şükela:  tümü | bugün
  • oğlum berent'le bugün vedat milor'un tavsiyesine uyarak bakırköy'deki abdül!kadir restaurant'a gittik. lokantanın ambiyansına, kondisyonuna ve yediklerimize dair olan görüş ve izlenimlerimi paylaşmadan önce şu hususa kuvvetli vurgu yapmakta fayda görüyorum: vedat milor türkiye'nin en önemli (mevzuya vakıf olanlara bakılacak olursa birincisi, dünyanın da hatırı sayılır) gurmelerinden birisidir. ntv yayınları tarafından basılmış olan 'istanbul 100 lokanta' ve 'lokanta ve şarap rehberi italya' kitaplarına, resmi sitesine, kurucusu olduğu uluslararası bir siteye olan katkılarına, ntv'de yayınlanmış olan 'vedat milor'la tadı damağımda' programlarına ve milliyet gazetesi'nde yayınlanan köşe yazılarına baktığınızda, yukarıda dillendirdiğim hükme iştirak edeceğinizi düşünüyorum.

    'oğlumla bu aralar seyrek görüşebiliyoruz. beraber olduğumuz nadir zamanlarda iyi vakit geçirelim, istanbul'un kaliteli mutfaklarından yiyelim hiç olmazsa!' diye düşündüm. bu düşüncemi kuvveden fiile çıkarabilmek için asitane'de yapacağımız 'lezzet safarisi'nde becerikli bir führere (rehber / guide book) ihtiyacımız olacaktı hiç kuşkusuz. milor'un, yukarıda zikrettiğim ve alanının kaynak eseri olduğunu düşündüğüm 'istanbul 100 lokanta' kitabı bu iş biçilmiş kaftandı doğrusu. bakırköy, istanbul caddesi, no: 28/a - 30/a'daki abdü!kadir restaurant'a işte bahse konu ettiğim bu kitapta okuduğum bir tanıtım yazısı üzerine gitmeye karar verdik (i).
    lokanta, yukarıda da işaret ettiğim üzere, ana cadde üzerinde; otopark sorunu yok sanırım. en azından 2 adım mesafedeki avm'lere bırakılabiliyorsunuz araçlarınızı. saat 15.00 gibi gittik lokantaya. önceden aramış ve rezervasyona gerek olup olmadığını sormuştum, 'yok' demişlerdi. vardığımızda yarısı boştu salonun. yiyeceklerin teşhir edildiği vitrine bitişik bir masaya oturduk. vedat milor'un önerdiği kastamonu mutfağının iki lezzetini, kastamonu tiridi'ni ve kastamonu pastırmalı ekmeği'ni sipariş ettik; ilâve olarak da özbek pilavını ve müessesenin imalatı olan ayranı ekledik menülerimize.

    yemeklerin hazırlanmasını 15 dakikadan fazla bekledik; ki, ne yalan söyleyeyim, bu umduğumdan uzun bir süreydi. bu bekleme süresinde bize tadımlık salata ikram edildi. servis yapan garsona, vedat abbasbeyli'ye 'yaw şefim, gecikti siparişimiz, ne iş!?' diye sitem edince, ondan 'çıkmak üzere, beklediğinize değecek' cevabı geldi. nitekim, bu diyalogdan 1-2 dakika sonra geldi siparişlerimiz.

    yemeklerde kullanılan et, yağ, sebzeler, tahıl ürünleri, süt ürünleri, baharat vd içeriğin teknik özelliklerine, menşeylerine ve kalitelerine dair yorumlar yapmak hadsizliğine girmeyeceğim hiç kuşkusuz. bunlar ancak vedat milor ayarında müktesebata, tecrübeye ve rafine bir gustoya sahip bir gurmenin lâyığıyla yapabileceği türden değerlendirmelerdir. öte yandan, okunulan metnin eksik kalmaması adına, şu kadarını söylemek zorundayım: vedat milor üstad gerçekten de haklıymış; kastamonu tiridi ve kastamonu pastırmalı ekmeği gerçekten de mükemmeldi. özbek pilavı da vasatın üzerindeydi doğrusu. milor'un övgüler düzdüğü güllaç'ı sorduğumda 'sadece ramazan'da yapıyoruz' cevabını aldım. buna üzülmedim desem yalan olur doğrusu, zirâ bolca kırmızı pul biber ve karabiber serpmiştim pilava ve tiride; pastırmalı ekmek de kendinden acıydı, üzerine güllaç iyi giderdi. neyse, 2017 ramazan'ında yeriz inşallah.....

    vedat bey'den hesabı istediğimde, beklemediğini düşündüğüm, bir talebim daha oldu. ona bir kâğıt uzattım ve aşçı ile onun isimlerini yazarak imzalamasını rica ettim. az sonra vedat bey aşçı okan içli ile birlikte masamıza geldiler. kendilerine teşekkür ettim ve imzalarını aldım.

    hesap (81 lira) makûldu. bu arada, biz yemek yerken masalar da ful olmuştu. kalkanların yerini de yeni müşteriler hemen dolduruyordu. yemek boyunca çalan hafif volümlü müzik insanı rahatsız etmeyen, dikkatini dağıtmayan enstrümantal ezgilerdi. öyle ki, bitişiğinde oturduğumuz yiyecek vitriniyle meşrubat dolaplarının motor gürültüsü çoğunlukla müzik yayını bastırıyor ve onu ne olduğunu anlamamızı zorlaştırabiliyordu.

    konforu, donanımı ne şaşaalı, ne de salaş olan; göze batmayan, ilk etapta fark edilmeyen bir rahatlığı yaşatan ambiyans ve ekosferiyle hafızamıza nakşettiğimiz abdü!kadir restaurant'tan paramızın karşılığını aldığımız kanaatiyle ve 'buraya bir daha geliriz' yargısıyla ayrıldık. vedat milor'un, medya ekosferimizde benzeri olmayan global ölçekte kaliteye sahip mezkûr yeme - içme kültürü programının yayından kaldırılması tercihinin sadece biz izleyenler açısından değil, bahse konu fiilin faili olan kanalın marka değeri bakımından da bir kayıp olduğuna işaret ederek tamamlamış olayım bu blogu (ii), (iii), (iv), (v), (vi), (vii), (viii). (ix).

    dipnotlar ve kısa kaynakça:
    (i): abdü!kadir restaurant'la ilgili kısa ve ama kuşatıcı bir yazı için bknz.
    istanbul 100 lokanta; sayfa 52 - 53.
    (ii): istanbul 100 lokanta kitabını temin için bknz.
    [***http://www.idefix.com/…nlatimi/urunno=0000000596063 idefix]
    [***http://www.nadirkitap.com/…ime=istanbul 100 lokanta nadir kitap]
    (iii): vedat milor'un yeme içme ve seyahat kültürü meraklılarınca izlenmesi gereken resmi sitesi için bknz.
    (iv): vedat milor'un kurucu ve yazarlarından olduğu uluslararası bir yeme - içme kültürü sitesi için bknz.
    (v): vedat milor'un biyografisi için bknz.
    (vi): yapıp ettiklerini; çeşitli bakış açısı ve zihniyetlerin prizmasından kırarak (övgü ve yergilerle) ele alan, diğer bir deyişle, bütün yanlarıyla kuşatan ekşi sözlük yazarlarına göre [(bkz: vedat milor) vedat milor]
    (vii): milor'un milliyet ve hürriyet gazeteleri'nde yayınlanan köşe yazıları için bknz.
    [***http://www.milliyet.com.tr/detayliarama.aspx? milliyet]
    atype=yazartumyaziarsiv&page=1&ıtemsperpage=10&authorıd=107
    [***http://sosyal.hurriyet.com.tr/…azar/vedat-milor_553 hürriyet]
    (viii): okunulan satırların yazarının da arasında olduğu epeyce izleyeni / fanı olan ekranların en kaliteli yeme - içme kültürü programı 'vedat milor'la tadı damağımda' programının kaldırılmasının, milor'un, söz konusu kanalın sahibinin lokantasına dair değerlendirmeleri olduğu iddiası ile ilgili olarak dillendirilen görüşler için
    ***bknz.
    milor'un ntv'deki bahse konu programının sona erdirilme nedeni olarak ifade edilen bir diğer görüş de, onun, yazılarına yedirdiği kimi görüşleri olduğudur. bu iddianın imâ ve iddia ettiği husus ünlü gurmenin şu yazısında dillendirdiği bazı görüşleri olabilir:
    ***hürriyet
    (ix): abdü!kadir restaurant'a erişim için
    bknz.
  • geçen hafta ziyaret ettim. döneri ortalamanın üstünde ama porsiyonda çok az et vardı. tirit ilk defa yedim çok beğenmedim daha güzel yapan bir yer var mıdır bilmiyorum..
  • iki kez gittiğim ve şu izlenimleri edindiğim yer:
    1- kapida hosgeldiniz denmiyor.
    2-buldugunuz bir masaya oturuyorsunuz çünkü garsonlar ilgisiz.
    3-siparis için gelen garsondan menüyü istiyorsunuz verilen cevap iki kelimeden ibaret "menu yok" . herhangi bir öneri de getirilmiyor saka gibi bir davranış.
    4- döneri fena değil ama abartildigi gibi kesinlikle leziz değil.
    5- hesapla beraber çay istenir. ama o çay asla gelmez.

    biri esimle bir diğeri de is arkadasimla gittiğim ve hayal kırıklığı ile sonuçlanan bir tecrübe yaşattılar.
  • pazar saat 19:00 gibi akşam yemeğini dışarıda yemek için gayet müsait olan bi saatte menüsündeki demirbaş yemeklerin (döner, beğendi, vb) çoktan tükenmiş olduğunu marifet gibi pişmanlıkla müşteriye söyleyebilen yer. tok satıcı.