şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • (bkz: doğan görünümlü şahin)

    adil görünümlü...
    aydın görünümlü...
    mümin görünümlü...

    haber sitelerinde verilince, mustafa kemal ve 10 kasım anma törenleri hk. düşündüklerini 9 kasım 2017 tarihinde fb'de paylaştığı yazısından okuduk, öğrendik. bu vesile ile fb hesabı hazır göz önüne gelmişken, bu şahsın eski tarihli yazdıklarını, paylaştığı fotoğraflara iliştirdiği notları da okudum.

    mürekkep yalamış bir havası var ama...

    1. dil bilgisi halen zayıf.

    -de -da eklerini genellikle değil ama bazen yanlış yazıyor; hemde değil hem de, yada değil ya da olmalı. benzer şekilde, hiç bir değil hiçbir...

    keza, bir düşünce veya bir tespit alıntı olarak aktarılacaksa virgül ile değil, tırnak içine alınarak ayrılır.
    yanlış: öteden beri kemalizm’in bir ideoloji olduğu söylenir ama esasında kendine özgü ritüel, ayin ve törenleri olan bir dindir, tespitinde bulunsak yanlış tanımlamış olmayız, herhalde.
    doğru: öteden beri kemalizm’in bir ideoloji olduğu söylenir ama esasında "kendine özgü ritüel, ayin ve törenleri olan bir dindir" tespitinde bulunsak yanlış tanımlamış olmayız herhalde.

    hukukçu değilim ama son zamanlarda işim gereği yargıtay kararları geçiyor elime. 1980 – 1990 yıllarında yazılan kararlara bakıyorum; düzeltme imkanı kısıtlı mekanik daktilo kullanılmasına rağmen bir kitap, bir akademik makale ciddiyeti ile yazılmış, sayfalar uzunluğunda karar metinlerini görünce ağzım açık kalıyor. bir de, kopyala – yapıştır ve otomatik dil bilgisi denetimi olan bilgisayarlar kullanılarak yazılmasına rağmen, yazın ve ifade hataları ile dolu, bir bilemedin iki sayfayı geçmeyen günümüz karar metinlerine bakıyorum... hep şikayetçi olduğumuz "yozlaşmak" işte böyle bir şey.

    2. olay ve durumları objektif analiz etmiyor.

    mesela, söz konusu yazıdaki, artık bir aksesuar olmaktan çıkıp uluslararası resmi üniformanın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş 'kravat' eleştirisini tek taraflı buldum. aynı yazıya, arap üniforması olan beyaz fistan veya kaddafi'nin bm bahçesine kurduğu bedevi çadırı eleştirisini de eklemiş olsaydı, yazdıklarının ciddiye alınabilitesini artırmış olurdu halbuki.

    hakeza, bir taraftan kemalizm'in, kendi özünü korumak için belirli bir kalıba sığdırılmaya çalışılmasından şikayetçi ama diğer yandan kendisi, asb. ömer halisdemir'in semih terziyi alnının ortasından vurduğunu ifade ederek 15 temmuz darbe girişimine t.c. vatandaşlarının karşı duruşunu uhrevi bir kahramanlık kalıbına sokmaya çalışmaktan da geri durmamış. oysa hepimizin güvenlik kamerası kayıtlarından izlediği üzere, halisdemir arkadan yaklaşarak semih terzi'yi ensesinden vuruyor. olay kendi başına bir kahramanlık hikayesidir —ki, vatan savunmasının zaten bir kutsiyeti var— ama aynı olaya fazladan bir de uhrevi mesaj yükleme çabası neden, anlaması zor.

    anadolu'da islam, en yıkıcı darbeleri hep bu mümin kisvesiyle yapılan çarpıtmalardan (hadi yalan demeyelim) alıyor: camiye ayakkabı ile girip bira içtiler, yanında bebeği olan kardeşimi sırf tesettürlü diye kabataş'ta taciz ettiler, ömer halisdemir'i alnının ortasından vurdular...

    eleştiri hak eden kalıp arıyorsa, ahlak ve adalet dini olarak tanımlanan islam'ın vahhabi ve selefi yorumundan, oradaki kalıplardan başlaması daha uygun olurdu.

    düzeltme:
    fotoğrafa iliştirdiği notta halisdemir'in alnından vurulduğunu yazdığını hatırlıyordum; baktım, aslında halisdemir'in terzi'yi alnından vurduğunu yazmış. bu hatayı düzelttim ama bu düzeltme önceki yorumumu değişmemi gerektirmedi; zira, kamera kayıtları semih terzi'nin de alnından değil ensesinden vurulduğunu göstermekte.
  • yanlış zamanda yanlış yerde bulunmuş insan. fazlası değil, azı hiç değil. keşke sizi de cezalandıracak bir gücümüz olsa... olmadığı için boş boş yazıyoruz.

    evet ibadet... ben de eleştirdim içi boş paylaşımı ama bu üslubu kullanan adam ile aynı yerde değiliz, kesin değiliz. irin akıyor söyleminden be adam, bari sus da vatandaş yerine koyup dinleyen olsun...

    yazısındaki en doğru tespit bütün faziletini dinle temellendiren toplum oluşumuz. bunu ikame eden bir kemalizm dini ise safsata. ama doğru, laiklik bizim için ulaşılması zor bir ilke. gelişmişliğimiz yetmiyor... misalen toplumun nispeten önde geleni bu abimiz, düşünüp düşünüp kemalizm kisvesi altında atatürk'ü seven ve anan bütün insanları dinsiz ve gerizekalı yerine koymakta beis görmüyor. imam cemaat ilkesi dahilinde, bu adamın mürekkep yalamamış olanı da başka şeyler yalamak için laiklik ve muasır medeniyetler seviyesini reddediyor. bu adamlar da çoğunluk teşkil edince demokrasiyi sonuna kadar yaşıyoruz! yaşasın sandık, yaşasın demokrasi!
  • nedendir bilmiyorum, 9 kasım tarihli (10 kasım hk) yazısını fb'den kaldırmış.

    bu arada, görüşlerini bildiren 2 ayrı yazısını daha buldum.

    1. devletin fetö hükümlülerine af çıkarmak zorunda kalacağı hk bu yazısı, sadece içeriği itibariyle değil, yazın tekniği açısından da çok ilginç: sonunu üç nokta ile tamamlamadığı cümle yok neredeyse. sanırım cümleleri üç nokta ile bitirince daha doğru ve etkili yazdığına kanaat getirmiş.

    imgur link
    hızlıresim link

    2. bu mesajını da, 17 - 25 aralık 2013'ten sonra yazıp eşe dosta göndermiş olsa gerek:

    --- spoiler ---

    ey benim hizmet ehli arkadaşlarım,

    hepimizin ortak referansı olan kuran-ı kerim'in ayetlerinde allah bize "düşünmez misiniz, akıl etmez misiniz" gibi hitaplarla seslenmektedir. bizlerin manevi tekamülüne (gelişmesine) katkı sunan kanaat önderlerimizi (olayımızda fethullah) sevip sayacağız ancak asla rab (allah) haline getirip allah'ın konum ve derecesine ikame etmeyeceğiz.

    dini anlayış ve yaşayışta referans sıralaması ve hiyerarşimizin allah, peygamber ve ondan sonra kanaat önderimiz olduğunu aklımızdan çıkarmayacağız. birileri din adına bir şeyler emrettiğinde, öncelikle kuran ve sünnet filtresinden geçireceğiz...

    kaynak:
    emin çölaşan'nın sözcü gazetesi'ndeki 3 ocak 2014 tarihli yazısı
    sözcü link

    --- spoiler ---

    güncelleme:
    9 kasım tarihli yazısını fb'den kaldırdığını yazmıştım ama anlaşılan silmemiş, sadece 'bunu kimler görmeli' seçeneğini bir süre için 'herkese açık'tan 'arkadaşlar'a veya 'sadece ben'e çevirmiş olmalı; zira, şu an tekrar 'herkese açık' durumda.
  • müezzin olarak atanacak iken yanlışlıkla yargıtay'a üye yapılmış, badembıyıkspor'un atatürk'ten ve atatürk'ün düşüncelerinden zerre haz etmeyen gerici forvetlerinden birisi.