şükela:  tümü | bugün
  • bu yıl yapılacak cannes film festivalinde seyirci karşısına çıkacak ünlü yönetmen terrence malick 'in yazıp yönettiği 2019 yılı yapımı film. film,2. dünya savaşında naziler için savaşmayı reddeden bir avusturyalı vicdani redcinin hikayesini anlatıyormuş.
    https://www.imdb.com/title/tt5827916/
  • inglorious basterds ve der untergang filmlerinde hitleri canlandırmış 2 farklı aktör martin wuttke ve bruno ganz'ın bir arada bulunduğu, ilk gösterimi cannes film festivalinde yapılacak olan 177 dakikalık terrence malick filmi. ayrıca rahmetli bruno ganz'ın rol aldığı son filmdir

    filmden yayınlanan 1 dakikalık sahne
  • fox searchlight'in amerika’daki ve bazı uluslararası bölgelerdeki haklarını satın aldığı, terrence malick’in 72. cannes film festivali’nde altın palmiye için yarışan yeni filmi.
  • festivalde eleştirmenler tarafından "malick's back, baby!" şeklinde yorum alan yıllardır beklediğim film. terrence malick belki popülerliğini kaybetti ama hâlâ yaşayan en iyi yönetmenlerden biri.
  • fragmanı düşen terrence malick filmi.

    fragman
    poster
  • yönetmenlik koltuğunda terrence malick'in oturduğu 2019 yapımı film.

    film dünya prömiyerini bu sene gerçekleştirilen 72. cannes film festivali'nde yapmış ve burada "françois chalet ödülü" ile "ekümenik jüri ödülü"nün sahibi olmuştu.

    the tree of life ve knight of cups ile hayatın anlamı üzerine görselliğiyle çarpıcı zihin egzersizleri kuran terence malick, son filminde gerçek bir hikâyeyi beyazperdeye yansıtıyor. film, ikinci dünya savaşı'nda naziler tarafında savaşmayı reddeden ve idam edilen avusturyalı çiftçi franz jägerstätter'in hayatını anlatıyor. "daha belirgin senaryolarla çalışmaya geri döndüğünü" söyleyen malick'in cannes'da dünya prömiyerini yapan filminin çekimleri 2016'da tamamlandı ve hem michael nyqvist'in hem de bruno ganz'ın rol aldığı son film oldu.

    filmin afişi
  • az önce çıktım. ne söyleyeceğimi bilemiyorum. terrence malick’e olan önyargımdan dolayı da özür diliyorum. hikaye güçlü evet, mekan da etkileyici tamam ama burada müthiş de bi yönetmenlik başarısı var. diyalogların, plan-sekansların, inanılmaz etkileyici fotoğrafların olduğu ve sıcağı sıcağına diye yorum dahi yapamadığım bi filmdi. belki en iyi film değil ama şu yaşıma kadar izleyip, en çok etkilendiğim film oldu...
  • şu an filmekimi kapaamında izlemekte olduğum aşırı sıkıcı film.
  • 11 ekim'de filmekimi'nde izlediğim, ıı. dünya savaşı sırasında vicdani retçi olduğu için 36 yaşında idam edilen ve sonrasında şehit ilan edilen avusturyalı franz jägerstätter'ın yaşamına dair 173 dakikalık muhteşem film.

    filme geçmeden önce franz jägerstätter hakkında biraz bilgi vereyim. 1907 yılında avusturya, radegund'da doğmuş olan franz'ın babası ı. dünya savaşı'nda ölmüş ve 1917 yılında üvey babasını soyadını almış. köy okulunda eğitim gören franz iyi bir katolikmiş. ıı. dünya savaşı'nda, köyünde anschluss'a karşı çıkan tek kişiymiş.

    franz jägerstätter, 1940 yılında askerlik görevine çağrılmış ve yemin etmiş. kısa bir süre sonra, belediye başkanının müdahalesi sayesinde çiftliğe dönmesine izin verilmiş ama belediye başkanının müdahalesinin eve dönmesine izin verene kadar aktif olarak hizmet vermiş. bu süre zarfında, bu savaşa katılmanın ciddi bir günah olduğuna karar vererek bir daha çağırılırsa gitmeyeceğine yemin etmiş. en çok da katoliklerin bu savaşın haksız olmadığı ve bolşevizmi kaldıracağı inancına üzülmüş. çünkü ona göre bir düşünce ile topla, tüfekle savaşılmazmış. bu düşüncesindeki en büyük dayanak ise eğer bolşevizm ile savaşılıyor olsaydı iyi tarım alanlarının, petrol kuyularının vs. büyük bir etken olmayacağını bilmesiymiş. 1943 yılında tekrar savaşa çağırıldığında kabul etmemiş ve hapse atıldıktan sonra idamına karar verilmiş. dahası için kaynağı iliştirip film yorumuma başlayayım.

    terrence malickbu filmi kaç senede tamamladı bilemiyorum lakin 2017 yılında akciğer kanserinden aramızdan ayrılan michael nyqvist, yine bu sene kanserden hayatını kaybeden bruno ganz'ı izlemek en az 2 senelik bir emeğin olduğunu gösteriyor. filmin 173 dk. olmasını yadırgayanlar olacaktır elbet. ben süreyi işlenen konu itibarıyla uzun bulmadım. august diehl'in rutger hauer'i anımsattığını düşünen bir tek ben miyim bilemiyorum. izlerken ufak bir tebessüm ilişiyor yüzüme.valerie pachner ile iyi bir ikili oluşturmuşlar filmde. filmi muhteşem kılan en önemli detay ise konunun işleniş tarzı. hayat, insan, varoluş, irade üzerine duyulara hitap eden bir film. aslında filmden ziyade pek bilinmeyen bir yaşanmışlığı gözler önüne sererek kendi hayatınızı ve varoluşunuzu sorgulamanıza neden olan bir psikolojik yolculuk sunuyor. bundan sonrası ise spoiler...

    puanım: 10/10

    --- spoiler ---

    plan sekanslar muhteşemdi. sözün bitti yerde görüntü konuşuyordu. bazı sahnelerde konuşmalar sessize alınmış, bazı sahnelerde ise altyazı kullanılmamıştı. böylelikle konuşan kişinin yüz ve vücut ifadelerine odaklanarak duygu durumunu anlamak ilginç bir deneyimdi. diyaloglar baştan savma değildi. olay örgüsü için franz jägerstätterın eşi ile birbirlerine gönderdikleri mektuplar ve hapisteyken yazdıklarının derlendiği `gefängnisbriefe und aufzeichnungen: franz jägerstätter verweigert 1943 den wehrdienst` isimli kitabın temel alındığını düşünüyorum. zira franz hapse düştükten sonra bol bol o mektuplar ve içeriklerinden söz ediliyor.

    filmde bir replik olan " haksızlık yapmaktansa haksızlığa uğramak yeğdir" sözü franz'ın vicdani retçi olmasındaki iradesini açıklar nitelikteydi. ailesine ve kendisine yapılanlar, sürekli nazi subayları, kilise ve köy halkı tarafından taciz edilmesine rağmen doğru olmadığına inandığı bir şeyi ısrarla yapmaması ( ölümüne neden olsa bile), insanın kendisini ve varoluşunu sorgulamasına neden oluyor. franz jägerstätter'ın hayatını anlatırken terrence malick kamerayı aslında izleyiciye çevirerek "sen kimsin?, yaşama amacın ne?, niye bu dünyadasın?, irade nedir?, inanç nedir?" gibi sorular soruyor kendini sorgulamaya hazırlıksız bünyelere...

    --- spoiler ---
  • dün gece filmekimi'nde izlediğim ve bana the thin red line dan sonra tekrar muhteşem şiirsellikte toplumcu gerçekçi bir başyapıt izlettiren terrence malick filmi.