şükela:  tümü | bugün
  • aborijin, avustralya kıtası yerlilerine verilen addır. avustralya yerlileri ifadesi de kullanılmaktadır. avustralya aborjin kültürü pek çok bakımdan doğaya dayalıdır. mitolojik kahramanların çoğu hayvanlardır. ortak mitolojik temalardan biri düşzamanıdır.

    öncelikle:
    (bkz: aborigine dreamtime pantheon)

    daha sonra:
    (bkz: adnoartina)
    (bkz: alchera)
    (bkz: almudj)
    (bkz: altjira)
    (bkz: bagadjimbiri)
    (bkz: baiame)
    (bkz: bamapana)
    (bkz: bell bird brothers)
    (bkz: bellin bellin)
    (bkz: biame)
    (bkz: bildjiwuaroju)
    (bkz: binbeal)
    (bkz: birrahgnooloo)
    (bkz: bobbi bobbi)
    (bkz: bunbulama)
    (bkz: bunjil)
    (bkz: bunyip)
    (bkz: daramulum)
    (bkz: darana)
    (bkz: dhakhan)
    (bkz: dilga)
    (bkz: djanggawul)
    (bkz: dreamtime)
    (bkz: dreamtime snake)
    (bkz: eingana)
    (bkz: einganu)
    (bkz: erathipa)
    (bkz: gnowee)
    (bkz: goanna)
    (bkz: gunapipi)
    (bkz: gurumukas)
    (bkz: ipilya)
    (bkz: julana)
    (bkz: julunggul)
    (bkz: junkgowa sisters)
    (bkz: jurawadbad)
    (bkz: kalseru)
    (bkz: karora)
    (bkz: kidili)
    (bkz: kidilli)
    (bkz: kultana)
    (bkz: kunapipi)
    (bkz: kurukadi)
    (bkz: kutjara)
    (bkz: lumaluma)
    (bkz: lungkata)
    (bkz: mamaragan)
    (bkz: mamu)
    (bkz: mangar kunjer kunja)
    (bkz: mar'rallang)
    (bkz: marrallang)
    (bkz: mimi)
    (bkz: minawara)
    (bkz: miralalou)
    (bkz: mita)
    (bkz: mokoi)
    (bkz: mokpoi)
    (bkz: mopaditis)
    (bkz: mudungkala)
    (bkz: multultu)
    (bkz: mumba)
    (bkz: nadubi)
    (bkz: namorodo)
    (bkz: ngalyod)
    (bkz: ngurunderi)
    (bkz: njirana)
    (bkz: nurundere)
    (bkz: papang)
    (bkz: pilirin)
    (bkz: rainbow snake)
    (bkz: tatji)
    (bkz: tjinimin)
    (bkz: ulanji)
    (bkz: uluru)
    (bkz: waang)
    (bkz: walaganda)
    (bkz: wallungunder)
    (bkz: wandjina)
    (bkz: wapiya)
    (bkz: waramurungundi)
    (bkz: waramurungundju)
    (bkz: wati kutjara)
    (bkz: wawalag)
    (bkz: wawalug)
    (bkz: widjingara)
    (bkz: wondjina)
    (bkz: wuluwait)
    (bkz: wuraka)
    (bkz: wurugag)
    (bkz: yalungur)
    (bkz: yara ma yha who)
    (bkz: yhi)
    (bkz: yingarna)
    (bkz: yrlunggur)
    (bkz: yurlungur)
  • "bu zamanın ve bu mekanın sadece ziyaretçisiyiz hepimiz. gelip geçiciyiz. buradaki amacımız gözlemlemek, öğrenmek, büyümek ve sevmektir. sonrasında evimize döneceğiz."

    alıntıladığım aborjin büyüğü sözü, barrett martin'in 1991'de skin yard ile turnelemenin ardından; bir inşaat şirketinde üst düzey yönetici olan babasını ziyarete gitmesi ve kendisinin avustralya çöllerindeki aramalarını başlatıyor.

    kökleri güneydoğu asya'ya uzanan aborjinler, bazı kaynaklara göre 40 bin ve bazı kaynaklara göre 100 bin yıl önce; endonezya'dan başlayarak, avustralya'nın kuzeyindeki adaları basamak olarak kullandıktan sonra kıtaya kuruluyorlar.

    burada bulundukları çevrenin ve kendilerinin nasıl yaratıldığına dair, bazıları günlerce sürebilen "the dreaming" olarak martin'in nitelendirdiği efsaneleri şarkılar halinde anlatıyorlar. gezgin bir baterist olan ve seattle'daki antioch üniversitesi'nde antropoloji dersi veren martin de "müzik hakkında çok farklı düşünmeye başladım. coğrafya ile ne kadar derin bağı olduğunu tecrübe ettim." sözlerini söyledikten sonra aborjinlerin mitlerini notlandırıyor. sakinleşmek için de sizlerle paylaşıyorum.

    aborjinlerin gizemli, görünmeyen ama her şeyi görebilen bir yaratıcıları var. ingilizce'de "creator" veya "great spirit" olarak nitelendirebilinse de; diğer isimleri baiame, bunjil, kartal şahin (eagle hawk) ve kükreme sesi çıkarabilen bullroarer anlamına gelen dhurramulan. ancak, yaratılışta birden fazla tanrının rolü bulunuyor.

    bunlardan biri wanambi, su birikintilerinde yaşayan gökküşağı renginde bir yılan. aborjinlere göre wanambi'nin hareketi göl ve nehir yataklarını oluşturuyor. sonrasında onlar suyla doluyor. diğer bir hikayede ormandaki kuşlar, yılan insanları ormanı yakarak öldürmeye çalışıyor. yaratıcı ise kendi çocuklarının savaştığını görünce üzüntüsünden ağlayarak nehir ve gölleri oluşturuyor.

    anlatılan hikayelerden biri su üstünde yürürken, gökgürültüsü ve yağmuru oluşturan jambuwal'ı içeriyor. aborjinlerin efsanesinde atalar bir balina şekline de girebiliyor. tepesiden çıkardığı suyla yağmur bulutlarını oluşturuyor. martin'in notlarında en çok zevk aldığı efsane ise tuzlu suyun yaratılmasıyla ilgili. normalde su taze iken, dikkatsiz bir balıkçı yanlışlıkla ataların denizkaplumbağası yansıması inibungei'yi yakalıyor. inibungei kızıyor ve suya işeyerek, okyanusları sonsuza kadar tuzlu hale döndürüyor.

    medeniyetin simgesi ateşi göklerden şimşek formunda kartal şahin tedarik ediyor. timsah rahip, whowie de ateşin tedarikçilerinden biri olarak gösteriliyor. efsaneye göre atalardan bu versiyon, kendi yaşam alanına destursuz giren dikkatsiz insanları, suyun dibindeki gizli inlerinde hapsetmekle uğraşıyor. ancak bu arada ateşi sağlayacak çubukları da aynı yerde saklamakta. bunu öğrenen gökkuşağı kuşu, whowie'yi kendi tuzağına düşürüyor ve ateşi de insanlarla paylaşıyor. ayrıca aborjinler çöl kumuna kırmızı rengi, topraklarında yaratıkların ve kabilelerin bulunduğu savaşlarda akan kandan geldiğini düşünüyorlar.

    insan öldüğünde nereye gider sorusu da aborjin inanışlarında kendisine yer bulmuş durumda. eğer bir insan iyi ve cömert bir hayat sürerse kungara kardeşler adı verilen bulutlardan büyük (ve yaşlı) olanına gidiyor ve orada atalarıyla hayat sürüyor. aksi halde küçük kungara'nın eline düşüyor ve ruhlarını yenerek kaybediyorlar.

    gökyüzü de aborjinlerin inanışlarında yer tutmuş. devasa bir su fışkırmasıyla göğe yükselen üç balıkçının, orion takım yıldızını oluşturduğuna inanmışlar. pleiades ise kocalarının katılığından yorulan birbirinden güzel 7 kız kardeşin, özgür olmak için yıldızlara uçmasından oluşmuş. samanyolu ise aborjinlerin atalarının "sizleri gözetliyoruz, yanınızdayız." anlamına gelen kamp ateşleriymiş.

    aborjinlere göre güneş kadın, ay ise erkeği temsil edermiş. güneş onlara göre anne gibi hayat başlatan ve devam ettirenmiş. ay ise sakinlik, gelgitler, mevsim değişimleri ve ölümü temsil edermiş maskülen özelliklerle. tutulmalar ise ay ve güneşin sevişmesiymiş.