şükela:  tümü | bugün
  • arkadaşımın başına gelen olayı aynen aktarmak istiyorum. amacımız kariyerini bu yolda sürdürmek isteyen insanlara bir nebze olsun katkı sağlamak ve özel sektördeki köleliğe son vermektir. bana kalırsa bu direkt (bkz: mobbing) ama firmalara göre gayet normal (!)

    aynen aktarıyorum:

    “merhaba;
    ben acıbadem sağlık grubu 9. management trainee – dış gelişim – adayıyım. en azından adayı idim. ben de pek çok yeni mezun gibi bilinen şirketlerin yeni mezun işe alım programlarına başvurdum. bu programlara giren benim gibi pek çok arkadaşımın şu anki hayatlarını ve koşullarını gözlemleyerek kurumsal bir şirkette çalışmak istediğime karar vermiştim. acıbadem ise adı bilinen ve özellikle sağlık sektöründe öncü bir kuruluş olması ile kafamda iyi bir imaja sahipti. pek çok mt gibi önce cv incelemesinden sonra test aşamasından geçtim. daha sonrasında ise yüz yüze yapılan 3 tane daha mülakat ve 1 teklif mülakatı ile toplamda 5 aşamayı geçmiş bulunarak, 5000 küsür online başvurudan seçilen 21 kişiden biri olarak işe kabul edildim. ve sanırım tam olarak da hatam burada başlıyor. bana teklif edilen maaş çok düşük – gerçekten düşük – olmasına rağmen şirketin adına, imajına, mt sürecinde verilecek eğitimlerin bana katacaklarına, performansın takdir edilebileceğine inanarak -şizofren olmadığım için bunların bana vaadedildiğini de söylememde sakınca yoktur sanırım- ankara'dan kalktım ve istanbul'a yerleştim. bilen bilir, bilmeyen duymuştur. istanbul'da zaruri masraflarımı karşılamama yetmeyen maaşım, zaten insanca yaşamama yetmeyecekti. ailemin desteğini kabul ettim, ki bu iş hayatına atılan birinin kendi ayaklarım üzerinde duracağım artık hevesini bile söndürürken, benim gibi üniversite hayatı boyunca ufak tefek de olsa çalışmış ailesinden destek almamış bir insana birazdan fazlaca koydu.
    oryantasyon günüm çok iyi planlanmamış olsa da gözümü boyamaya yetmişti, üniversitede eğitim alacak, saha gözlemlerine çıkacak hastaneleri ve yönetimi tanıyacak en alttan en üste kadar neler olduğunun bilincinde olacak yöneticiler olmak için hazırlanacak bir süreçten geçirilecektik. yani teoride öyle diye düşünüyorum. ve sonrasında profesyonellik (!) örnekleri yağmur gibi yağmaya başladı;
    sözleşmem bana imzalatıldığında bir kopyasını istemiştim, yönetici tarafından da imzalanmadan veremiyoruz dendi ve işe başlangıcım sonrası talep etmem gerektiği söylendi. ne var ki imzalamış olduğum sözleşmede ilgili sözleşmenin birkaç gün önceden verildiği ve incelenip imzalandığı yazıyordu. 10 dakika bile verilmedi diyebilirim. sözleşmemde 2 ay deneme süresinden sonra işten ayrılmam halinde 2 yıllık sürenin çalışmadığım kadarının brüt ücretini tazminat olarak ödeyeceğim, bütün fazla mesailerimin aldığım ücrete dahil olduğu, cumartesi ve bazen pazarları da çalışacağım..ilk anda okuyabildiklerim bunlardı. çünkü acele etmemi söyleyen biri vardı başımda. ve ben iyi bir kariyerim olacağını düşünerek bunu imzaladım. daha sonrasında eğitimim başladığında bir eğitmen bütün adayların yüzüne gülerek sigara içemiyorsunuz kiii dedi. çay kahve molası ? yok. cep telefonu ? kullanamıyorsunuz. yemek ? yemeklerde dışarı çıkmanız yasak ama yemekler cidden çok kötü diyen de aynı eğitimci, aynı dalga geçen surat. acıbadem'in bir sürü kurumsal firmaya catering hizmeti sağlayan bir alt yapısı olduğunu söylersem sanırım sizin için daha anlamlı gelecektir demin kurduğum cümle. yemek molanız yarım saat, 15 dakika kahvaltı süreniz var, 15 dakika da izin kağıdı alıp lavaboya gidebiliyorsunuz. yemek yediğiniz salonda “mola süreniz 2 saattir” yazısının altında yarım saatte yemek yemeye ve nefes almaya çalışan birini düşünün. bu sırada bütün yazışmalarının whatsapptan yapılıyor, emailiniz zaten 2 hafta sonra açılmış fakat kullanılmıyor -yani şirket içi resmi yazışma bu deseniz biri size muhtemelen huni hediye eder kafanıza takarsınız-, uzun bir süre geçerli bir yaka kartınız yok. hasta kabulde başlıyorsunuz çalışmaya, bundan gocunmadım kimse yanlış anlamasın lütfen, en alttan en üste yapıyı anlamak birebir deneyimlemenin geleceğin yöneticisinin gelişiminde önemli rol oynadığını düşünüyorum. ama 8 ay boyunca bundan öteye gidemeyecek olmak? ve hastanelerde çalışırken kimsenin sizi önemsememesi bir şey anlatmaması ve yardımcı olmaması da cabası. ne yöneticisi, ne çalışanı. adaletsizlik ise başka bir boyutu işin, kişiden kişiye farklılaşan uygulamaların “kurumsal”lığa yedirilmesi ne kadar mümkünmüş ben bunu gördüm. eğitimleriniz sonunda da sınav oluyorsunuz bu arada, ancak sınava çalışmanız mümkün değil çünkü sınav gün sonunda. dersi dinlediysen cevaplarsın diyeceksiniz değil mi? size ilkokul öğrencisi muamelesi yapan eğitmenin not almanıza izin vermeyecek kadar hızlı anlatıp sorduğunuz sorulara verdiği iğneleyici yanıtlar da üzerine tatlı gibi geliyor. bir eğitmenime sorduğum soru sonrasında müdür yardımcısının, pardon insan kaynaklarının odasına çağırıldım bile bu kadar kısa sürede. işime son verilmesi de aynı şekilde oldu, whatsapp üzerinden xx hanım seni yarın çağırıyor diye bir whatsapp mesajı aldım sadece. gittim ve işime son verildi. ha vermeselerdi de orada kalır mıydım ? asla. zaten diğer insanlar da kalmadı 21 kişiden geriye 14 kişi kaldı şu anda ve o 14 kişi de iş arıyor, biliyorum.
    yöneticilere, insan kaynaklarına ve işten henüz ayrılmayan arkadaşlarımı içeren uzun bir mail yazdım, daha kurumsal ifadelerle gördüğüm eksikleri anlatan. ama istiyorum ki bu orda kalmasın.
    ne maaş yönünden sizi standartların çok çok altında bırakan, ne de iç müşteri dediğimiz çalışana zerre değer vermeyen bir firmada işe girmeyi aklınızdan geçirmeyin istedim. çünkü ben internette arattığımda hiç bir şey bulamadım ve insanlarla konuştuğumda sıfıra yakın bilgiye, yalnızca hastanenin imajından gelen kesin iyidir yargısına kandım. 9. kez mt programı açan bir firmanın ilerlemesi beklenirken şu anda yaşadıklarımı ve gördüklerimi düşünerek, sabretseydim de üretkenliğim namına tatmin olmayacağımı düşünüyorum.
    yeni mezun, taze, öğrenmeye, üretmeye açık ve hazır insanların bu şirketlerde sömürülmesini bir nebze de olsa engellersem kendimi şanslı sayacağım ve vicdanım rahat olacak.
    bu yazıyı okuyan herkese teşekkür ediyorum.”
  • acıbadem'in adına kanıp işe başlamış bir insanın daha yaşadıkları. aramıza hoşgeldin. ben 1 yıl dayanabildim. bana da aynı numarayı çekmişlerdi, ayrılırsan bir maaş cezası var. hasss.... oradan dedim. ev arkadaşım avukat, siz beni dava edin bende sizi dava edeyim. para falan vermiyorum. ik'cı kızımız notu düştü tazminat istenmeyecek. çünkü bana hakaret eden bir doktor barındırıyordu bünyesinde.bu zamana kadar kimlerden almışlar kimlerden bu paraları bu arada.

    piyasada en düşük ücreti veren sağlık alanında kurumsallardan biridir bu şirketimsi.
    içinde şirket aça aça taşeron cennetidir. temizlik bünyesinde çalışan aplus, laboratuvarlarında çalışan labmed çalışanıdır. bu iki şirket acıbademin kendi şirketidir. birine asgari ücret diğerine asgarinin biraz fazlasını verir.
    hakkımı helal etmiyorum kendilerine. buradan bir kez daha yazayım.
  • geçmiş olsun diyerek başlamak istiyorum.

    özellikle iyi firmaların daha iyi kurumsal yapıya sahip olmasını beklerken, çalışanlarına bu kadar kötü davranması.

    2 yıllık taahhütte laf bile edemiyorum, benim kölemsin deseler daha açık olur.

    bir pazarlamacı olarak negatif reklamlarını yapıcağıma emin olabilirsiniz.

    tekrardan arkadaşınıza geçmiş olsun.
  • insan mezbahası bir kurumdan insanların fazla beklentisi olduğunu göstermiştir.

    yahu hastane muhasebecisinin diğer ortak doktorları dolandırıp başa geçmesiyle kurulmuş, yoğun devlet desteğiyle büyüdükten sonra da satılmış bir kurum. başım ağrıyor diye gitseniz en az 1,500tl ödüyorsunuz hiç bir şeyinizin olmadığını duymak için.

    sağlam giren o kadar çok kişinin öldüğünü gördüm ki bu mezbahada yakınından geçerken tedirgin oluyorum. dünyanın parasını verdim sigortama, acıbadem'i kapsıyor ama gitmiyor, biliyorum çünkü hasta olmasam hasta ederler adamı üç beş kuruş için.

    iş hayatı açısından iyi bir tecrübe olmuş ama kısmen. çoğu yer hemen hemen böyle. bu düzenden ya kurtulun kendi işinizi kurun ya da start-up firmalarla ya da start-up ruhunu kaybetmemiş firmalarla çalışın.

    boşverin böyle saçma sapan yerleri, geçmiş olsun.
  • yukarıda tutulması gereken entrye sahip başlık. böyle insan sömürmek üzere kurulu şirketlerin en kısa zamanda cezasını çekmesi dileğiyle.
  • leşligi konusunda birinci ağızdan bilgi aldığım firmadir. insanları 3 kuruş için ıstanbula suruklemekle kalmayıp bir de çirkin bir şekilde işine son verirken nasıl vicdanlari rahat ediyor anlamıyorum. halihazırda orada calisiyor olanların bir an önce kurtulmasını umut ediyor başvurmayı düşünenlerin de aklını başına almasını öneriyorum. sevgiler.