*

şükela:  tümü | bugün
  • alberto manguel'in bol resimli, bol anılı, kitaplar ve okuma üzerine bir yapıt. (bkz: alberto manguel)
  • alberto manguel'in, 6000 yillik "kitap ve okuma tarihi"yle ilgili kitabi. anafikir olarak "oku ki adam olasin" verilmekte olup, okuyucularca genelde begenilmi$.

    turkce'ye de ykb yayinlarinca kazandirilmi$: (bkz: okumanın tarihi)
  • okurken doyuran kitap. insanın okudukça okuyası, sayfalarca notlar alası geliyor. mesela şu an ofisten çıkıp bu kitabı okumaya devam etsem çok mutlu bir insan olabilirim.
  • böyle bir bilim insanından kötü bir kitap beklenmezdi zaten . altı çizilecek çok güzel notlar var hayatınıza dair. ayrıca çok geniş kitap tanıtımı da vardır. okurken ne kadar az kitabı okuyup üzerinizde ne kadar az düşündüğünüzü sorgularsınız.
  • colette'in toplumsal kaygıları wharton'mkilerden farklıydı
    ama toplum sürekli özel yaşamına karışıyordu. wharton o dönemde
    kısmen de olsa sosyal konumunun sağladığı yetki ile yazabiliyordu.
    colette çok daha "edepsiz, gözü kara ve sapkın"41
    olarak nitelendirildiği için 1954 yılında öldüğünde kilise ona dini
    tören yapmayı reddetti. yaşamının son yıllarında rahatsızlığı
    nedeni ile olduğu kadar, kendine ait bir alan olması amacı ile
    yatağına çekilmişti. palais royal'in üçüncü katında bulunan
    apartman dairesindeki radeau-lit (sal-yatak) adını verdiği yatakta
    uyurdu, yemek yerdi ve çalışma masası olarak burayı kullanırdı.
    dostlarını ve arkadaşlarını burada kabul eder, telefonlarını
    buradan eder ve burada okurdu. solunda, pencereden görülen
    palais royal'in simetrik bahçeleri, sağında derlediği tüm hazineler
    -cam eşyalar, kütüphanesi, kediler42- ile colette, solitude
    en hauteur (yüce yalnızlık)43 olarak tanımladığı ortamda saintsaveur-en-puisaye'deki
    çocukluğunda yaptığı gibi yastıklarına
    dayanır ve çok sevdiği kitapları tekrar tekrar okurdu.
    sekseninci yaş gününde, ölümünden bir yıl önce çektirdiği
    bir fotoğrafta: colette yatakta yatmaktadır. hizmetçisi dergiler,
    oyun kâğıtları ve çiçeklerle dolu masasına alevlendirilmiş bir
    yaş günü pastası bırakmıştır. alevler öyle yüksektir ki, yalnızca
    mumlardan çıkan bir ateş gibi değildirler. sanki yaşlı kadın tanıdık
    bir ateşin önünde eski bir kampçıdır. kitap proust'un
    edebi bir yaradılış için ardına düştüğü, karanlıkta patlayan bir
    kitaptır. yatak artık her şeyin mümkün olabileceği, özel, mahrem
    bir yerdir ve kendine özgü bir dünyadır.
  • okunan ve anımsanan bir metin, onu özgürlüğüne kavuşturan yeniden okumada, seneler önce ezberlediğim şiirdeki donmuş göle benziyor: kara kadar sağlam ve okurun geçişine dayanıklı; aynı zamanda da akıldaki varlığı suya yazılmış harfler kadar uçucu ve güvenilmez...
  • okuma alanında uzmanlaşmak isteyenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap olup söylenildiği gibi sayfalarca not alarak en az bir yıl süre arayla iki kez okunması gereken kitaptır.
  • hani yeniden sevemem dersiniz ya....
    işte bu kitap da benim için öyle bir şey. lise yillarında başlayan okuma sevdam üniversite mezuniyetinin sonrasında gelen yoğun iş temposu ve hayatın omuzlarıma verdiği yük nedeniyle sekteye uğramıştı.

    sonrasında bir gün bilimsel makaleler üzerinde tepinirken, ilgisiz bir anda, manguel'in bu kitabı önüme düştü. bir iki sayfanın ardından sanki köze dönmüş eski aşkımın alevlendiğini hissettim. sayfaları çeviriken hiç bitmesin ve saatlerce kitabın içinde kaybolup sonsuza kadar onunla olmak istedim.
    sonrasında anladım ki aşkımın meyveleri olan bu kitaplar bensiz, ben de onlarsız olamıyoruz.
    şimdi kütüphanemde yüzlerce sevdamın çiçeklerine bakıp bakıp boşa giden zamanıma hayıflaniyorum.