şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: alex dumenci)
  • (bkz: mal)
  • bir de bunun yurtdışına türk bir aile olarak giden ve orda çocuğunu doğurunca onun ismini yabancı isim koyan türevide mevcut.

    edit: bu eklemeyi yapmam lazım sanırsam insanlar kendi ülkesinde verilen isimleri değilde başka bir ülkenin verilen isimlerini alarak ya da sadece isim değil diğer birçok şeyi alarak kendini asimilasyon yapıyor ama bunu asimilasyon olarak değil bir entegrasyon olarak görüyor aslında entegrasyon çocuğuna kendi ülkenin ismini verip o isimle kendi ülkesindeki gibi farklı karşılanmadan aynı başka bir ülkede de olunmasının sağlanmasıdır. isimden devam edersek bir nevi kendi çocuğunu asimilasyon yapıyorsun. ve bu iyi bir şey değil isim değişikliği ile sadece asimilasyon olunur. asimilasyon edilmesinin yerine kendine ait şeylerle o çocuğu anne baba yetiştirebilmeli benim fikrim bu.
  • facebook sayfasında gezi parkı eylemlerine default destek verendir.
  • hayatını kolaylaştırma yolunu seçmiştir. asyalılarda da sıkça görülür ve oldukça doğrudur. adınızı her söylediğinizde "can you spell it please?" denmesinden gına gelince insan "skerim böyle işi" deyip değiştiriveriyor.

    mesela adı çağrı olan biri ne bok yesin hacım? brian desin kurtulsun, ver kurtul modeli değil ki bu milliyetçi panpalar, rahat olun.
  • türklerin avrupa'da ve amerika kıtasındaki cahilce ve aptalca hareketlerinden utanıp ismini değiştiren türktür. sonunda nereli olduğu anlaşılır mı? evet, anlaşılır.

    başka bir gözle bakılacak olursak evet türkler yurtdışında pek birlik olamıyorlar yunanlılara göre israillilere göre veya çinlilere göre. bu da toplumun yapısından kaynaklanıyor. oralarda birilerine yaranma huyu var. birbirini kollama huyu zerre kadarda yoktur. yurtdışında da türk birbirini kazıklar.
  • abd de vatandaşlığa hak kazanmış göçmen vatandaşlarımızın genelde 2. bir isim alarak yaptıkları gayet normal durum. örn. alex abdullah dümenci. (tipini siktimini gok yelelisi amma yer etmiş bünyede) basit boktan bir isim alma değişme olayı namaza oruca kadar almış yürümüş. birazdan şakirt-kemalist kapışması görür gibi oluyorum. adam olun lan insan olun.
  • (bkz: ne diyeyim mahmut mu diyeyim)
    ben derin/daron, deniz/dennis, can/john'la tanıştım, hepsi iyi çocuklardı. ikisi zaten karışık evlilikten, muhtemelen uzun bi müzakere sonucu bu isimleri almışlar. biblical isimleri varsa zaten sorun yok, adem'e adam demek mehmet'e memet zülfü'ye zilfi demek gibi bişey sonuçta. ama mahmut zor işte, ne desin mamut mu desin adam.
    sebeplerine gelince yazım/hecelemede karşılaşılan zorlukların bir rolü vardır elbet ama daha önemlisi ayrımcılık korkusu (obama "the hope of a skinny kid with a funny name ..." dedi ama her komik isimliyi başkan yapmıyorlar malesef). bazıları içinse sadece sempatik görünmek. call me jack deyince hem cool hem sempatik bişey olunabiliyo.
    ben yapıyor muyum, oluyo bazı bazı. starbucks'ta bardağımda 20 farklı yabancı isim yazdırmışlığım vardır, yarın jack sparrow diycem mesela.
  • adımı her sorana en az 3 kez söylediğim düşünülürse, gayet mantıklı görünen hareket. çocuğum da olunca adını türkçe karakter içermeyen isimlerden seçeceğim kesinlikle… resmen çile
  • adamlar benim ismimi soylemeye calisirken telef oluyorlar. hele bir italyan asilli amerikali var, yemin ediyorum bir gun inme gecirecek ya da kalpten gidecek. iki senedir beni ayni telafuzla cagiramadi. o yuzden yapana neden yaptin demem.