şükela:  tümü | bugün
  • başroller arasında yer alan rebecca hall birkaç gün önce "woody allen'la çalıştığım, dylan farrow'un sessiz kalmasına neden olduğum için üzgünüm, bir daha allen'la çalışmayacağım," açıklamasını yapıp özür dilemiş, üstüne bu filmden kazancını time's up hareketine bağışlamıştı. bugün de diğer başrol timothee chalamet parasını (üç farklı kuruma) bağışladı. filmle ilgili gelen soruları (neden woody'le çalıştın gibi) kontrat nedeniyle cevaplayamayacağını söylemiş. muhtemelen chalamet'i diğer oyuncular da takip edecekler. yani yakında elle fanning ve selena gomez de çıkıp "keşke bu filmde oynamasaydık, özür dileriz," falan diyebilirler. kimse #metoo hareketini karşısına almaya cesaret edemez, yani catherine deneuve bile bir gün sonra özür dilemek durumunda kalmıştı. velhasıl film batacak gibi görünüyor. allen'ın wonder wheel'i de batmıştı. üstüne tepkiler, başrol oyuncularının "allen'la tekrar çalışmayacağız" açıklamaları... bütün bunlar filmi şimdiden batırdı, batmazsa şaşırırım.
  • ecnebi medyada da hakkında uzun zamandır ses soluk çıkmayan woody allen projesinde kadroda jude law, timothee chalamet ve selena gomez, elle fanning gibi ilginç ve fazlasıyla popüler isimler var, bakalım....

    her eve imdb
  • umutlu olduğum woody allen amcanın filmi. batarsa üzülmem ama vasat olursa çıldırırım, zira jude law'u izlemek için heyecanlıyım.
  • tralier'i yayınlanmış taze woody allen filmi.
    https://www.youtube.com/watch?v=1q0tqexfqt4
  • woody allen'in 70'lerin sonunda çektiği new york'da geçen romantik sanat filmlerini -(bkz: annie hall)(bkz: manhattan)- günümüze uyarlayacak filmdir. ayrica timothee chalamet'in son zamanlarda yakaladığı ivmeyi daha da kuvvetlendirecek olduğunu düşünüyorum.
  • elle fanning'in costurdugu filmdir. az once amsterdam'da cinecenter'da ilk gosterimlerinden birinden geldim, salonca koptuk. selena gomez karakteri pek oturmamis.
  • dün akşam başka çarşamba kapsamında sinebu'daki ön gösterimini izlediğim woody allen filmi.

    özellikle elle fanning'in oyunculuğunun göz doldurduğunu, ancak selena gomez'in oyunculuğunun ise bir o kadar fiyasko olduğunu belirtmeliyim. call me by your name filminden tanıdığımız timothee chalamet'in ise elio rolü kadar başarılı bir performans gösteremediğini düşünüyorum. yine de yağmurlu havalara aşık olan beni, sonbahara yaklaştığımız şu günlerde vaat ettiği atmosfere sokan bir film oldu.

    bir de gatsby karakterinin söylediği bir cümle tam da beni anlatıyor. kelimesi kelimesine hatırlamıyorum, ancak aşağı yukarı şöyle bir şeydi; "ben gri gökyüzünün altında huzur buluyorum, yaşamak için kasvete ihtiyaç duyuyorum." hatta isabelle pierre'in le temps est bon, le ciel est bleu şeklinde olan ve hava güzel, gökyüzü mavi anlamına gelen şarkı sözünü le ciel est gris olarak değiştiririm hep. çünkü benim için havanın güzel olması, gri olması demek.
  • annie hall ve manhattan'ı izleyenler için izlenecek yeni bir şey yok. bu iki filmin daha çok yağmurlusu ve daha az komiği. ana metin bu filmlerden alınmış ve üzerine iphone'un telefon zili eklenmiş. woody allen'ın hiçbir kaygı taşımadan, sırf kendini tatmin etmek için çektiğini düşünüyorum. zaten bir çeşit uyarlama ile kendini tekrar ederken filmi bilinçli olarak klişelere boğmuş, yetmemiş, filmin içinde bununla da dalga geçmiş. yağmura, new york'a ya da allen sinemasına ilginiz varsa izlenir.

    --- spoiler ---

    - sen yardley'e dön, ben new york'ta kalacağım.
    - neden?
    - benim hayatta kalabilmek için karbonmonoksite ihtiyacım var.

    --- spoiler ---
  • elle fanning'in karakteri ve bir kaç komik sahne dışında başarısız film.
  • romantik komedi tadında bir woody allen filmi.

    beğenmedim. hatta sıkıldım biraz. komedi de değildi romantik de değildi. oyunculuklar da pek içime sinmedi sanırım. kadro güzel ama.

    --- spoiler ---

    “aşk bu kadar basit mi sayın allen?” diye sormak isterdim yönetmene.

    filmin sonu çok rahatlıkla tahmin edilebiliyor. çekilirken de pek bir kaygı güdülmemiş sanırım. en sondaki yağmur altında ve saat kulesinin yanında gerçekleşen öpüşme sahnesi güzeldi.

    ara ara böyle güzel sahneler vardı. müzede geçen sahneler de güzeldi. annesinin itiraflarını dinlerken de gülümsedim diyebilirim ama yine de ne gerek vardı diye sordurttu bu film bana.

    tekrardan düşündüm de bütün öpüşme sahnelerini beğendim sanırım. sevgilinizle gitmenizi öneririm bu filme. birlikte sıkılırsınız. çıkışta da öpüşürsünüz. insan öpüşmek istiyor.

    öyle işte.

    --- spoiler ---