şükela:  tümü | bugün
  • ikinci dünya savaşı'nın ardından abd'nin batı almanya'yı adeta kendisinin kurması neticesinde oldukça yakın ve stratejik ilişkilerdir. bu konuda bir çalışma; https://www.academia.edu/…ction_of_hegemonic_order_
  • tarihe geçen ve ikili ilişkiler bağlamında sembolleşen john f. kennedy konuşması için; https://www.youtube.com/watch?v=naz3onburew

    (bkz: ich bin ein berliner)
  • abd almanya ilişkileri, abd'nin silah satışını devam ettirmek ve sömürü düzeni kurmak adına dünyayı, özellikle orta doğuyu istikrarsızlık coğrafyası haline getirmesi ile bozulmayı kaçınılmaz kılmıştır.

    abd'nin bu kıtalar ile kara sınırının olmaması ve kendi güvenliğini tehdit eden bir durum olmaması bu şımarık politikayı uygulamasını kolaylaştırıyor. halbuki durum, avrupa birliği ve özellikle almanya için böyle değil. avrupa'da en yüksek mülteci alımını yapan ve avrupa birliğinin en güçlü ve en iyi yönetilen ülkesi almanya'nın bu konuda tepki koyması elbette ki süpriz olamazdı. zira mülteci sorunu domino taşı etkisi yapmakta, özellikle doğu avrupa ülkelerini ekonomik olarak baskılamakta ve bu da onlardan sorumlu olan avrupa birliğinin, tabiri caizse babası almanya'yı ciddi olarak rahatsız etmektedir.

    bu rahatsızlığı abd yönetimi de farketmiş olacak ki ekim 2013'te alman hükümet sözcüsü steffen seibert, almanya başbakanı angela merkel'in cep telefonunun abd tarafından takip edildiği yönünde bilgilerin alındığını söyledi.hatta alman istihbaratı bu dinlemelerin uzun yıllardır sürdüğüyle alakalı bazı bilgilerin de olduğunu söylemişti. bir dizi karşılıklı söylemin ardından olay kapansa da bu olay, abd ile almanya arasındaki ilişkilerde güvensizlik ortamının oluştuğunu gösteren bir detaydır.

    abd'nin silah üretip satma ve dünyayı bu şımarıklığa mahkum etmeye yönelik politikaları elbette avrupaya da dokunacaktır. herkesin bildiği abd politikası önce bir düşman belirlemek ve ilk aşamada bu düşmana karşı dostlarını ve müttefiklerini korumak ve kollamak amacıyla onlara taarruz ve savunma ekipmanları satmak, eskimiş ekipmanların modernizasyonunu gerçekleştirmek, bozulan yedek parçaları satmak gibi bir dizi eylemdir. ikinci aşamada ise bir kahraman (bu bir devlet, nato gibi bir oluşum veya bir terör örgütü olabilir) oluşturup onların eliyle orayı işgal etmek yahut bizzat kendi güçleriyle işgali gerçekleştirip kaynaklarını sömürmeye dayanan bir politikadır.

    yıllardan beri ortadoğu'da bunu rahatça gerçekleştirirken abd, bu senaryoyu avrupa'da düşman olarak rusya'yı belirleyerek uygulamaktadır. sürekli yaptırımlar gerçekleştirerek ve rusya'nın bu tehditlere karşı kendini savunması için yaptığı hamleleri göstererek avrupa'yı ''rusya'ya karşı koymak için daha fazla savunma sanayii bütçeleri'' baskısı yapmaktadır. özellikle son casus cinayetleri ile diplomatların sınırdışı edilmesi konusunda avrupa devletlerine yaptıkları ciddi baskıların ortaya çıkması da bu olayı doğrulamaktadır. zira abd, avrupa devletlerine rusya'nın bir gulyabani olduğunu ve kendilerini onun hegomanyasından korumak için abd'nin silahlarına ihtiyaç duyduğunu göstermek istiyor. bu baskıyı artırmak için abd tarafından bazı açıklamalar yapılmıştır. ayrıca abd, avrupa birliğinin güçlü alman ekonomisinin altında ezilen ve onu desteklemek zorunda kalan bir yapı olmasını istememektedir:

    bu konuda trump “avrupa birliği, sadece almanya’nın çıkarlarına hizmet ediyor. nato, modası çoktan geçmiş bir teşkilat.” “nato’nun problemleri var. nato eskidi çünkü süresini doldurdu. ülkeler ödemeleri gerektiği parayı ödemiyor. ayrıca terörizme karşı bir şey yapmadığı için eskidi.” "almanya ile devasa bir ticari açığımız var; artı nato ve askeri olarak ödemeleri gerekenden çok daha azını ödüyorlar. abd için çok kötü. bu değişecek." yorumunu yapmıştır.

    bu konuda bazı istatistiksel verileri paylaşmak önemli:

    stockholm uluslararası barış araştırmaları enstitüsü'nün verilerine göre, almanya, 2015'te gsyih'sinin sadece yüzde 1.2'sini savunmaya harcadı. son 10 yıl içinde berlin'in savunma harcaması, gsyih'sinin yüzde 1.4'ünü geçmedi.
    2016'da natonun toplam bütçesi 921.5 milyar dolar bunun 664 milyar doları abd'ye, gsyih'in %1.20'si ile 41.2 milyar doları almanya'ya ait. almanya gsyih'in yüzde 1.2'sini savunmaya ayırırken, fransa’da bu oran yüzde 1.79.

    bu konuyla alakalı salzburger nachrichten:

    “abd bu parayı büyük oranda kendisi için harcıyor zaten; üstelik (tıpkı britanya ve fransa gibi) tüm askeri güçlerinin sadece bir kısmını nato'nun hizmetine sunuyor. gündeme gelen yüzde ikilik hedef ise, aslında salt askeri güce indirgenmiş bir güvenlik anlayışının çağdışı yaklaşımının kanıtı. kalkınma yardımı, iklim koruma, kriz önleme ve diplomasi günümüzde güvenliğin ayrılmaz birer parçası. örnek olarak almanya, amerikalıların düşüncesiz askeri müdahaleleri nedeniyle ortadoğu'da yerlerinden edilen sığınmacıların entegrasyonuna büyük meblağlar ayırmak zorunda.”

    abd'nin, nato ülkelerinin gsyih'lerinin %2'sini savunma bütçesi olarak belirlemesi konusundaki baskısı almanya tarafından, yapılması manasız ve ab'nin çıkarlarına hizmet etmeyecek bir davranış olarak görülmekte. zira %2 demek 68 milyar dolarlık bir bütçe demek ki bunun abd için bir hediye olmasından ve abd'nin şımarık politikalarını sürdürmesine destek olmasından daha fazla bir etkisi olmayacaktır. bu nedenledir ki almanya bu konuda ciddi ayak diretmektedir. uzun vadede de yapmayacağı aşikardır. zira alman ekonomisi sürekli büyümektedir ve %2 de bu artışla beraber sürekli artacaktır.

    bu konuda hırvatistan menşeili novi list gazetesindeki bir analiz yerindedir.

    “dünya rayından çıktı ve bu çılgın gidişatın nereye varacağını göremiyoruz. ama kaos ortamının kimlere yaradığını çok iyi biliyoruz: silah üreticileri, özellikle dünyanın en büyük silah ihracatçıcı olan abd'li silah tüccarları her şeyin eskisi gibi devam etmesini istiyor. ... trump önce dramatik bir şekilde nato'nın anlamını ve geleceğini sorgulamaya başladı, ama amerikalılar şimdi bizi nato'dan yana olduklarını söyleyerek sakinleştirmeye çalışıyorlar. bunun ön koşulu ise, avrupalı ortakların askeri harcamalarını kararlaştırıldığı gibi gsyh'larının yüzde ikisi oranında arttırmaları. ... aslında strateji çok basit: daha çok silah, bir taraftan sosyal harcamalar için, eğitim ve sağlık için daha az para, diğer taraftan da daha az barış anlamına geliyor. amerikalı silah tüccarlarına bol kazanç sağlayan tam da bu. ”

    bu görüş ayrılıkları, merkel'in 2017 mayısında "başkalarına tümüyle güvenebileceğimiz zamanlar bir parça geride kaldı. son günlerde bunu deneyimledim" başbakan merkel "biz avrupalılar kendi kaderimizi gerçekten elimize almalıyız" açıklamasıyla da gün yüzüne çıkmaktadır. bununla birlikte rusya'ya yapılan yaptırımlara almanya'nın katılmak istememesi, bu konuda ayak diretmesi ve rusyayla birlikte yapılan kuzey akım-2 projesi, abd'nin korumacı ekonomi politikalarını benimsemeye başlaması, çelik, alüminyum ve motorlu taşıtlara ek gümrük vergileri koyması, alman otomotiv üreticilerine açılan milyar dolarlık davalar da abd-almanya ilişkilerindeki mesafeyi derinleştiren gelişmeler olarak görülmektedir. önümüzdeki günlerde neler olacağı belirsiz olmakla birlikte, iki dev ekonominin çarpışması takibe değer bir durumdur.