şükela:  tümü | bugün
  • ırkçılık karşıtı söylemiyle,siyah beyaz ayrımının büyük olaylara yol açtığı güney afrika'da geçen film.dünyada bu kadar olup bitene karşı,"tepkisiz hayatınıza" lanet okutturucaktır,hazırlıklı olun.(bkz: futbol maci seyreder gibi film seyretmek)
    yönetmeni:euzhan palcy
    oyuncular:donald sutherland, janet suzman, marlon brando, zakes mokae,susan sarandon
    yapım yılı:1989
  • marlon brando'nun performansının beklenenin altında olduğu film.
  • hayatimda izledigim en güzel filmlerden biriydi. donald sutherland'in performansı ise muhteşem.
  • ayaklanma sahneleriyle beğenimi kazanan eleştirel film. hatta ırkçılık hakkında izlediğim en dobra, en açık film... marlon brando aldığı kısa süreye rağmen başarılı bir performans göstermiştir. özellikle yargıca yaptığı çıkışlar etkileyicidir, filmi daha bir beğenilir kılar...
  • cnbc-e'de 03.00'da yayınlanacak olan film.
  • film üzerine düşeni pek güzel yerine getiriyor bittikten sonra akıldan geçen şeyler hey aynı
    "lanet olsun"
    "neden?"
    "oha 10-15sene öncesinin mi bunlar"
    ama bilmiyorki bünye oralar hala aynı durumda..
    (bkz: aptal beyaz adamlar)
  • "bir şey olmaz" ya da "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" deyip de etrafa hükmetmekten kendini alamayan, insanları yerlerinden yurtlarından etmekle kalmayıp faili meçhul de eden beyaz*ların bu kez* güney afrika*da neler yaptıklarını gördüğümüz, marlon brando*nun mahkemede haklı olup hiçbir şey yapamamasına lanet ettiğimiz, donald sutherland e* "hah şöyle adam ol" dediğimiz ve aslında yabancısı olmadığımız birçok senaryoyu gördüğümüz film.
    en güzel sahnelerinden biri, zenci veletin babasına kafa tutup bantu eğitimi almayı reddettiği ve bu eğitimle beyazlara karşı güçlü olunamayacağını, beyazların bildiklerinin bilinmesi gerektiğinin söylediği, herkesin akıl danıştığı bir adam olan babasının en nihayetinde bir bahçıvan olduğunu haykırdığı yerdi*.
    (bkz: amerika nın ırak a demokrasi götürmesi)
    (bkz: zorla güzellik olmaması)
  • andre brink'in aynı adı taşıyan romanından uyarlanmıştır.
  • sıkı bir oyuncu kadrosunun kaliteli bir senaryo ile birleştiği fevkalade güzel bir film. gerçek hayattan bir uyarlama. mücadelesini tek başına veren sutherland'in yalnızlığı, kararlılığını ve itidalini hiç etkilemiyor. sonuna dek savaşıyor. ufak oğlundan tutun da susan sarandon'ın kısa rollük performansına kadar bütün oyunculuklar etkileyici ve sıradanlıktan çok uzak. digiturk kanallarında zaman zaman gösterilmektedir bu film.
  • beyaz bir adamın uykusundan hayretler içinde uyanışını ve düştüğü dehşeti konu alan filmdir. tabii ki uyanmanın maliyeti büyük olur adama. yıllardır burnunun dibinde olmasına rağmen görmemeyi becerebildiği bir gerçeklik sayesinde elinde olan her şeyi, o gerçeği gördükçe adım adım yitirir. buna rağmen cesaretini kaybetmez ve devam etmeyi göze alır. donald sutherland'ın oyunculuğuna zaten diyecek yok. keşke oğlu da -ki o da çok iyi oyuncudur- yolundan gidebilseydi.* onun yerine 24 gibi milliyetçi işler yaptı.

    bu filmin bir diğer özelliği de marlon brando'nun ekranda göründüğü süre* boyunca verdiği oyunculuk dersidir.

    (bkz: büyük rol yoktur büyük oyuncu vardır)
    (bkz: küçük rol yoktur küçük oyuncu vardır)