şükela:  tümü | bugün
  • kapı yayınları tarafından basılan yeni iskender pala romanı.

    --- spoiler ---

    elinizdeki kitabı yalnızca roma, kudüs ve istanbul ekseninde bir casusluk romanı olarak değil, aynı zamanda mezopotamya’nın sosyal, siyasi ve sanatsal tarihi gibi de okuyacaksınız. iskender pala’nın her zamanki yetkin kaleminden nefes nefese bir polisiye...
    --- spoiler ---
  • iskender pala napiyor son on yıldır yaklaşık haberim yok. ne sebeple bilmiyorum ama eserleriyle arama mesafe koyup bende kalan son kitabını da irak'ta ikamet eden arkadasima eyup'te hediye etmiştim. otobüs durağında kitabının reklamını görünce tabiat ile bu da bir animdir'i paylaşmak istedim.
  • iskender pala, ntv'den gülay afşar'a yeni romanını anlatmış.
  • söylenenlere göre netflix tarafından diziye uyarılıyormuş.

    https://www.marketingturkiye.com.tr/…-dizi-yapiyor/
  • bi kitaba kolay kolay bağlanamayan biri olarak ;
    bu kitapta tek yapmam gereke kitabın kapağını
    açmak oldu. gerisi kendiliğinden geldi zaten.
  • türkün türke propagandası olan dan brown öykünmesi. zaman kaybı.
  • okurken zaman zaman dan brown okuyormuş gibi hissettim. sanırım aşk hikayesi işlemeyeceğim diyen pala biraz bocalamış. ama güzel bir araştırma sonucu elde edilmiş bir kitap benim nezlimde.

    okuyayım mı diye soranlara;
    eğer dinler tarihinden, ajanlık ve arkeolojiden haz ediyorsanız evet okuyun. ama kendinizi bir anda mosaad mit cia biliyorsunuz. birde caponiiiiis arkideşler var

    en iyi kısmı bana göre tepeye götüren dedeli kısım.
  • netflix'in 5 bolumluk dizi yapmayi planladığı iskender pala'nin polisiye romani. okurken muthis haz aldim.

    kendi kültürümüzü bizlere anlatmayi amac edinmiş. üzerimizdeki ölü toprağını atmak icin adam var gücüyle calisiyor bu sebeple cokca takdir ediyorum.

    en eski medeniyetlerin ev sahibi olan anadolu topraklarina ve ortadogu topraklarina yapilan kültür suikastini cok iyi işlemiş. hz ibrahim'in mirasi pesinde cia, mossad ve mit'in mucadelesini anlatirken olaylar urfa, kudus, istanbul ve hatta tokyo'da geciyor.

    ortadogu topraklarinda yasanan vahsetin yalnizca insan katletmek olmadigini, sistematik sekilde bu cografyada yasayan halkin tarih, kültür, sanat ve bilimden nasil koparildigini, nasil mankurtlastirildigini anlatiyor.

    --- spoiler ---

    zara ve selim arasinda bir sey olmayacakti madem neydi o koskoca egitim gorevlisinin liseli cocuk gibi kalbini pir pir ettirdigin sahneler.

    gerci iskender pala roportajinda "ben kitabın sonunu açık bıraktım. hikaye bitti ama ondan sonraki sezonlar için her şey hazır. çünkü bu kavga hiç bitmez. dünyanın hiçbir yerinde dinler savaşı bitmez, petrol savaşı bitmez, ticaret yollarının kimin elinde olacağı tartışmaları hiç bitmez." diyor. belki zara ve selim'e baska bir kitapta sans verir.

    --- spoiler ---
  • yazarın saray/tarih aşkları/hikayeleri anlatmasına gönül vermiş bir okuyucu olarak hayalkırıklığına uğradım diyebilirim. polisiye türü beni pek cezbetmedi. sonu ultra hayalkırıklığıydı. hikayeye çok talihsiz bir son biçmiş. stephen king reizi geçti diyebilirim.

    diğer kitaplarında bilgileri sıkmadan, güzel edebiyatıyla yoğurup da verirdi. bu kitabında ise "bildiğim her şeyi bilmenizi istiyorum" gibi düşünmüşçesine, salt dini ibarelerden oluşan uzun konuşma metinleri içimi çok baydı. hiç adetim olmamasına rağmen kitabı okurken 2-3 sayfa atladım.

    kitaptaki "illuminati" havası çok çiğ kalmış. cia/vatikan/zelotların asıl emellerini bu kadar aptala anlatır gibi ifade etmeleri, okuyucuya alt metni sürekli izah eder gibi olmuş. gözüme battı.

    iyi/kötü karakter ayrımları çok keskin, bunu da beğenemedim. böyle şeylerin modası geçti, artık okuduğumuz iyi karakterlerin kusurlarını görmek; kötü diye yansıtılanlara da neden böyle olduklarını anlatan makul nedenlerle sempati duymak istiyorum.

    aranan suçluların ellerini kollarını sallaya sallaya ulusal ve uluslararası uçuşlarda nasıl seyehat edebildiklerini merak ettim.

    anlatımı baya yanlı bulduğum için çok keyif alamadım. gene de hiç adetim olmamasına rağmen birkaç cümleyi notlarıma ekledim. doğu kültürünü yüceltmesi ve bize yakın tarihin "ilk" diye dayatılması fikrini yıkmasını sevdim.

    polisiye kurgu, dinler ve tabi ki tarih severlerin okumasını tavsiye ederim. benim gibi, aa iskender pala'nın yeni kitabı çıkmış, diyip arkasını okumadan alacaklara da hiç zahmet etmeyin diyim.
  • iskender pala’nın tarzını sevdiğimden yorumlara falan pek bakmadan aldığım, ama beni pişman eden kitap. bitsin diye zorla okuyorum, ama beşyüz küsür sayfa olunca bitmiyor. yazarın doğu/batı çatışmasındaki tutumu yeşilçam’ın bizans filmleri çiğliğinde. o kadar kör göze parmak sokarak yapılıyor ki, bir süre sonra kusma hissi yaratıyor. batılılar, avrupa, cia hep bir dönem yayınlanan pembe dizilerdeki kötüler gibi düşünüp konuşuyor. şöyle kötülük yapalım, müslümanlar kaka hepsi ölsün, çok büyük kötülükler yapıyoruz, ama olsun maksat müslümanlar ölsün modunda takılıyorlar. sürekli bir ders verme, sürekli bir batı bokunda boğulurken doğu medeniyet kurmuştu, batı olmasa müslümanlar arşa çıkmıştı tavrı. sen yine ver mesajını da, bu kadar da kitabın yarısını dolduracak kadar, vaaz verir bir biçimde abartma, küçük küçük örneklerle okuyucunun kafasında bir fikir uyandır. son yüzelli sayfa da bitsin istiyorum, sonra iskender pala’ya tövbe edeceğim.

    edit: azmettim ve bitirdim. sonlara doğru zaten sonuca yaklaşınca aktı gitti kitap.

    --- spoiler ---

    kitapta en sevdiğim karakterler, masaaki ve sanırım zara oldu. müslüman olmayan tayfadan iyi olanlar da zaten sadece ikisiydi.

    selim konusunda kararsız kaldım, sevdim de sevemedim de. ama zara’ya bir şeyler hissettiği açıktı ve zara da istediği takdirde, zara’nın tüm geçmişini görmezden gelip birlikte olsalar diye bekledim açıkçası.

    bunun dışında az biraz sümer ve ibrahim tarihi bile güzeldi. nemrut dağını görmeyi çok istedim kitabı okurken, hatta rüyamda gitmiştim.

    sürpriz sonlu olacağı kesindi de, süpriz sonu sevemedim. keşke az biraz daha tarafsız bir dille yazılıp, yer yer müslümanlar da eleştirilseydi. sadece bir yerde vardı, ama yeterli değildi. o kadar taraflı olması, kitabın diğer yönlerini gölgede bırakmış. en azından benim nazarımda. bir de aşksız kitap biraz sönük olmuş. alperen ve vuslat’ın aşkı, aşk gibi olmadığı için onu saymıyorum.

    --- spoiler ---