şükela:  tümü | bugün
150 entry daha
  • klasik bir yeşilçam filmi değildir. 60 sonrası rahat dönem, epik tiyatro kuramı ve italyan yeni gerçekçiliği etkisi belli oluyor. zenginlik kötüdür, para insanı kirletir klişesini bu filmde göremezsiniz ve hatta ''sen kötü yazılmış romanların tesirindesin. o romanlarda zengin erkeklerin fakir kızları sevmesi hep kötü gösterilir. olmaz öyle şey!'' kısmıyla özellikle vurgulanmıştır. türkan şoray'ın zengin genç ile evlenmesi de direkt gözünün yükseklerde oluşuna, değer bilmezliğine bağlanıp ayıplanmıyor; diğerleri kadar kurban olduğu, dönüşümü gösteriliyor.

    o dönem haliç tersanesi'nde çalışan işçilerin aldığı ortalama ücret gerçekten 500 tl civarındadır. kasımpaşa yavaş yavaş apartmanlaşmaya başlamıştır ve eski cumbalı ahşap binalar ile apartmanlar arasındaki fark, toplumda statüye işaret eder. yani film sadece drama üzerinden seyirciyi bağlamaya çalışmıyor. konak sineması'nda bütün gün oynayacak film statüsünde olmadığını, hedef kitlesinin fransız filmlerini izleyen nişantaşı eliti değil, köyden şehire gelmiş işçi sınıfından insanların olduğunu düşünürsek dramatik biçimin ustaca kullanılarak nasıl epikleştirildiğini anlayabiliriz.

    o dönemki sıkıntıları ve yokluğu da düşünürsek bence metin erksan ve türk sineması özelinde gayet başarılı.