şükela:  tümü | bugün
  • tom hanks, khalid laith, omar elba, michael baral gibi oyuncuların rol alacağı aynı isimli romandan sinemaya uyarlanacak olan film. yönetmen tom tykwer, cloud atlas'ın ardından bir kez daha tom hanks ile çalışacak.
  • gösterim tarihi en yakın 25 kasım 2015 gibi duran, tom hanks'in steven spielberg'in bir yapımı da dahil olmak üzere iki adet potansiyelli bir yapımda 2015 yılında karşımıza çıkacağını gösteren yapım.
  • gösterimi nisan olarak belirlenen uyarlama film. dave eggers'ın romanından uyarlandı. eggers'ın the circle'ı bu yılın sonlarına doğru gösterime girecek, bunda da tom hanks oynuyor. belli ki hanks, eggers'ın eserlerini çok sevmiş. peş peşe iki uyarlamasının başrollerini üstlendi. tom tykwer nasıl bir uyarlama yapmış, bilemiyorum. romandan devam edeyim. eggers bu eserinde arabistan'da hologram adlı bir teknolojiyi kral abdullah'a satmaya çalışan batmış bir iş adamını anlatıyor. dibe vurmuş bir adamın amerikan rüyasını çöl arabistan'da gerçekleştirmeye çalışması işlenir. eggers kara mizahtan sıklıkla beslenir. alan'ın dibe vurmuşluğundan başkası bir dram, başkası bir trajedi çıkarırdı, eggers coen kardeşler gibi bu dibe vurmuşluğu kara mizahla, biraz da alegoriyle yansıtmayı tercih etmiş. peki kitabın kapaklarında, çeşitli sitelerde vs dendiği gibi yılın en iyi kitaplarından mı ve eggers gerçekten dahi mi? eggers dahi mi bilmiyorum. bilmememin nedeni de bu kitapta dahiliğe dair hiçbir şey bulmamam. kitapta onun dahi olduğuna, diğerlerinden çok farklı ve zeki bir yazar olduğuna dair doneleri ben bulamadım. bulan olursa yeşillendirsin. ve hatta bu romanı kalemi güçlü herkes yazabilir.

    kötü bir roman değil kesinlikle. sadece abartıldığını düşünüyorum. öte yandan alan karakteri fena yazılmamış. alan'ın dibe vuruşu, kızı-eşi-babasıyla ilişkileri, bahtsız bedevi oluşu, toparlanmaya çalışması iyi işlenmiş. amerikan ekonomisine de zaman zaman değiniliyor. romanın tek etkileyici tarafı finaliydi. onun dışında sürükleyici olsa da, hızla okunsa da zerre etkilemedi beni. muhtemelen film gelene dek ayrıntılarını unutacağım. filme dönersem... tom hanks, alan karakteri için doğru bir seçim olmuş. tom tykwer bu fena olmayan kitabın hakkını vermişse ortaya eli yüzü düzgün bir karakter draması çıkmıştır. izler, tykwer'ın filmini de hızla unuturuz. zira ortada çarpıcı bir öykü yok.

    spoiler

    okur (daha çok amerikalı okur), alan'ın dibe vurduktan sonra toparlanıp zengin olmasını, kızını okula göndermesini, borçlarını ödemesini bekleyecektir. eggers da bu beklentilerle iyi oynuyor. finalde alan hologramını krala satamıyor ve yükselemiyor, dipte kalıyor. yani arabistan'ın çöllerinde kovalanan ve ulaşılmaya çalışılan amerikan rüyasına erişilemiyor. eggers finalde alan'ı zenginleştirmiyor. ekibi arabistan'dan abd'ye dönerken alan cascavlak ortada kalıyor ve abd'ye dönemiyor. kitabın bu tarafını sevdim. umarım tykwer da bu mutsuz sonu değiştirmez. bu arada eggers her amerikalı gibi yarattığı bu ezik, bu dibe vurmuş karakterine iki kadın sunmaktan da imtina etmiyor. birisi arap bir doktor, diğeri danimarkalı bir iş kadını olan iki kadını bu ezik alan'ı arzuluyorlar. neredeyse her amerikan filminde ve 24 james bond filminde amerikan olmayan kadınların amerikalı erkeği arzuladıklarını görürüz. haydi o james bond veya beriki karizmatik bir kahraman. alan ise ereksiyon sorunları yaşayan, batmış birisi.

    spoiler
  • tom hanks dave eggers’ın ödüllü romanı "kral için hologram" için 2012’de twitter’da bir yorum yazdı:

    "kral için hologram’ı okuyup bitirdikten sonra aklımda sadece bir soru kaldı, o da dave eggers’ın benimle kitaptan uyarlama bir film yapmak isteyip istemediği?"

    alman film yapımcısı tom tykwer 2012 yapımı cloud atlas filminde tom hanks ile çalışmıştı ve kral için hologram projesi için şu şekilde konuştu:

    "beni çok heyecanlandırdı. son zamanlarda okuduğum en modern ve sıcak roman. bu hikaye kesinlikle film yapılmalıydı.tom hanks yeni şeyler denemeye çok açık. çok zeki bir çocuk gibi oyuncaklarımız nelerdir ve onlarla neler yapabiliriz düşüncesinde. bu çok motive edici. bir fikri kendi yorumlayıp harikalar yaratıyor."

    filmin konusu: 2010 ekonomik krizinden sonra depresif, yeni boşanmış ve işini kaybetmiş amerikalı alan clay (tom hanks) hayatının anlaşması olacağını düşündüğü bir iş için suudi arabistan’a yollanır. amacı suudi kralına hologram telekonferans sistemi satabilmektir. yerel gelenekler ve şaşırtıcı bürokrasi işleyişine alışmaya çalışırken tanıştığı esprili taksi şoförü ve güzel arap doktor ile hayatını yoluna koyar.
  • müthiş güzel, anlamlı, keyif verici, zenginleştirici bir film.

    dave eggers çok güzel bir hikaye anlatmış. tom tykwer de filme çekerken iyi bir iş başarmış.

    filmin alt metni çok ama çok kuvvetli ve derinleştirici.

    bazı büyük temalar itibarıyla, kısaca dendikte: büyük şirketlerin iş gücü ucuz memleketlere tornistan etmesinden, çinlilerin "teknikalite" kurnazlığından azıcık da olsa mağdursanız, ya da, en önemlisi, farklı kültürler arasındaki kesişme ve benzeşim noktalarını tesbit etmekten keyif alıyorsanız ve bu ameliyeyi zenginleştirici buluyorsanız... bu filmi mutlaka izlemelisiniz!
  • vasat film evde olsa izlemezmişim
  • birkaç gülümseten sahnesi dışında tekdüze ilerleyen bir film.

    ayrıca müslümanlar hakkında "iddia" ettiği şeyleri de sevmedim. evet çıkış noktası doğru: hepimiz aynıyız. yahudisi de müslümanı da hristiyanı da, hepimiz insanız. düşüncelerimiz, zaaflarımız, sorunlarımız, istek ve arzularımız var. fakat bir "müslüman" kendisini zaaf yahut arzularından korumaya çalışır. filmde ise, başörtülü kadının, bir yabancı erkeğin önünde açıldığını, içki içtiğini, zina ettiğini vesaire görüyoruz. namaz kılan bir müslüman erkeğin de evli bir kadınla münasebeti var mesela. burada film şu mesajı veriyor: "hepimiz böyleyiz. müslümanlar da böyle aslında."

    ama hayır, müslümanlar böyle olmamalı. gösterilenler yanlış örnek müslümanlar. tabi ki bunları yapan müslümanlar da var fakat örnek gösterilen müslüman bu olmamalı. filmde ise örnek gösteriliyorlar. hoşlanmadım.

    peh.
  • karakterlere, olaylara kısa kısa değinip geçmesinden rahatsız olduğum film. --- spoiler ---
    krala hologram teknolojisinin sunulması filmin büyük sahnelerinden biri olmalıydı, o sahneye iyi hazırlayamadı bizi film. adam pat çadırda belirdi bir anda. yine karakterlerden hanne hiç anlatılmıyor bir görünüp kayboluyor filmde. bir hikayesi olmalıydı hanne'nin de. sekreter meha'nın alan clay'i günlerce sallaması sonrası clay'in içeri dalıp karim el ehmed'le karşılaşması, clay'in arada bir gözünde canlanan schwinn fabrikası konuşması sahnesi, çinlilerin schwinn'den sonra hologram işinde de clay'i bitirmesi ise beğendiğim sahnelerdi. finalde ise tipik doğuya gidip yeni bir bakış açısı kazanan batılı hikayesi vardı. --- spoiler ---
    sonuç olarak filmi kısa olduğu için tercih etmiş olmama rağmen, keşke daha uzun olsaymış dedirten filmdir.
  • film keyifliydi. tom hanks'in sıklıkla rol aldığı "feel good" işiydi ve bence işini gayet iyi yaptı.

    ama tabii, batının oryantalist fantazilerinden kaçamıyordu. spoiler vermek istemediğimden ayrıntıya girmeyeceğim ama yüzme sahnesi bana bir ergenin 31 rüyası olabilirmiş gibi geldi ancak.