şükela:  tümü | bugün
  • 17 şubat 2017'de gösterime girecek film. fragmanı efsane olmaya aday.
  • fragmanında bütün hikayesi açık edilen film : araba kazası, spa merkezindeki balıklar ve yangın sahnesi.

    öte yandan görüntü ustası gore verbinski yine ustalığını konuşturmuşa benziyor. renkler ve çekimler çok iyi.

    filmin almanya'da çekildiğini ekleyeyim.
  • 2. fragmanı ile birlikte daha da heyecanlandırdı beni. 17 şubatı bekliyoruz.
  • shutter island gibi. izlenir.
  • gore verbinski yönetimindeki film.

    her eve imdb
  • tabii ki sikko bir ortadoğu ülkesi haline gelen türkiye'de gösterim tarihi belirsiz bir zaman itelenmiş film. neyse ki kurtuldum bu amk ülkesinden.
  • recep ivedik 5 denilen şey yüzünden türkiye'de gösterim tarihi ertelenen film. o kadar zamandır bekliyorduk ve vizyon tarihi kesinleşmişti.

    ben şimdi bu ülke insanına ne diyeyim? sayelerinde salonların 5 te 3 ü küçük ivediklere ayrıldı. allah belanızı versin.

    görüntüleri güzel film.
  • başarılı film, türkçe incelemesi burada
  • shutter island'ın izinden giden, atmosfer, müzik, görüntü yönetmenliği, iğrençlik, gerilim açısından başarılı olan ama uzun süresi yüzünden anbean vasatlaşan, neticede süresine rağmen seyri keyifli bir film, gore verbinski filmi. dane dehaan iyi oynamış.

    spoiler

    iyi başlıyor film. kanunsuz işler yapan hırslı bir çalışanın bu kanunsuz işlerinin üstünü örtmek için şirketten ayrılıp isviçre'de bir hastanede olan patronu imza için abd'ye getirmek için isviçre'ye gitmesi... shutter island'ta olduğu gibi gencin psikolojisi iyi değil. shutter island demişken buradan devam edeyim. s.i.'de teddy eve geldiğinde karısının 3 çocuğunu da öldürdüğünü görüyordu, sonra çıldırıp kendisini dedektif sanıyor, kendi kendine davalar üretiyor, doktorunu meslektaşı (polis) sanıyordu. scorsese'nin en çok eleştirilen tarafı filmi en klişe şekilde, yani teddy'nin delirmiş olduğunu göstererek bitirmesiydi. velhasıl ben hâlâ çok seviyorum bu filmi. scorsese'nin mekânları enfes, gerilimli atmosferi başarılı, leo da oldukça iyiydi.

    a cure işte shutter'ın olay akışını neredeyse birebir tekrar ediyor. shutter, teddy'nin gemiden adaya bakışıyla ve meslektaşıyla konuşmasıyla başlar. teddy adaya varır, kapı kapanır, sonrası gizemli olaylar, gerçeklerin finale dek belli olmaması... a cure'de teddy'nin adaya girişine benzer bir giriş sekansı var. sonrası da benziyor. lockhart çocukken babasının intiharına tanık olmuş, bunu atlatamamış, teddy gibi psikolojisi bozuk. psikolojisinin bozuk olması söylediği şeylerin gerçekliğini sorgulamamıza neden oluyor. insanlar üzerinde deney iki filmin de ortak noktası. lockhart'ın karakolda doktora bıçak çektiği sahne, shutter island'ta teddy'nin oyuncak silahı gerçek sanıp ateşlediği o sahnenin aynısı. justin hythe epey şeyler almış shutter'dan yani. daha sayarım: teddy'nin adayı keşfi, bir kadının teddy'e buranın güvenli olmadığını söylemesi, doktordan şüphelenmemiz vs...

    ama farklar da var tabii ki: mesela scorsese finalde insanlar üzerindeki deneyler, insanlara yapılan işkenceler vs hepsine teddy'nin uydurmaları diyor. ama verbinski-hythe ikilisi bu eleştirilen finali olması gerektiği şekle dönüştürmüşler: lockhart'ın söyledikleri uydurma değil, lockhart aklını kaçırmamış, gördüklerini yanlış yorumlamamış. doktor hakikaten insanlar üzerinde deneyler yapıyor. öte yandan shutter'ın genelde yağmurlu, seven-vari bir atmosferi varken verbinski insanı günlük güneşlik anlarda germeyi tercih etmiş, iyi de etmiş. haliyle "cennet görünümlü cehennem" temasının hakkı bu şekilde daha fazla veriliyor. cennet gibi bir yerin lockhart için cehenneme dönüşmesi başarıyla işlenmiş. yukarıda dediğim gibi film iyi başlıyor, ilk yarısı iyi. sonra da fena devam etmiyor. eğlendiriyor, geriyor, finali merak ettiriyor, shutter'dan farklı olarak o sülüklerle, ensestiyle tiksindirtiyor.

    peki sorunları ne? ilk sorun shutter'dan çok fazla şeyi almaları (araklama diyebiliriz). sonra, film fazlasıyla uzatılmış. bence bir kurgu daha gerekiyor. 2,5 saat bu öykü için gerçekten fazla. bir süre sonra "artık yeter, neler olduğunu açıklayın, filmi bitirin," dedirtiyor. 1,5 saatte de anlatılabilecek öykü 2,5 saatlik gizemi taşıyamıyor. filmin bu kadar uzun tutulması vasatlaşmasına neden oluyor. finali ise fantastiğe kayarak hayal kırıklığı yaratıyor. shutter'ın finali kullanılmamış, bu güzel, ama kalkıp doktoru aslında 200 yıl evvel yakılmış baron, hannah'yı da onun kızı yapmak benim pek hoşuma gitmedi, ki bu sürpriz final pek de şaşırtmıyor, zira doktorun kötü birisi olduğuna emin olmuştum. bunun nedeni jason isaacs'in bunu belli etmesi olabilir. isaacs iyi oynamış ama, dehaan de iyiydi, goth hannah gibi garip karakterler için doğru bir seçim.
    özet: yerden yere vurulacak bir film değil, sorunları olan, ama bir yere kadar keyif de veren, finali kötü bir film.