'ye bir goz atin, her sene mutlaka yayinlar bu hikayenin tv uyarlamasini.
  • charles dickens'ın ünlü tiyatro oyunu.
    bu oyundaki scrooge karakterinin cimriliği daha sonra scrooge'un adıyla kalıplaşarak ingilizcede cimri anlamına gelen bir kelime olmuştur.
    duck tales (varyemez amca) adlı çizgifilmdeki karakterin adı da buradan gelmektedir.
  • çocuk hikayesi gibi görünen ama aslında dickens'ın ne kadar büyük bir yazar olduğunu kanıtlayan favori kitaplarımdan.
    ve dramatik bir yanı olmamasına rağmen beni şu hayatta en çok ağlatmış ve her okuduğumda yeniden ağlatan olan kitap.
    scrooge'un noel sabahı, aniden cömert ve yardımsever olması, ve yaşadığı neredeyse elle tutulur mutluluk beni her okuduğumda duygulandırıyor. birilerinin hayatını güzelleştirmenin, birilerini mutlu etmenin, yardım etmenin ve sonucunda o insanların mutluluğunu, şükranını görmenin verdiği hazdan büyük bir haz bilmiyorum.
    çocukken değil yetişkinken okunması gerek.
  • din adamlarının değişmez yüzüne dokundurmuş hikaye. ruhban sınıfını ve içerik itibariyle tüm ruhban sınıflarını çaktırmadan yerin dibine gömmüş muhteşem bir diyalog içerir animasyonun bir sahnesinde. kilisede ücretsiz yemek pişirilebilen alanın, pazar günleri resmi olarak kapalı tutulması üzerine diyalog:

    -scrooge: hayalet, bu fakir insanların kendi yemeklerini pişirecek imkanları yok. buna rağmen bir lokma yemek pişirebilecekleri tek yerleri her haftanın yedinci günü kapatıyorsunuz.

    -hayalet: beni dinle scrooge! senin dünyanda beni ve ağabeylerimi bildiklerini iddia eden bazı insanlar husumetlerini, bencilliklerini ve hasetlerini bizim kisvemiz altında yapıyor. bu sözüm ona "ruhban sınıfı" benim ve ailemin gözünde hiç yaşamamış gibiler! yaptıkları için onları suçla, bizi değil.
  • sanayi devrimi ile birlikte değişmeye başlayan ingiliz halkının portresini scrooge karakteri ile aktaran eserdir. ghost of christmas present ın kaftanının altında saklanan ignorance ve want aslında insanların sahip oldukları ve onları cimriliğe, aç gözlülüğe iten nedenlerdir.
  • muppets'lerin bu oyunu uyarladiklari bir film'leri vardi. harikaydi, cok sirin ve güzeldi, evet. noel'e dogru hala gösterirler arada bir televizyonda, ben de izlerim.

    bi de su var:
    (bkz: filmlerde patronun eve yemege gelme klisesi)
  • tamamen animasyon olan bu film icin anladigim kadariyla sensorler kullanilarak jim carrey'in mimikleri bilgisayar ortamina aktarilmi$.

    iddiali olacak ama, gordugum en iyi animasyon film diyebilirim. mekanlar, arka plan detaylari dunyanin en iyi grafik sanatcilariyla cali$ilarak yapilmi$ sanirim. render kalitesi mukemmel, karakterler 3d bilgisayar oyunlarindan sogutan $i$me bebekler gibi degiller. muzikler, animasyonlar, olagan ve olaganustu karakterlerin hepsi disney'in gorsel kalitesini yansitiyorlar. en onemlisi de film cok da cocukca degil, korku, ölüm, karanlik gibi ogeler, diyaloglar yeti$kinlere hitap edebiliyor.

    diger filmler arasindan tercih ettigim, gidip gorebildigim icin $ansli saydigim filmdir kendisi.
  • afişini aylar önce gördüğümde mutlaka izlemeye karar vermiştim. 1800'lü yılların londra'sı, karlı çatılar, gecenin karanlığını delmeye çalışan sarı ev ışıkları filan.. biraz rötarlı da olsa gittim. hikaye bildik.. oliver twist'in yazarı charles dickens'in masalımsı romanından uyarlama. 3 boyutlu çekilmesi harika olmuş. tatmin olmak bir yana, beklediğimden çok daha fazlasını aldım, hatta büyülendim o muhteşem sahneleri izlerken. 2 saat boyunca o soğuk dünyanın içine girmek mükemmel bir duyguydu. özellikle şehrin içinde ve üzerinde uçulan anlar rüya gibiydi. mutlu oldum, ama mutlu olduğum kadar da üzüldüm aslında. çünkü bir kez daha anladım ki, çok geriden geliyoruz, çok...
  • robert zemeckis filmi olan için:

    çocuk filmi sanılıyor hala. ki sinemada izleyen arkadaşlar bilir çoluğuyla çocuğuyla gelenlere rastlamak mümkün. yok öyle bir şey. çocuklar için kesinlikle zararlı bir film. hayalet motifleri çocuğu altına ettirmek için başlı başına yeter.

    filmin mekanlar arası geçiş sahneleri başarılı. yüksek bir mekandan müzik eşiliğinde olay mahaline indik. özellikle girişteki açık mekan kapalı mekan geçişi çok etkileyici olmuş. müziğinde etkisini görmezden gelemeyiz.

    ilk 2 hayalette kovalamaca, hareketlilik daha bir ön planda. 3. hayalet kısmı biraz sıkıcı oldu.

    konu olarak eskiyi, teknik olarak yeniyi temsil eden bir filmimiz çok başarılı ama çoluk çocuk izlesin filmi kesinlikle değil.