şükela:  tümü | bugün
  • danny boyle'ün yönettiği ve cameron diaz'la ewan mcgregor'un götürdükleri romantiq-komedi... lakin benim için aşmış-bitirmiş, dayanılmaz bi film.

    temizliq işçisi ve aynı zamanda yazar olan bi delikanlı wardır, çalıştığı iş yerinde temizliq işleri robutlara bırakılınca, ihtiyaç fazlası olan bu şahıs işinden atılır, işten atılınca "nazlı yar" de onu terq eder, o da alkoliq olar, kendinden geçer, saatini bile kaybeder... neticesinde bi gün içip su tabancasıyla batronun ofisini basar ve orda batronun kızını görür, zaten ipe-sapa gelmez bir kaçkın olan batronun kızı, babasından kıllı haliyle, zorla kendini kaçırtır.

    sonra fidye isterler, parayı paylaşacaklardır fekat bu arada vurulurlar birbirlerine... gelişen olaylar çerçevesinde sürekli bi "gülme" temposu wardır zaten... cennet'te akla gelebilecek her nesne'nin "beyaz" tasarlanmış olması ki film bu sekansla başlıyodu, çok güzeldi. müzikleri, afişi ve cameron'u da güzeldi hatta ağlamıştım bile... gelmez bi daa böyle film, tarihe yazmışımdır.
  • bi arkadaşımın a lifeless ordinary diye okudugu ve annayamadıgı, ortamı yardıgı film. lifeless.. nası yani?
  • filmin açılış sahnesindeki cameron diaz ın uşağının kafasına elma koyup vurma sahnesi de daha başlangıçta insanı filme bağlıcak türden
  • filmin soundtrackinde film ile ayni adi tasiyan bir ash sarkisi vardir, cok guzeldir ve sadece bu albumde yer alır. klibinde filmden goruntuler vardir ve gitarist kizimiz charlotte ilk defa bu klipte gozukur.
  • filmin en büyük sürprizi holly hunterraising arizona'dan beri bir filmde bu şeklide görmekti.
  • ciddi bir sekilde telefon basinda oturan adamin -ki o cebraildir- sekreterine cabuk tanrıyı baglamasını emrettigi, ve nihayetinde de baglandigi gusel filmcegiz.
  • ewan mcgregor'un şimdilik en sevdiğim filmidir. neredeyse haftada bir seyrederim ben bu filmi. melekler var, kendi çapında ekşın var, güzel güzel iskoç aksanı var, kilt var, güzel müzikleri var, sevimli bir konusu, iyi bir kurgusu var, ah ah ben daha ne diyebilirim ki? herkes izlemeli, görmeli. tabii bir de yönetmeni* aynı zamanda trainspottingin de yönetmenidir.
  • cennete bile amerikan bayrağı dikilmiş filmdir,
    ayrica diaz'in "go to your dark side" repliğiyle 1997 yapimi bu filmde müstakbel obivan'a gönderme mi yapılıyor yoksa benim hüsnü kuruntum mu bilemiyorum...
  • inanilmaz guzel bir film, super bir romantik komedi, kliselesmisligin cok disinda, orjinal, komik, eglenceli. ewan mcgregorcogu kizin hayallerinin erkegi olabilicek bir karakteri oynuyor, ayni zamanda da sac kesimi, ve giyim tarziyla oldurucu sirin. bir de gelmis gecmis en iyi kareoke sahnelerinden biri var filmde. "dreamer" larin cok hoslanicaklari, magic realistic film.
  • klasik "esas oğlan: fakir, beceriksiz erkek, esas kız: zengin, güzel kadın" komedisidir bu film. hatta mavi boncuk ile olan benzerliği beni benden alır. her izleyişte bi daha, bi daha güldürebilen tek romantik komedidir heralde. bi de her izleyişte sonundaki animasyonlar da tekrar tekrar izlenir. mutlu olunur, aptal aptal sırıtılır.