şükela:  tümü | bugün
  • muse'un 3. albümü.
  • tracklist'i aşağıdaki biçimde açıklanmış, 22 eylülde çıkması planlanan 3. muse albümü.

    1. (intro)
    2. apocalypse please (kod adı emergency)
    3. time is running out
    4. sing for absolution
    5. stockholm syndrome
    6. falling away with you
    7. (interlude)
    8. hysteria (kod adı i want you now)
    9. blackout
    10. butterflies and hurricanes
    11. the small print (kısaca tsp)
    + fury (japanese bonus track, kod adı get a grip)
    12. endlessly
    13. thoughts of a dying atheist
    14. ruled by secrecy

    ilk yorumlar dökülmeye başladı. "their best album", "the best album of the millenium", "thom* and jonny* are running scared", "the most important band since nirvana", ve en güzeli:
    "next to absolution, even something as majestic as elephant sounds so painfully small.
    "their third studio album, is a work of brilliance, from every angle and in every sense."
    "'it’s time,' he says, 'we saw a miracle'. muse’s third album is packed full of them."

    ingiliz ve fransız top 40 listelerine bir numaradan da girmiş bulunuyor. tüm yurtta ve dış temsilciliklerde kutlamalar başlamış durumda.
  • muse hamdı, pişti, oldu.. bu, bu albüm de olmuş. oturan ve şarkıları icra ederkenki öfkeli tarzları ile her ne kadar bir kısım çevrenin "sözleri çok arabesk", "vokalleri ferdi tayfur misali" demesine rağmen daha çok uzun zamanlar insanların kafasını bulandıracak, beyin nöronlarına zarar verecek, bunalıma ve depresyona sürükleyecek mükemmel müziği icra edecekleri kanaatindeyim. umarım böyle devam eder, ya da daha da güzelleşirler; gelişirler. kaybedilmek istenmeyen bir grup oldu muse bu albümle, daha önceki muse albümlerini dinlemiş olanlar bu albümü dinlediklerinde söylediğimi anlayacaklar. albümün sözleri gerçekten de leziz. yaralı ceylanlara ithafen..

    bir time is running out var ki amman amman diyorum, abartılmış değil; hakkaten de nirvanadan sonraki en önemli bandlerden biri oldu.. albüm usenet de ve bilimum ftplerde mevcut. çekinmeyin..
  • şimdilik iki klipleri mtv'de dönüyo. bana gereğinden sert gözüktü şarkılar, ama zaten origins of symmetri de başta sert gözükmüştü. zamanla sevilen albümlerden biri olma potansiyeli var. belki de yok bana öyle gelio..
  • kesinlikle bir basyapit. aliskanlik yapiyo.
  • muse için bir günah çıkarma albümü olmuş absolution. origin of symmetry den sonra grubun müziğindeki renklerin belirginleştirilmesi ve işin güzel tarafı bunun sınırlar zorlanmadan yapılması ile pek nandide bir albüm çıkarmış muse. tüm eski yüzeysel, pesimist, kuru gürültü yapan grup eleştrilerini nihayet bu albümle tamamen tersine çevirebilmişler. özellikle albüme hakim orkestral korolara bol kepçe distorsiyon eklenmesi ile albüm güçlü bir kişilik kazanmış. lakin biz bunun daha iyisini de biliyoruz (bkz: ok computer). hazır ok computer demişken, bu albümü ilk dinlediğimde radiohead için ok computer nasıl bir mihenktaşı olduysa absolution da muse için aşılması zor bir zirveyi temsil ediyor diye düşündüm. demek ki orkestral enstrumanlarla iyi kaynaştırılan neo-klasik rock her zaman iş yapıyor. her şey iyi güzel de ilk günden beri matt bellamynin vokalindeki astımvari içgeçirişler, bu albümde her zamankinden daha derin ve içdaraltıcı halleriyle arzı endam eylemekteler (bkz: hysteria). şarkıları peşpeşe dinlemek bazen pek sağlığa faydalı gelmiyor. küçük dozlarda sık sık alın.
  • muse ' un kesinlikle bekleneni verdigi 3. albumunun adı. her sarkı takdir edilesi ve tatmin edici. hysteria, thoughts of a dying ateist, the small print diger one cıkan sarkılar. her muse hayranının edinecegini ve sevecegini dusunuyorum.
    icinden cıkan dvd'de de albumun yapımını gosteren bir belgesel ve fotolar bulunuyor. bu sekilde grubun ne kadar profesyonelce ve de yogun bir sekilde, detaylardan kacmadıgını da gorebiliyoruz. studyo ortamında da bu albumde grubun farklı ve ilginc ses arayısında oldukları, ki bu en cok perkusyonda hissediliyor, gorulebilir. hatta matt bellamy'nin studyoda bile calarken turlu sekillere girisi de gozden kacmıyor.
  • sen de mi brutus ilk tepkim oldu. ticari kaygıyla alışılan melodilerle bezenmiş, adamlar kendilerini sevdirmek için farklı niteliklerinin çoğundan vazgeçmişler. evet daha bir döndür döndür dinle albümü, hatta ben de bikaç kere daha dinledikten sonra "ne süper albümmüş , dur şu entrymi düzeltivereyim" derim ama yine de kolay yolu seçip kendilerinden vazgeçtikleri için kınıyorum
    (bkz: time is running out)