şükela:  tümü | bugün
  • sözcü gazetesi ekonomi yazarı prof. dr. ege cansen'in bugünkü köşe yazısında dile getirdiği istatiksel bilgidir.

    abd'de bir insanın yasal yoldan sınıf atlaması yani zenginleşme ihtimali %7.5 olarak belirtilmiş. neden amerikan rüyası dendiği ortada.

    kanada'da ise bu oran %14 olarak tesbit edilmiş.

    batı avrupa ve kuzey amerika yani kapitalist blok ortalamasını %10 olarak alabilirsiniz diyor yazısında.

    bu nereden bakarsanız bakın çok ciddi bir orandır ve liberalizmin başarısını gözler önüne serer.

    türkiye'de yasal yoldan sınıf atlama veya zenginleşme olasılığı yüzde pardon binde kaç acaba?

    şöyle demiş duayen ekonomist:

    --- spoiler ---

    nüfusa göre milli gelir dağılımı %20'şerlik 5 gruba (katmana) ayrılarak incelenir. mesela türkiye nüfusu 85 milyon kabul edilirse, her katmana 17 milyon kişi girer. (iktisadi bağlamda türkiye'nin nüfusu 83 milyonu vatandaş ve 4 milyonu da henüz vatandaşlık statüsü kazanmamış göçmen olmak üzere kabaca toplam 87 milyonu geçmiştir.)

    doğal olarak milli gelir, kişiler (daha doğrusu hane halkları) arasında eşit dağılmaz. çünkü herkes milli gelire eşit katkıda bulunmaz. ama gelir dağılımındaki eşitsizlik sadece “katkı farkından” doğmaz.

    eğer öyle olsaydı, gelir dağılımını düzeltmek diye bir mesele olmazdı. milli gelir dağılımında, katmanlar arasında izahı zor farklar varsa buna “gelir dağılımı adaletsizliği” denir. her devlet bu durumu elinden geldiğince düzeltmek için bütçeden “sosyal transfer” harcamaları yapar. fiili gelir dağılımı budur. bu sebeple gelir dağılımları incelenirken “sosyal transferler sonrası” gelir dağılımını esas almak gerekir.

    nazar etme n'olur, çalış senin de olur

    devletçe “tekrar dağılıma tabi tutulmuş milli gelir” adaletli bir gelir dağılımı sağlamış olsa da, kişiler fıtratları icabı yine bir alt gelir grubundan, bir üst gelir grubuna geçmeye çalışır. bu uğraş, ekonominin dinamizmi açısından çok yararlıdır. mesela almanya'nın 1960'tan sonraki hızlı kalkınmasında önemli rolü olan göçmen (misafir değil) işçiler en alt gelir grubundaydı.

    bu işçilerin bir kısmı sınıf atlamak istedi. fırsatını bulan “esnaf” hatta “tüccar veya küçük sanayici” oldu. pek tabii gelir grupları değişti. muhtemelen bir hatta iki katman atladılar. her ülkede olduğu gibi türkiye'de de sınıf atlayan hatta en alttan en üst gruba çıkan kişiler vardır. harvard profesörlerinden ray chetty amerika ve onunla kıyaslanabilir 5 ülkede “en alt gelir grubuna” ait bir ailede doğan bir kişinin “en üst gelir grubuna” çıkma oranını araştırmış. ortalama %10 bulmuş ki; ben bu oranı yüksek buldum ve çok şaşırdım. bu oran kanada'da %14, abd de ise %7.5 imiş.

    türkiye'de en alt gelir katmanından en üste çıkmanın yolu

    bilimsel araştırmaların amacı, durum tespiti değil “sebep-sonuç” ilişkisini bulmaktır. ray chetty'nin bulduğu “sebepler” bir, iki eksiğiyle benim türkiye gözlemimle çakışıyor. katman atlamanın en sık rastlanan sebebi “üniversite diploması olanlara mahsus” bir meslek sahibi olmak. diploma rantı yüksek tıp, mühendislik, hukuk mezunlarının şansı daha fazla duruyor. bitirilen üniversitenin itibarı “belirleyici” bir faktör oluyor. bizde de durum aynıdır.

    ayrıca lise tahsili de önemli. mesela ülkemizde yabancı lise veya galatasaray lisesi mezunu olmak bir avantajdı. şimdilerde onların yerini imam hatip liseleri aldı. çok etkili bir diğer sebep küçük yerleşim birimlerinden büyük kentlere taşınmak çıkıyor. bizde de aynıdır. boşuna “istanbul'un taşı toprağı altın” dememişler.

    en garantili nedenlerin başında “muhit edinmek” geliyor. prestijli bir tarikata girmek bu açıdan elzemdir. tarikata mensubiyete ilaveten iktidar partisinde görev almak (günümüzde akp) şansı çok artırıyor. akp'nin feci hatalar yapmasına rağmen hâlâ tek başına en büyük oy oranına sahip olmasının nedeni, ıssız adalara cami yaptırması olamaz. 18 yıldır akp, gelir dağılımında katman atlamak isteyenlerin tercih ettiği en faydalı muhittir. saygı öztürk'ün bu gerçeği somut örneklerle kamuoyuna yansıtması mükemmel bir gazeteciliktir.

    son söz: ekonomi yoktur, ekonomi politik vardır.

    --- spoiler ---

    kaynak burada
  • bu kadar mal insanligin oldugu bir dunyada "evet her ulkede ayni" kafaniz calisiyorsa ve sabirliysaniz, abd'de bu olasilik minimum yuzde 50dir.

    genel ortalama icin yuzde 7.5 dogru olabilir.
  • kime, neye gore sinif atlamak? kac paraniz varsa zenginsiniz mesela? ornegin amerikaya 8 yil once gelip yeni bir ev ve toplamda 3 otomobil sahibi olmak benim sinif atladigimi gosterir mi? sinif atladik da benim mi haberim yok? bilenler yesillendirirse sevinirim.
  • türkiye'de sınıf atlama ihtimaliniz akp çocuklarından olmanıza ve yalama derecenize bağlı olarak değişir. yetişkin bir akp çocuğu, gerekirse "abi sakal çok yakışmış" diyerek terfi isteyebilir, bu isteği liyakatsızca oraya gelen kişiler tarafından yerine getirilir. duble liyakatsizlik yani.
  • mesele aslında sınıf atlamak değil.

    abd'de asgari ücretle çalışan bir kişi mesai saati, alım gücü ve sosyal haklar(sağlık hariç), huzur bakımından türkiye'de çalışan üst düzey mesela savcıdan çok daha rahat yaşıyor.

    sikmişim sınıfını.
  • abd’de sınıf atlamak avrupa birliğine göre çok daha kolaydır.

    dünyanın bir çok ülkesine göre de çok daha kolaydır. ancak devlet bize bilmemne işsizlik maaşı versin, günde sadece 6 saat çalışayım, yatalım kafasındaysanız cortlarsınız, size göre değil. gece gündüz 2 işte çalışan adamlar için. onlar köşeyi döner.
  • doğru tespittir; dünyada sınıf atlamanın en zor olduğu gelişmiş ülke abd olabilir. bunun yanında alt gelir grubuna dahil olup yaşamanın en zor olduğu ülke de yine abd'dir.(abd'de gelir adaletsizliği) şu an yaşanan george floyd protestoları, son seçimlerde öne çıkan adaylar vb. birçok güncel gelişmenin de arkasında bu durum vardır.
  • bir sınıfa ait her yüz kişiden 7-8'inin üst sınıfa atladığını gösterir ki bu oldukça iyi bir rakamdır.
  • "eskiden muhim kişilerin karısı bile olamıyorduk" söyleminden yola cıkarak cok daha yüksek bir oran var ülkemizde, sanslıyız.
  • abd'de hayvan gibi ders çalışıp 4 yıllık iyi bir üniversite bitirince zaten 150-200 bin dolar yıllık ücret ile başlarsınız. bu rakam üç yıl içerisinde 250 bin doları geçer. hiç matematik kasmaya gerek yok durum ortada.