şükela:  tümü | bugün
  • 2019 yılında çıkması beklenen, macera, aksiyon, gizlilik, bulmaca türündeki oyun.

    14. yüzyılın fransa'sında, iki kardeşin, amicia ve hugo, karanlık bir sırrı ortaya çıkarmasına yardımcı oluyoruz. hem engizisyon askerlerinden hem de dünyaya kara ölüm yayan insan yiyici farelerden kaçmamız gerekiyor bunu yaparken.

    şuradan 16 dakikalık oynanış videosunu izleyebilirsiniz: https://youtu.be/djmhcnbe1z4

    oynanış videosunun çeşitli yerlerinde gördüğümüz gibi diğer insanları farelere yem yaparak kaçabiliyoruz. bununla alakalı en etkileyici kısım ise videonun sonundaki sekans. önümüzdeki fare sürüsünü yolun sonuna kadar sürmemiz gerekiyor ki kaçabilelim. fakat yolun sonunda sıkışmış, çaresiz bir asker var. kaçabilmek için onu feda etmemiz lazım. fareleri ileri sürdükçe, küçük kardeş hugo "amicia ne yapıyorsun? zaten sıkışmış" diye vicdanın sesi olurken, amicia "üzgünüm, üzgünüm" diyerek yola devam ediyor ve sonunda fareler askeri yerken biz kaçıyoruz.

    birçok kişi bu sekanstan çok etkilenmiş ama benim aklıma bazı soru işaretleri bıraktı. oyun bize bu tarz dilemmalar yaşatırken seçim hakkı sunacak mı? mesela o askeri öldürmeden oradan kaçmanın başka bir yolu var mı? askeri yem yapmayı seçerek kolayca kaçabilir ya da daha zor ve riskli yolu seçip kimseyi feda etmeden kaçmanın yolunu bulabilir miyiz?

    benim şu an için anladığım böyle seçim yapma şansımız yok. oyunun bizi götürdüğü yolu izleyip, hikaye ve atmosferden etkilenmemiz bekleniyor. umarım bu şekilde olmaz.
  • on numara bir fikrin doğru düzgün desteklenmemesiyle batırılmasından ürktüğüm oyun.

    düşünce ve ortam çok güzel. son 7-8 yıldır özellikle artan "ana karakterin yanına birini iliştirelim de muhabbet dönsün" akımına uyularak hiç absürt olmayan, sağlam bir temele oturtulmuş olaylar. eminim ki (ve yayınlanan tüm videolardan da belli olduğu üzere) muhteşem müzikler ile karşılaşacağız. zaten bu tarz atmosferler güzel müzikleri kaldırmak konusunda birebir oluyor oyun dünyasında. asıl zor olan daha post-modern veya apokaliptik dünyalara güzel müzikler yedirmek oluyor ki bunu becerebilen az oyun var.

    bunlar oyunun beni heyecanlandıran ve mutlu eden taraflarıydı, geleyim hayal kırıklıklarıma... (bu konuda yetkili bir kişiyimdir.) amicia'yı seslendiren her kimse, acilen bu işi bırakmalı. biçki dikiş kursuna yazılsın ne biliyim çanak çömlek yapsın ama seslendirme yapmasın. hayır azıcık ucundan da olsa bu işlerle uğraşmış biri olarak söylüyorum: ben böyle duygusuz böyle rahatsız edici bir seslendirme daha görmedim son zamanlarda. yemin ederim türkçe dublajlı film izlemekten bile daha kötü, kulaklarım kanadı. hugo'nun sesi de fena değil ama oyunu komple ele aldığımda sanırım seslendirme işi ucuza getirilmeye çalışılmış ve yazık olmuş. halbuki son zamanlarda ne kadar güzel işler vardı piyasada. "what are you doin, kiddo?" diyen joel'un profesyonelliğini aramıyor değilim.

    bir diğeri ise ortamların iyi şekilde modellenmemesi sebebiyle zaman zaman ayrıntıların çok kötü gözükmesinden doğan göz yoruculuk. bu tarz gölge-karanlık işleriyle haşır neşir olunan ortamlarda çok iyi bir renk ve grafik dengesi gerekiyor. bazı kısımlarda yer yer gözümü kanatan durumlar oldu. pek risk alınmamış, sistemleri üzmeyelim demişler gibi geldi bana. umarım oyunun çıkışı ile bu laflarımı yutarım. 2019 yılında grafik konuşmak beni biraz üzer çünkü.

    son olarak birkaç yıldır oyunların sık sık düştüğü çukurun izlerini bu oyunda görür gibi oldum: kendini tekrar etme. müthiş atmosferler yaratıyorsunuz, oyuncuyu dibinize kadar çekiyorsunuz ama sürekli aynı şekilde sonuçlanan benzer veya birebir kopya görevlerle oyun zevkinin içine ediyorsunuz. oynanış konusunda yaratıcılıktan uzaklaşmak için quantic dream oyunları gibi diğer kısımları çok iyi yapmış olmanız lazım. aksi takdirde oyuncu oyunu bitirse bile tekrar yüzüne bakmaz ve etkileyici olmaz. umarım burada da "farelerden kaçalım, haydutlardan saklanalım" mentalitesinden fazlasını görürüz. crafting vs gösterilmiş ama çoğu oyunda crafting yapılmıyor bile artık, kimse umursamıyor.

    çıkış tarihi 14 mayıs olarak görünüyor. bekleyip biraz tepkileri görmekte yarar var ama uzun süredir yerlerde sürünen dramatik oyun piyasasını ayağa kaldırabilme gücü var. hadi bakalım.
  • çıkışına az süre kala gelen oyun içi videoda maalesef gölge ve ışık çözünürlükleri sağlam düşüş yaşamış görünen oyun. haa ama yine gayet yeterli bir seviyede yani. sadece.. keşke artık bir oyun da ilk tanıtıldığı gibi gelse.

    edit: oyun harika. grafikler gayet yeterli. oynayın efenim.
  • oyunun ilk 2 saat gameplayini izledim, bence gayet başarılı bir atmosfere sahip. müzikleri özellikle baya beğendim. biraz (bkz: brothers a tale of two sons) andırmadı desem yalan olur. mekanikler biraz tekrar edici gibi gözüküyor. fareler ateşten korkuyor; ateş bulmaya çalışıyorsunuz, ateşi ilerletmeye çalışıyorsunuz vs. ama bu tarz oyunlarda genelde küçük puzzlelar çözmeye çalıştığımız için çok da sıkıntılı gelmedi bana. combata nazaran bir şey görmedim, kızın elinde bir slingshot var onu sallıyor pek bir combatlık iş yok hep stealth üzerine bir oyun galiba. bir kaç kere headshot çekti kız ama onun dışında hep taşı şooraya at guard oraya gitsin ile dönüyor oyun. steam fiyatı en düşük ülkelerden biriyiz ancak 130 tl 8-10 saatlik bir oyun için gene biraz fazla geldi bana galiba fakir olduğum için :( (bkz: eyyorlamam bu kadar)
  • oyunun ilk dört bölümünü az önce oynamış biri olarak ben şu ana kadarki kısımdan gayet memnun kaldım. oyunda atmosfer, oynanış, hikaye ve gerilim çok iyi kotarılmış. aa klasmanındaki bu tip oyunlara daha çok ihtiyacımız var. hellblade, vampyr ve a plague tale gibi oyunlar, oyun dünyasındaki büyük bir eksikliği doldurmaya çalışıyorlar aslında. hem 60$'lık büyük bütçeli oyunlardan daha mütevazi, hem de bağımsız küçük yapımlardan daha profesyonel olabiliyorlar. aksiyondan ziyade küçük bulmacalar çözerek ilerlediğimiz hikayeli oyunları seven tayfadansanız kaçırmayın...
  • ilk yarım saatini oynadım. ilk 30-35 dakikaya göre beni harika bir oyun beklediğini düşünüyorum. ilerledikçe yorumumu editlerim. keşke resmi türkçe dil desteğide olsaymış ama tr yamasının kısa zamanda çıkacağını düşünüyorum.

    oyundaki baş karakterimizin bakış açısı dışında ekranın sağında ve solunda hafif bulanıklık oluyor. bu bulanıklığı kapatmak için belgelerdeki oyunun save klasöründe bulunan "engınesettıngs" dosyasını metin belgesinde açıp "fringe" bölümündeki 1 sayısını 0 yapmanız yeterli. böylece ekranın kenarlarındaki bulanıklık efekti kalkmış olacak. eski hali için 0 sayısını tekrar 1 yapmak yeterli.

    bu arada küçük çocuk çok tatlı ve masum. şimdilik..
  • (bkz: goty)
  • dun aksam satin alip ilk bolumunu oynadim. baslangici ve ilk bolumunun senaryosu biraz standart, 1 dakika sonrasini tahmin edebiliyorsunuz. fakat atmosferi guzel yansitmislar, gercekten gerildim. grafikler bir rdr2 degil ama, bence gayet basarili. oynadikca editlerim bu yaziyi.

    --spoiler
    --spoiler
    --spoiler
    --spoiler
    --spoiler

    1. bolum:
    hizmetcilerden ne istediniz vicdansizlar :(

    2. bolum:
    ikinci bolumun senaryosu cok iyi olmus. resident evil 5' i andirdi biraz bana. baya bi gerildim, cok basariliydi. yasli teyzenin (clervie) temiz giysilerden once bir parca ekmek vermesini beklerdim. amicia'nin hugo'ya "say thank you" demesi, hugo'yu sikistiran koyluyu alninin catindan vurduktan sonra "please say he's alive" demesi cok guzel detaylar, hersey boka sarmisken bile kibarligi ve medeni duygulari korumaya calisiyor ve vicdanini dinliyor ana karakterimiz (simdilik). full plate armor giyinmis boss'u (conrad) tas ve sapan ile oldurmemizi ise begenmedim, dar bir alanda boss ile kapismamiz guzel fikir olsa da cok basitce islenmis.

    3. bolum:

    cok sukur bugun de fareye doyduk.

    o kadar cok mumu kim ne zaman yakti, madem koylulerin cogu rahmetli oldu ve kalanlar da asla kiliseye gitmiyorlarsa? bir tane rahip gorduk sadece, o da brother morel'den soz etti ki sonradan cesedini gorduk, yuzlerce mumu iki kisinin ugrasip yakacak hali yok ortalarda fareler cirit atiyorken. atmosfer yapmak istemisler belli ki.

    ana karakterin kilisede bir onceki bolumun sonunda conrad' i ve bir villager' i oldurdugu icin tanridan af dilemesi guzel ve amicia'nin karakterine tutarli bir davranis oldu. hugo'nun alicia'nin sacina kopardigi cicegi takip "it will protect you" demesi de keza tatli bir detaydi.

    binlerce fare bir anda ortaya cikip iki kucuk cocugun onunde bir adami kemiklerine kadar yedi. cocuklarin biraz travmatik tepki vermelerini beklerdim, hugo aglamadi bile. keza yer yer kanli iskeletler goruyorlar, farelerin yedigi, hugo yalnizca "it is horrible" demekle yetindi. korktuklarini belli eden daha fazla ifade duymayi isterdim.

    kilisedeki roma usulu tuvaletleri cok begendim.

    workbench ile upgrade yapilmasini the last of us' dan esinlenmisler sanirim.

    4. bolum:
    oyun beni bu bolum ile birlikte son derece etkilemis bulunmakta. doktor'un ciftligine giderken askerleri atlatarak calilarin iclerinden ilerlemek durumunda kalmamiz, amicia'nin zirhsiz askerleri sapani ile oldurup baska caresinin olmadigini soyleyip vicdanini rahatlatmasi ama bir yandan da karakterinin kardesini korumak adina gittikce acimasizlasmasi, hugo'nun kucuk yasindan dolayi olayin ciddiyetini yer yer unutup oyun oynamaya calismasi bence guzel verilmis. domuzu farelere yem edip ahirdan kacmamiz, tuzagi kurarken kucuk hugo'nun hicbirseyin farkinda olmayarak dedigi "dinner time piggy" repligi muazzamdi. lucas'in olmeyip oyun sonuna kadar bize yardimci olacagini dusunuyorum. ignifier de oyunu bir nebze kolaylastiracak gibi.. bakalim.

    5. bolum:
    bu bolumde farelerden kurtulmak icin yaptiklarimiz tekrara dusmus olsa da atmosferi o kadar iyi yansitmislar ki oynamaya doyamadim.

    hayatinda hic kurbaga gormemis hugo'nun kurbagalarla oynamasi ile basladik. oynarken yerde buldugu aslan armali kalkan ile yanimiza gelmesi "lannisterlarin burada ne isi var" dedirtti ama ingiliz kalkani imis. uzerlerinde sineklerin ucustugu yuzlerce cesedin ustune basa basa gecerken hugo'nun "do you think we are hurting them" demesi simdiye kadar ki en dokunakli repliklerden biriydi bence. replik demisken, simdiye kadar toplamda en az 10 kere "they are everywhere" repligi kullanilmistir, anladik aq diyorum her defasinda icimden bunu duydukca.

    6. bolum:
    bu bolumde o kadar gerilemedim acikcasi. biraz kolaya kacilmis,hem cocuklar cok onemli hem de baslarinda nobetci yok.

    cogu oyunda esaretten kurtulunca inventory'miz full sekilde devam ediyorduk, melie amicia'yi kurtarinca, kolaya kacilan bir kurtarilma durumu olmus, inventory'nin bos olmasina sevindim. arthur'a nereye tas atmasi gerektigini telepati yolu ile soyledik, keske isaret vermemiz icin de bir kucuk bulmacali ayrinti olsaydi. hugo madem bu kadar onemli basinda birkac nobetci birakarak kizi aramalarini beklerdim, kafesin etrafini bombos birakip gittiler.

    7. bolum:
    bolumun basindaki melie'nin amicia ile konusmasindan sanki ilerde bize arthur (sozde kardesi ama bakalim) ihanet edeceklerini hissettim, hayirlisi. genel olarak guzel bir bolumdu, lucas'in neden bir hucrede kilit altinda tutulmak yerine yaninda tek bir adet gardiyan ile sokaklarda yurudugunu tam olarak anlayamasam da... bi de karakterler hala yemek yemediler iyi mi, yalandan birseyler ikram edeydi bari melie safehouse'sinde.. neyse, fareleri asagi atma bulmacasi fena degildi.

    8. bolum:
    hugo gidici hacilar.

    9. bolum:
    o asilarak idam edilenlerin oldugu yerin altina egilerek girip cikiyoruz ya, fare yuvasi, nedense o an kendimi amicia ile empati yaparken buldum, hayal ederken bile altima ziciyordum. bulmacalar ve karsimiza cikan gardiyanlari elimine etmesi son derece kolaydi bu bolumde. belki de ayni seyler tekrar edip durdugundan ben alistim.

    odoris hem yapmasi az malzeme isteyen hem de oyunu daha da kolaylastiran bir iksir olmus. askerlerin arasindan onlari farelere yem ederek gecip universiteye ulasma rotasi hosuma gitti.

    --spoiler
    --spoiler
    --spoiler
    --spoiler
    --spoiler
  • farelerden tiksiniyorsanız korkulu rüyanız olabilir. almadan önce uyaralım.
  • böyle bir oyunu yapıp satışa çıkarmak, para verip satın almak, gireni çıkarmak için hakkında olumlu şeyler yazmak tam olarak rezaletin tanımı.
    evini basan tam teçhizatlı askerler götünü dönmüşken arkalarından gizlice kaç. ninjalık eğitimini ne zaman nerede aldılar acaba...
    askerin dikkatini başka yere çekmek için sağa sola taş fırlat. asker olacak mal da sesin geldiği yere gidip 10 dakika yere bakarak beklesin, sen yine arkasından sıvış.
    miğfer dahil full ekipmanlı taşaklı bi abimizin zırhını taş atarak kır. sonunda taşı kafasına yerleştir ki ölsün. sapanla tam teçhizatlı asker öldürüyosun amk var mı lan böyle bir şey.
    ezio'yla hedefi gizlice takip ettiğimiz görevlerde bile npc'ler arada durup arkasına bakıyordu...