şükela:  tümü | bugün
  • john knowles'un yazdığı, 16 yaşında iki çocuğun arkadaşlığından falan bahseden roman. ortaokul öğrencilerine okuturlar kimi okullarda.*
  • arkadaslik, kiskanclik ve sucluluk konularini isleyen bir roman.
  • ana karakterleden finny başta yakışıklı, lider ruhlu, yaşam dolu süper yetenekli bir sporcudur. gene ise antisosyal, yalnız, itaatkar bir entellektüeldir. bu ikisi arkadaş olurlar...*
  • "but i was used to finding something deadly in things that attracted me; there was always something deadly lurking in anything i wanted, anything i loved. and if it wasn't there, as for example with phineas, then i put it there myself."

    gaylik nerden cikti????
  • çekilen tüm acılara, içinden geçilen tüm karanlıklara rağmen bazen bir insanın -finny'nin mesela- nasıl masum kalabileceğini gösterir bu kitap. bununla beraber elwin lepellier (ki arkadaşları kendisine leper, yani cüzzamlı diye hitap ederler) kanalıyla kişiye deliliğin erken yaşta nasıl yerleşebileceğini de hafif hafif, doğal bir şekilde önümüze sunar. hatta kitabın sonlarına doğru savaş gibi periyodlar boyunca deliliğin normallikten daha normal bir ruh hali olabildiğine bile kanaat getirir insan.

    nedendir bilmem, bana hep catcher in the rye çağrışımı yapmıştır bu kitap bol bol. birini seven diğerini de kesin severmiş gibi gelmiştir hep...
  • foreshadowing ve metaphor konusunda oldukça zengin ve bitirdikten sonra zamanla anlamları yerine oturan eserlerdendir.

    tarsus american college'i de ders olarak okutulduğu okullar arasındadır.

    --- spoiler ---
    özellikle finalinde phineas'ın ölümüne sebep olan şey kırılan kendi kemiğinin kalbine zarar vermesidir ki, en yakın arkadaşın ihaneti sonucu
    meydana gelen bir kazayla ölmek ve yaratıığı kalp kırıklığ ancak bu kadar güzel sembolize edilebilir.
    kendi içindeki parçanın kalbini parçalaması sonucu hayata veda eder phineas...
    --- spoiler ---
  • ikinci dünya savaşı'nın ilk yıllardaki seyrini, amerika'da bir erkek okulundan (bkz: the devon school) izleyen on altı yaşındaki bir çocuğa şunları söyleten romandır:

    "savaş her zaman amerika'dan uzakta olacak ve hiç bitmeyecekti. amerika'da hiçbir şey uzun süre olduğu gibi kalmaz. insanlar da dahildir buna. daima ya bulundukları yerleri terk ederler ya da terk etmeye hazırlanırlar. amerikan insanı sık sık ağlar."
  • kısa sürede okunmasına sebebiyet veren akıcı bir dile sahip, bir otobüs yolculuğunda son sayfasını okuyan bendenize uzun süre camdan baktırıp düşüncelere daldırmış kitaptır.

    --- spoiler ---

    "i did not cry then or ever about finny. i did not cry even when i stood watching him being lowered into his family's strait-laced burial ground outside of boston. i could not escape a feeling that this was my own funeral, and you do not cry in that case."
    --- spoiler ---