şükela:  tümü | bugün
  • dün nokta akp günlüklerini yayınlıyor başlığını ve altındaki entrileri okurken kızkardeşim aradı. alanında türkiye'nin en iyisi olan üniversitesini kazandığında başörtüsü yasağı vardı. uzun süre başörtüsünün üzerine peruk takarak okula girdi. ona da izin vermeyince lanet olsun diyerek okul girişinde başını açıp çıktığında bir köşede yeniden bağlayarak okuluna devam etti. bölümünün en iyisiydi ve son seneye kadar da bölüm birincisi olarak büyük bir başarıya imza attı. son sene ak parti yayınladığı bir genelgeyle başörtüsünü serbest bıraktı. okuldaki kızkardeşimin durumundaki pek çok kız 'okulu bize bitirtmezler' düşüncesiyle başörtülerini takmaya korkarken ve hocalar bu konuda tehditler savururken o bunları umursamadı ve başörtüsünü gururla takarak okuluna devam etti, notlarını kırsalar bile sene sonuna kadar birinciliğini korudu. ta ki bitirme projesine kadar. aylarını vererek hazırladığı projesine ara değerlendirmede övgüler yağdıran hocalar son değerlendirmede f vererek bıraktılar. değerlendirme sırasında bazı hocalar 'burası camimi okul mu anlamadık' diyerek odayı terketti. projeyi alanında uzman pek çok kişiye gösterdik, hepsi dört başı mamur harika bir proje olduğunu nasıl f verildiğini anlamadıklarını söylediler. daha önce hiçbir projesinden 90'ın altında not almayan kızkardeşimi yanıma alıp jüri başkanının odasının yolunu tuttuk. kızkardeşimin projesini çıkarıp uzun uzun incelemeye başladı ve bir kusur aradı. en sonunda bir kusur bulamayınca 'biz kızkardeşine b verecektik aslında, ama önümüzdeki dönem a alsın diye bıraktık, kendisi çok değerli bir öğrencimiz' diyerek dalga geçti. mahkemeye gittik. süreç devam ederken kızkardeşim de yeni bir projeye başladı ve sonraki dönem jüride 'bazıları mahkeme açarak bizi sindirmeye çalışıyor' diyerek d ile geçirdiler ve mezun ettiler.

    sonrasında başarılı bir akademisyen oldu ve ak parti sayesinde başörtüsüyle çalışma imkanına kavuştu. şu anda türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde doktorasını yapıyor.

    telefonu açtım: 'abi çok korkuyorum' sesiyle irkildim. başına bir şey geldi sandım. 'ne oldu bir sıkıntı mı var' dedim. 'abi her yerde erdoğan'a duydukları akıl almaz nefret yüzünden düşmanmış gibi bakıyorlar, haftasonu bomba patladıktan sonra iyice çıldırdılar. iç savaş çıkacak diye korkuyorum. resmen öldürecekmiş gibi bakıyorlar. ya savaş başlatırlarsa diye çok korkuyorum. bizi öldürecekler mi abi?' dedi. kanım dondu. yüzüm buruştu. kalp ritmim hızlandı. sustum. ne diyeceğimi bilemedim. teskin ederek 'merak etme allah bizimle, her yerden çıldırmışçasına saldırıyorlar, haksız olduklarını bile bile saldırıyorlar ama bugünler de geçecek' diyerek sakinleştirdim. bir süre sonra helalleşip telefonları kapattık.

    hep söylüyoruz, bu ülkenin muhalif olduğunu düşünen kesim şirazesini gerçekten kaybetti ve ruh sağlığını yitirdi. bunların algılarıyla oynayanlar yüzünden her yerde erdoğan görmeye, her kötülüğün altında erdoğan aramaya, yaşadıkları her olumsuzluğu erdoğan'dan bilmeye başladılar. oysa erdoğan da sadece bir insan, üstelik sırtına bu ülkenin ağır yükünü aldığı günden beri on senede otuz yıl yaşlanmış, yaptığı hatalara, zaman zaman muhaliflerinde baskı hissiyatı uyandıran söylemlerine rağmen bu ülkenin iyiliğine olduğunu düşündüğü şeyleri yapmaya çalışan yorgun ama diz çökmeyen bir lider. adamın ülkeyi krizden kurtarmak için körfez ülkeleriyle işbirliği yapıp batıdan çektikleri paraları bu ülkeye sokan ve bu yüzden de hırsız iftirası yemiş bir lider. yunanistan batmakla mücadele ederken bu ülke insanının yaşam standartlarını korumasını kendisine borçluyken hakkında olmadık iftiralar atılan, yıpratılan, her köşeden her kuytudan saldırılan bir lider. aksini ne kanıtlanabildi, görüldüğü kadarıyla ne de kanıtlanabilecek.

    ama bu nefret yükü omuzlarınızda olduğu sürece sizler akıl sağlığınızı kaybetmeye devam edecek ve marjinalleşeceksiniz. doğruluğuna, yanlışlığına bakmadan üstüne atladığınız her iddia, akıl almaz iftiralara kucak açmanız, dillendirmeniz yüzünden günden güne güven kaybediyorsunuz, benim düşünceme göre de bu millet en fazla bir yılda sözlerinize artık kulak asmamaya başlayacak ve bu yüzden daha da nefret yüklenecek ve kendi sağlığınızı daha çok bozacaksınız.

    zor günlerden geçiyoruz evet. ve ben masum kızkardeşimin 'abi bizi öldürecekler mi?' korkusuyla beni aramasına neden olan tavırlarınızdan, davranışlarınızdan sonra sadece içimde büyüyen öfkeyi bu ülkenin salahiyeti için sabrederek dizginlemeye çalışacağım. bu ülkeyi düşünen her anadolu insanının da yapacağı bu zorlu göreve talip olacağım.

    unutmayın, nefret zinciri ilk önce sahiplerini vurur. lütfen artık aynanın karşısına geçip 'ben ne yapıyorum?' deyin ve lütfen artık aklınızı kullanın.

    edit: tek bir soru için bu edit'i açma gereği duydum. 'sizin hiç mi günahınız yok?'

    ne kadar kibir dolu bir soru. cevaplayayım, bu devletin, bu partinin hiçbir imkanından ne ben ne ailem yararlandı. bir kuruş dahi elimize geçmedi. her neredeysek de bunu tırnaklarımızla kazıyarak, emeğimizle başardık. ruh sağlığınızı bozanlar, algınızla oynayanlar ve aksini düşünmenizi isteyenler her kimse onlara dur demenizin tam zamanı bu yüzden. çünkü tamamen masum, boğazından bir kuruş haram geçmeyen insanlara nefret saçıp korkutmaktan başka hiçbir şey yapmıyorsunuz. sizin daha da ruh sağlığını kaybetmiş olanlarınız berkin'de olduğu gibi ali ismail'de olduğu gibi bir polisin bilinçsizce ateşlediği bir silahla cana kıymıyor, yasin'i bir binanın üçüncü katından fırlatıp, cesedinin üstünden araçla geçip, bedenini ateşe verip parçalara ayırıyor. cebinde misket ve maytap bile olmayan, herhangi bir eylemin içinde olmayan, herhangi biriyle çatışmayan, tek suçu kurban eti dağıtmak olan masum bir çocuğa reva görüyorlar bu zulmü. bunu görüp de masumların korkmaması normal bir şey mi? böyle katil ruhlu insanlara dönüşene kadar nefretinizi çoğaltacak mısınız? bilinçli olarak insanları binalardan atan, cesetleri yakan ve parçalayan yaratıklara mı dönüşmek istiyorsunuz?

    bu yüzden söylüyorum zaten: 'aynanın karşısına geçin ve ben ne yapıyorum deyin, aklınızı kullanın artık'.

    zorunlu ikinci edit: yazdığımı tamamlayayım. jüriden 'burası cami mi üniversite mi anlamadık' deyip çıkan, öğrencileri başörtüsü konusunda tehdit eden, bölüm birincisi kardeşimi mezun etmemek için bırakan öğretim üyeleri 2013'te barış ve özgürlük için gezi parkına çıktılar. hiç utanmadan eşzamanlı olarak twitter hesaplarından bizlere nefret kustular. gezi parkı'na biraz da korkarak gittiğimde ilk gördüğüm parkın girişinde tahtalarında pkk yazan derme çatma çadırımsı kulübeydi. bu yazının altında yalan yazdığımı, çok barışçıl insanlar olduklarını, bir böceği bile incitemeyeceklerini yazan insanlar başka başlıklarda 'sizi yargılamayacağız bile orospu çocukları', 'kan kusturacağız size', 'onu var ya asmak dahi istemiyorum, her gün canını yaka yaka işkence edeceğim' yazıyorlar, 'malum kişiye yapılmak istenen işkenceler' diye başlıklar açıp anketler dolduruyorlar. biz ne 28 şubat'ta, ne evlerimiz sırf allah'ı andığımız, zikir çektiğimiz için basılırken, ne annem sırf başörtülü kızların elele tutuşarak özgürlük taleplerini söyledikleri ve asla ve asla polisle çatışmadıkları özgürlük için elele eyleminden önce o kızları evimize alıp kahvaltı hazırladığı için gözaltına alınırken, ne de gördüğüm diğer zulüm ve ayrımcılıklarda aklıma işkenceyi, kan kusturmayı, yargılamadan infaz etmeyi, karşımdakini binalardan fırlatıp, kafasını ezip, cesedini yakmayı getirmedim. katıldığım eylemde sırf başörtülü diye bir kadının bebek arabasını tekmeleyip üzerine yürümedim (kabataş yalanı dediğiniz olay değil bizzat gezide şahit olduğum olay). orada bunu yapanlara engel olmaya çalışan kişinin kafasını kaldırıma da sürtmedim.

    şimdi size soruyorum, hani çok barışçıl insanlarsınız, bir böceği bile incitemezsiniz ya, yanında durduğunuz insanlardan gerçekten emin misiniz?

    inşallah son edit: destek veren güzel insanlar iyi ki varsınız, inansanız da inanmasanız allah sizden razı olsun. nefret kusan, tehdit eden, iftira atan, intikam almak isteyen ve bu başlığın altında okuduğum onlarca yazıdan dolayı üzüntü ve öfke duymama sebep olan insanlar. benim inancıma göre geçmişte bir gün hepiniz güzel bir fıtrat üzerine yaratıldınız, masumdunuz, günahsızdınız. yazdığınız bunca karanlık yazılara rağmen kalbinizdeki nefretten, vicdanınızdaki siyahtan kurtulmanız için ve asla hiçkimse tarafından zulüm görmemeniz için samimiyetle fiilen ve kavlen dua edeceğim. aynen bugüne kadar yaptığım gibi.

    şuradan devam: (bkz: #55513539)
  • bu soruyu ali ismail korkmaz , abdullah cömert , ethem sarısülük ,berkin elvan somada ölen madenciler , suructa havaya uçurulan gençler , daglicada sehit dusen askerler ve daha sayamadığım onlarca yüzlerce manasız cenazenin abilerine soracak firsati hic olmadi.

    allah aşkına soruyorum size biraz iman sahibiyseniz hiç mi günahıniz yok kardesim. siz yıktığınız vesayetin yerine kurduğunuz rejimin meyvelerini yerken masumiyetinizden ve sorumlulugunuz olmadığından eminseniz , neden korkuyorsunuz?
  • bende konu ne zaman turbana donecek diye bekliyordum, kismet buguneymis. magdur olacak baska bi konu kalmadiysa demekki ellerinde.
    (bkz: bir troll ağlıyor gozleri yaşlı)
  • öncelikle belirtmeliyim ki ek$i, bu tür payla$imlar icin dogru platform degil.

    burada kimsenin fikrine ve inancina saygi göstermeden kendi dü$üncesine saygi bekleyen yüzlerce ki$i mevcut.

    cok isterdim gercek solculuktan devrimcilikten zerre haberleri olsun,
    bu haliyle tribünde kar$i takima küfür & nefret sacan holiganlardan farklari olmadigini anlasinlar.

    saygi göstermezken saygi bekleme budalaligina dü$mesinler.

    ama olmaz biliyorum.

    ne demi$ler; katrani kaynatmakla olur mu $eker ...
  • bu bir saka olmali. ya da troll aktivitesi.

    "abi bizi oldurecekler mi?"

    bu soruyu samimiyetle mi sormuslar?

    ulan, insanlar bu ulkede zaten olduruluyor, zulme ugruyor. turkiye'deki rezillikler yetmedigi icin yani basimizdaki ulkede de icsavas cikariliyor ve vahhabi yamyamlar dunyanin her yerinden buraya gonderiliyor.

    "bizi oldurecekler mi?"

    "siz" ne kadar, kendinden baska hic kimseyi dusunmeyen, kimseye yasam hakki tanimayan, asagilik varliklarsiniz? destek oldugunuz sahislarin ulkeye verdigi zarari durdurmak icin bugune kadar ne yaptiniz? en kucuk bir elestiri getirdiniz mi?

    merak etme, kimse seni oldurmeyecek. oldurecek olsalardi, askerler zamaninda darbe yaparlardi. yapmadilar, cunku halka (bize, hepimize) baktilar, kendilerine baktilar ve artik darbelerin zamaninin gectigini gorduler.

    merak etme, seni kimse oldurmeyecek. ama bizim de olmememiz icin senin findik beyninin ve vicdaninin demokrasiyi icsellestirmesini beklememiz gerekecek. insallah "bizi oldurecekler mi?" sorusunu uretebilen beynin "kimseyi oldurmeyelim!" demeyi de becerir bir gun.
  • her olaydan sonra mağdur olmayı alışkanlık edinmiş güruhtan bir bireyin beyanı. berkin elvanın annesi meydanlarda yuhlanırken neredeydiniz zavallıcıklar, o gün neden 14 yaşında ölen bir çocuğun annesini savunmadınız. merak etme iğrenç insan size hiç bir şey olmaz.
  • dostum muhaliflerin gozu donmus diyorsun da, onlar muhalif degil ezilenler
    her gün en masum duruşlarını sergilerken bile bombalanarak gencliklerini yaşayamadan cinayete kurban gidenler
    kimseye elleri kalkmamısken hapislerde yatanlar
    "ananı da al git" diye haysiyetsizleştirilmeye calısılan insanlar

    muhaliflerin gozu donmedi, haksızlıga ugrayanların kızgınlıgı ve rte'den kurtulma arzularıdır bu.
  • (bkz: uzun ve acıklı yazayım, troll olduğum anlaşılmasın)

    edit: başlığı açan bunu da dedi; "hak vermedim desem yalan olur. eski bir chpli olarak ben de bu seçimde oyumu ak partiye atmayı düşünüyorum." #54062958

    öte yandan bir de bunu dedi;"kemal kılıçdaroğlunun hırsızlığa izin vermeyeceği söyleniyor. rezidansları hesap uzmanlığından kazandı sülalesi heralde ahahah. bu adamın seçmeni böyle cahil oldukça daha çok ana muhalefet olur bu adam". #54005900

    bu örneklerden yola çıkarak ilk entrydeki serin hikayeye inanıp inanmamak okuyucunun sorunudur.

    yıllar sonra gelen yeni farkettim editi: puhhahahah hikaye (bkz: lord eddard stark) nam-ı diğer (bkz: furkan bölükbaşı) tarafından yazılmış. lan furki sen ne zaman chp'ye oy verdin olum. bir de allah inancı dersiniz, bak hatırlatayım (bkz: yalan söylemenin günah olması). o taptığın dinin kitabını biraz daha dikkatli oku. zaten "oku" diye başlıyor biliyorsun...