şükela:  tümü | bugün soru sor
  • abdullah b. ömer b. el-hattâb olarak bilinir.
    eshâb-ı kirâm içinde en fazla hadîs-i şerîf rivâyet eden sahabelerdendir. kendisinden ikibin altıyüz otuz hadis rivâyet olunmustur.
    babası halife hazreti ömer efendimiz olmasına rağmen hükümet ve devlet işleriyle ilgilenmemiş fakat cihad etmekten geri durmamıştır. nitekim hicret'in yirmiyedinci yılında afrika'da tunus, cezayir, merakes , horasan ve taberistan seferlerine katıldı. ayrıca istanbul 'u şereflendirmiştir. eshab-ı kiramın büyüklerinden ve resulullahın kayın biraderi hz. muâviye’nin hilâfetinde bizans seferine katıldı. eyyüb sultan hazretleriyle istanbul surları önünde bizanslılar ile savaştı.

    hicretin yetmiş dördüncü yılında, hac mevsiminde ucu zehirli bir mizrak ile ayagindan yaralanıp zehirlenmiş ve bu zehirlenme vefatina sebep olmuştur. bazı rivâyetlerde bu yaralama hadisesinin haccac-ı zalim olarak bilinen haccac bin yusuf 'un tertibi olduğu yazılıdır.
  • abdullah bin ömer ve semüre bin cündüp diyorlar ki:

    uzun süre yaşadık, bazılarımız kuran tamamen inmeden iman etti.

    hz. muhammed sallallahu aleyhi vessellem her sure indikçe, helal ve haramı, emir ve yasakları öğretir, hepsini tatbik eder ve herkes kuran'dan kendini ilgilendiren kısmı bilirdi.

    şimdi, kuran'ın tamamı indikten sonra, insanlar iman ettikleri ve kuran'ı baştan sonra okudukları halde, ne emrini bilir, ne yasaklarını ne de kendilerini ilgilendiren kısımlarını. hurmanın yaramayan kısmı gibi onu etrafa saçarlar.

    oysa tevrat'ta şöyle yazılıdır:

    ey kulum, benden utanmıyor musun? yolda giderken dostlarından bir mektup alsan, hemen kenara çekilir, inceden inceye okur ve ne demek istediğini anlamaya çalışırsın. bir kelimesini anlamadan ondan vaz geçmezsin.

    halbu ki ben sana bir kitap gönderdim. orada enine boyuna düşünüp gereği gibi hareket edesin diye tekrar ettiğim bir çok emirlerim var. sen onlara aldırmaz, yüz çevirirsin. yoksa senin yanında arkadaşın kadar da mı değerim yok?

    ey kulum, bazı dostların ile sohbet ettiğin zaman onları can kulağı ile dinler, onlara yönelir ve iyice yanlarına sokulursun. hatta birisi gürültü yapsa, ona kızarsın. ben sana yönelip seninle konuşutuğum halde, sen bana gönlünü vermiyorsun. yoksa senin yanında ben, o arkadaşlarından daha mı değersizim?
  • abdullah b. ömer r.a., allah rasulü s.a.v.’e karşı tam bir muhabbet içinde idi. medine sokaklarında ve yollarında allah rasulü’nün bastığı yerleri araştırırdı. o’nun izi üzerinde yürür, oturduğu yerde oturur, indiği yerde iner, girdiği yola girer, yaslandığı ağaca yaslanır, tuttuğu daldan tutar, namaz kıldığı yerde namaz kılar, o’ndan ne gördü ise aynısını yapardı. kendisini görenler deli sanırlardı. o, hz. peygamber s.a.v.’in sevgi, hal ve ahlâkında kaybolmuştu. (ahmed, ebu nuaym, hakim, ibnu sad)
  • “cihâd, islâm ülkesinde, müslümanlar arasında olmaz. cihad, kâfirlere ve gayr-i müslim memleketine karşıdır.” hükmünün sahibidir.

    demek ki falanca sultanın, falanca şeyhül islamının hükmünü düşürmüş sahabedir kendileri.