şükela:  tümü | bugün
  • küçük esnafın halka soktuğu kazık pardon, verdiği zarardan asla daha büyük değildir
  • 1 liralık ürüne 3 lira fiyat belirten, fiş istediğinde kavga çıkaran, ürünü iade etmek istediğinde kabul etmeyen, müşterisine bayat, tarihi geçmiş ürün satmaya çalışan, dükkanına işine bir gram yatırım yapmayan küçük esnafa verilen zarardır. hemen hemen her ilde a101 ve bimler açıldıktan sonra küçük bakkal olarak işe başlayıp onlarca şubeyle devam eden marketler var.

    işini düzgün yapamayan insanların para kazanamaması serbest piyasaya aykırı bir durum değil.

    edit: imla. hatamı düzelttiği için @collision course'a teşekkür ederim.
  • .......ben onlarin, cok ayip ediyorlar.
  • bu kafayla yaklaşılan örnekler tek taraftan bakıldığında mantıklı gözüksede işin özünde mantıksızdır.

    bazı örnekleri şuraya bırakıyorum;
    - minibüsçüler işsiz mi kalsın diyerek metro ve metrobüs yapımına engel olunması.
    - uber taksicilere zarar veriyor denilerek daha ucuza daha iyi hizmet alımının engellenmesi.
    - online alışveriş kısıtlansın, magaza işletmeleri işsiz mi kalsın denilmesi.

    bunun devamı fabrikalarda endüstri 4.0 a geçilmesin işçiler ne olacak şeklinde devam edecek. oysaki dünya gelişiyor ve bu gelişime ayak uydururken bazı meslekler ve ticari yapılanmalar doğarken bazıları yok olur önemli olan eskiyi korumaya çalışmak değil yeniye ve toplum için faydalı olana uyum sağlayabilmektir.

    edit: endüstri 4.0 örneğim konuyu açan arkadaşa fazla gelmiş. ilişkilendiremediğiniz her şey ilgisiz demek değildir, bazen sizin bilgi düzeyiniz ilgi kurmak için yeterli olmaya bilir, bunu da göz önünde bulundurun. değişen işletme birimlerinin toplum dinamiği ve mikro/makro ekonomi üzerindeki etkileri konusunda en güncel sorundur ekonomi 4.0, tıpkı bundan 20 sene önce toptancıların doğrudan halka inmeye başlayacak ortamı bulduğu zamanki gibi (bu konu arkadaşın şikayetinin özü oluyor). gerçi ilişki kurabilmen için bahsettiğin konunun iktisat bilimi içerisindeki karşılığını bilmene gerekte yok aslında ama neyse... birde şu "cahil" kelimesini en çok cahil insanların kullanması mide bulandırmaya başladı.
  • bilinçli tüketici için satın alım sonrası verilen hizmet önemlidir. insanlar artık tamah etmek yerine hakkını aramayı seçiyor. bir zamanların tamam değiştiririz diyen esnafı artık aynı şeyi yapmayıp zararı kendi kucaklamak yerine tüketiciye atıyor. tüketici de bu gibi durumların önüne geçmek için market zincirlerini talep eder oldu. tabi tek neden bu değil.

    zincir marketler tüketici ihtiyaçlarına daha çeşitli cevaplar veriyor. adet çok olduğu için fiyatı kırıp daha çok tüketici çekebiliyor. yerel markette ise böyle bir durum söz konusu değil. sağdan soldan meyve-sebze-süt ürünü getirtip marketinde satmadıktan sonra yerel market mal üreten markalara sadece pazar olur.

    türkiye gıda sektörü büyük fırsatlar kadar büyük zararlar da barındırıyor. bir kere çoğu şehirde belediyelerin ekmek fabrikaları var. fırıncılar bu düşük bütçeli ekmek fabrikaları ile yarış içindeler. bakkallar zincir marketlerle yarışıyor. bunların dışında doğrudan yabancı yatırımla ülkeye fabrika açmış gıda markaları var. bu fabrikaların ürettiği gıdayı türk şirketler üretmeli ki pazarın yabancılar elindeki payı azalsın. zincir market sektöründe artık a101 bim i destekliyorum. ilerleyen zamanlarda real, metro gibi olup uluslararası piyasada boy göstermeleri türkiye ekonomisi için de olumlu olacaktır. he bu demek değildir ki kartel oluşturup yabancıyı hiç sokmayalım. rekabet olmalı ki tüketici mağdur olmasın.

    bakkalımdan genelde ekmek alıyorum. onun dışındaki ürünler bu marketlere göre gerçekten pahalı kalıyor. örnek vermek gerekirse sütte 1 tl, salçada 3tl, yumurtada 5tl gibi farklar çıkabiliyor.

    bakkal dahil ülkenin ayakta durması kalkınması için üretim şart. sadece ticaretle bir yere kadar ilerlenir. al satla çark bir yerde tıkanır.
  • aslında bunun a101 ve bimle ya da başkaca zincir marketlerle alakası yok. sonuçta birbirlerine de zarar veriyorlar. 200 metrelik yarıçapta hem bim hem a101 hem şok hem de yerel zincir marketlerin olduğu bölgeler var.

    burada sıkıntı yapısal. yapısal derken gerçekten yapısal. yapılan evlerin altı hep dükkan. ya da sonradan dükkana çevrilmiş. bu kadar dükkanın olduğu yerde bazılarının atıl kalması, kapanması gayet normal.

    yine bir örnek eczaneler. o kadar çoklar ki karlılıkları gün geçtikçe düşüyor çoğunun.

    yine bir örnek kuaförler. en fazla kapanıp açılan yerlerin başında geliyor.

    istanbul’da 100 metre üzeri her sokakta en az 5 dükkan var. bu dünyanın hangi ülkesinin hangi şehrinde böyledir bilmiyorum. paris’te bayağı dolaşmıştık açık market bulmak için.
  • sırf alacağın ürünü seçerken birinin seni darlamaması bile marketten alışveriş için yeterli bir sebeptir.

    dar alanda, sınırlı ürün çeşitliliğinde hangisini alayım diye düşünmek yerine geniş alanda ürün çeşitliliği bol olan yeri her zaman tercih ederim.
  • starbucks da senelerce bişey almadan da oturabilirsin. ama sikindirik nargile cafede bir süre sonra sen istemesen de masana çay bardağı koyarlar. yapacak bişey yok herkes cebini düşünüyor. emin olun o küçük esnaf bakkalda evinde dost veya birsah yoğurt yiyor.