şükela:  tümü | bugün
  • kuşkuyu,umudu,korkuyu ve hüznü ve rahatlamayı beraberinde getiren kelimedir.

    2015 yılının nisan ayında evde oturuyordum.sabit telefonun zili çaldı. açtım. " isminiz justinianus mu ?" dedi bir bayan. evetledim. " k. isimli bir ablanız var mı ? " . vardı dedim. "60'lı yıllarda y. isimli bir arkadaşını hatırlıyor musunuz ?" hatırlıyorum. dedim. bir rahatlama nefesi hissettim muhatabımdan.

    "ben" dedi " y.nin kardeşi g.yim ,şükür kavuşturana, kaç yıldır merak ediyordum seni
    hayatta olduğuna çok sevindim." dedi. ben de ablamın yıllar önce öldüğünü söyleyip y.hanımın hayatta olup olmadığını sordum. o da vefat etmiş.

    bir gezide tanışmış ve arkadaş olmuştuk. g. sanırım bir bankada çalışıyordu. zaman zaman buluşuyorduk. erkek arkadaşından,işinden filan konuştuğumuzu hatırlıyorum. fazla bir yakınlığımız olmamıştı. kendisini en son 1967 yılında gördüğümü sanıyorum. 48 yıl sonra arayıp sorması ,ararken acaba hayatta mı diye merakı...

    insanoğlu tuhaf bir mahluk.
  • bir edip cansever siiri;
    dönelim
    döndürsün bizi
    kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi
    yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan
    ve akılda kalan bir yokuştan
    ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından
    ve çocukluktan
    dönelim
    dönelim mi biz
    gençlikten, oralardan
    mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
    dönelim mi acıya
    acıya, büyük acıya
    ve soralım mı acaba
    ey büyük yalnızlık insansan eğer
    bir kaya
    dalgalar yalarken onu
    o bakarken kaskatı kalabalıklara
    ah, kalbin bulut bulut akan sesi.

    bütünüyle bir semte benziyor ruhi bey
    binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
    kedilerden örülmüş bir semtte
    ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
    soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
    bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
    her şeyin, ama her şeyin çok dıştan farkedildiği
    eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
    belki de genç bir şairden ödünç alınan.

    yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor ruhi bey
    düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
    nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
    yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
    oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
    boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
    üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
    azıcık vakit kalmış
    ya da vakit var daha. ama ne çıkar
    gövdenin yazgıya başkaldırması mı
    ruhi beyin
    başkaldırması mı yoksa?

    vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
    vaktinde anlamanın sevinci mi
    ya da biraz geç kalmanın
    o gereksiz tedirginliği mi
    hangisi?

    ama belli ki sonundayız her şeyin
    en sonunda.
  • cepte mesaj yazarken en zorlanılan kelimelerden biridir...
    (bkz: cep telefonuyla mesaj yazamamak)
    (bkz: cep telefonu ile mesaj yazmak)
    (bkz: chatboard)
  • ela gozunden akan
    atesli nazarlarin
    acaba acimadan
    kimi yakacak yarin?

    dudaklarin acaba
    kimlerle opusecek?
    kimler yarin acaba,
    tuzagina dusecek?

    anliyorum, bizlerden
    intikam aliyorsun.
    lakin ey kadin bilsen,
    nasil alcaliyorsun.

    (bkz: sabahattin ali)
  • aşkları da devralır mı
    kalp nakli yaptıranlar?*
  • arapçada "cevapla(yınız)" anlamına gelen aceb'in türkçeye, istanbul türkçesine uydurulmuş halidir.

    ingilizce karşılığı "can you tell me..."dir.
  • osmanlıca bir sözcük olan "acep"den türetilmiştir. en yakın ingilizce karşılığı olarak ise "i wonder if..." kalıbı önerilebilir.
  • "ama" benzeri rahatsız kelimelerimizden birisidir...içerisinde "kuşku" barındıran, aklın bir köşesinden geçtiği takdirde alınan kararların şöyle bir elden geçirilmesine sebebiyet veren, kimi zaman "pişmanlık" öncesi karşımıza çıkan kelimedir kendileri...

    hani diyorum, "acaba"nın olmadığı bir dünya nasıl olurdu?

    (ara: acaba)
  • t9 sözlüğün favori kelimelerinden biri.zira beş kere üstüste 2ye basmak gerek ve yeter şarttır bu kelimeyi elde etmek için.
  • zeki müren söyle bunu eskimeyen dost albümünde. ahmet selçuk ilkan yazmıştır sözlerini. çok ziyan zebil eder insanı.

    bilmem ki unuttu mu dudakların adımı
    gözlerinde anılar eskidi mi acaba?
    o en güzel ümitler o en güzel hayaller
    yılların gölgesinde kayboldu mu acaba

    oysa daha duruyor ağaçlarda ismimiz
    oysa daha solmadı duvarlarda resmimiz
    bir zaman eşsiz olan o en yüce sevgimiz
    yoksa senin kalbinde tükendi mi acaba?

    en çılgını bak benim hala senin yolunda
    ne çıkar ki bu aşkın ölüm olsa sonunda
    sevgilim söyle bana yoksa senin gönlünde
    yıllar süren aşkımız küllendi mi acaba?