şükela:  tümü | bugün soru sor
  • özellikle rahiplerin tutulduğu garip bir hastalık. hastalar olağanüstü bitkin ve melankolik olurlar, çünkü hesabını vermeleri gereken bir günah içinde olduklarını düşünmektedirler.

    ortaçağ'da sık sık görülmüştür ve o çağdan kalma kaynaklara göre hastalar huzursuz bir biçimde oradan oraya koşuşturup durur.

    bir yoruma göre bu hastalık kaygının aynısıydı.
  • izmir çıkışlı olduğunu zannettiğim (ki dergi içerisindeki dökümanlardan bu anlaşılıyor), ilk sayısı eylül 2004 tarihinde çıkan, metal müzik hakkında bir fanzin.

    en son sayfada "esnaf metalciler!" adlı bir köşede, müzikten kazandığı paralarla kendilerine iş kuran bazı metal gruplarının ne gibi işler kurduğu hakkında geyik bir bölüm var, hoşuma gitti. birkaç örnek vermek gerekirse:

    children of bodom çocuk yuvası
    dark tranquillity anestezi aletleri
    king diamond kuyumculuk
    anathema kitabevi
    at the gates çelik kapı gibi...
  • (ruhsal) tembellik. 7 ölümcül günahtan biridir.
    http://www.lcms.org/…2/display.asp?t1=a&word=acedia
  • serol teber'in melankoli adlı eserinde şöyle geçer ;
    acedia sözcüğünün kökeninin antikçağa, grekçe'ye değin uzandığı izlenmiştir. bu sözcük temelde ''sorunu olmayan ruhsal durum'' anlamında kullanılmıştır. ancak bu ''sorunu olmayan ruhsal durum'' ile ''sorunsuz'', ''sorumsuz'' ruhsal durumlar ikili anlamda birbirleriyle karşılaştırılarak kullanılmıştır. cicero, olasılıkla ilk kez olumsuz anlamda, hiçbir şeyi kendine sorun yapmayan - sorunsuz ve sorumsuz- gamsız,anlamlarında kullanmış. zaman içinde sözcüğün olumsuz anlmamda kullanımı artmış. giderek salt olumsuz anlamlarda kullanılmaya başlanmıştır.
    acedia sözcüğü - cicero'dan sonra- tembel, uyuşuk, üşengeç, çalışmayı sevmeyen, enerjisi-vitalitesi tükenmiş, toplumsal yaşamdan geriye, kendi kabuğuna çekilmiş insanları tanımlamak için kullanılmıştır. özcesi bu tanımlamalarla, bir tür oblomov yaşam tarzı anlatılmak istenmiştir.
    ortaçağın başlangıcında, acedia, önceleri birbirinden ayırt edilmesi oldukça zor, hatta çok kez olanaksız, üç ayrı anlamda kullanılmıştır. bunlar: 1) tembellik ve üşengeçlik, 2) cin bilimciliği, spiritüel deneyimler 3) melankolidir.
    zaman içinde ayrıntılar silinmiş. acedia genel olarak, geçimini sağlayamayan, toplumsal ve dinsel görevlerini yapmakta kusur gösteren, hüzünlü, melankolik insanlar anlamında kullanılmıştır. ayrıca, iç ve dış etkilerle ortaya çıkmış, sıkıtı, çaresizlik, kederli durumlara ilgisiz, yorgun, canından bezmiş, tükenmiş mizaçları/kişilikleri tanımlamak için de hep acedia sözcüğü kullanılmıştır.
  • dokuzuncu nesil sabirtasi yazar.
    (bkz: hoşgelmiş)
  • olmayan geçmişlerden olmamış hikayeler uydurup yarattıkları efsaneyle hayatlarını anlamlandıran ölümün kıyısındaki gözü yaşlı yaşlılar, akıl sağlığını çoktan kaybetmişler, meşruiyet müptelası devletler, böbürlenecek bir mazi arayışındaki milletler gibi değil benim onunla hikayem. onu tanımazdan evvel yazdığım bir hikayeye "kızıl saçlı güzel" olarak konuk olması, bizim hikayemizi mistikleştiren geçmişe yamanmış bir efsane değil. hakikatin kendisi. ve tanrı biliyor ya, o hikaye bizim hikayemize karıştığı günden beri, beraber batıyoruz ve beraber çıkıyoruz hep. o benim en çok kızdığım olurken ben onun en çok sevdiği; ben onun en çok çektireni olurken o benim vazgeçilmezim oluveriyor. hastalıklar, sağlıklar, iyi günler ve kötü günler görüldü, görülecek; lakin bundan sonra da - bundan önce olduğu gibi - çıkacaksak yine beraber çıkacağız, batacaksak yine beraber batacağız.
  • inanılmaz entrylere sahip mükkemmel bir ekşi sözlük yazarı. eski snowboard takım arkadaşım olabilir.
  • bir yorgunluk hali, ilgisizlik ve yavaş düşünme ile karakterize bir depresyon tipidir.
  • en buyuk sucu hayallere yer olmayan bir dunyada hayaller kurmasi olan suser.
  • bir nick olarak harikulade bir secim.