şükela:  tümü | bugün
  • uzerine yazi yazilmamis bos bir kagida atilan imzadir. hukuksal bir deyimdir. kotuniyetli kisilerin eline gecmesi ve uzerinde bulunan bosluga borclandirici beyanlar yazilmasi durumunda yazilan beyan kisiyi baglar. **
  • (bkz: beyaza imza)
  • açığa imza biraz daha hukuksal bi terim olduğu düşünülerek kullanılmaya çalışılsada aslen beyaza imza herkes tarafından anlaşılandır. esaslı beyan hataları içinde yer alır. eğer bu kağıt kötü niyetli bi kişinin elindeyse konunun özeti için en gerekli bkz:
    (bkz: gözlerini kapatmak)
    (bkz: domalmak)

    çünkü pek bi farkı yoktur. genelde tefeci elinde bulunur bu tip kağıtlar. zor durumda kalan kişilere borç verirken tefeci şerefsizliğinin beyanı olarak bu boş kağıdı alır. bunun kumar borcu versiyonuda mevcuttur.

    ama en komiği ve ilginci köylerde yaşanır. evin büyük oğlu babadan kalan malı mülkü üstüne almak için yaşlı anasına gidip en ince yerinden dokunur:

    "-ana bizim celalin terhis zamanı gelmiş. komutan celalı bırakmak için senin imzanı istemiş."

    kadın bunu duyunca anında boş kağıda basar imzayı. sonra gelir gerisi...

    gelişen teknolojiyle beraber buna ket vurma amaçlı durumlarda çıkmıştır. örneğin sözleşmenin veya senetin imzanın atıldığı kalemle yazılmamış olması önemli bi delil niteliği taşıyabilir bu konuda.
    ama sonuçta sakata gelmemek için kesinlikle yapılmamalıdır.
    bunun bi benzeri de beyaza imzadan hallice hafif olarak:
    (bkz: okumadan imzalanan yazı)
    bunun mealide :
    (bkz: gözlerini kapatmak)
  • beyaza imza aslında çok problemli bir durumdur. bu olayın aslı "zaman kötü kolla g--" kuralından gelir. sonuçları çok ağırdır.

    bir kere, beyaza imza, yazılı belgenin, taraflardan birinin anlaşma iradesine aykırı olarak doldurulması ile sonuçlanabilir. bunun ispatı, gerek hukuk yargılamasında olsun, gerek ceza yargılamasında olsun, ancak senetle mümkündür.

    ceza yargılamasının ise tek ispat istisnasıdır. zira, ceza usul hukukunun vicdani değerlendirme ve kanaatin de işin içine katılabilmesini tamamen kısıtlıyor. 24.3.1989 günlü 1988/1 esas, 1989/2 karar sayılı yargıtay içtihadı birleştirme kararında da açıkça belirtiliyor.

    genel kabul, beyaza imza atan kişi, hata sebebine dayanarak belgede yer alan hukuki işlemin iptalini isteyemeyeceği üzerinedir.

    ayrıca anlaşma iradesine aykırı doldurulmuş bile olsa gerçeğe uygun ve sağlıklı olarak hukuk aleminde doğmuştur, aksi ispat edilemez diyen bir görüş de vardır.

    iş kambiyo senetlerinde de görülebilir (bu çeki al, istediğin gibi doldur, yeter ki kızımın peşini bırak! örneğindeki gibi). kambiyo senetlerinin adi senetlerden farkı, mücerretlik* ilkesindendir.

    örneğin lehtar, düzenleyenin verdiği bonodaki boşlukları doldurdu mu? bir de üstüne ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile cirantaya teslim etti mi? oyş. menfi tespit davası açıp müracaatı engelleyemediği gibi, tedbir kararı bile alamaz. 3. kişi geldi iş bitti. (ama ciro edilmedi ise sorun yok, tedbir kararı alabilir.)

    ama işte yargıtay da genel kabul gibi zaten çok sert olan müesseseyi uçlaştırmayalım diyerek ancak senetle ispat edilebilir diyor.

    e madem senet var, beyaza imzayı neden attın? artistliğin kime? bilinçlendirilmen lazım zaten diyerek kanun koyucu ve seni korumuyor. zaten sen eğer bunu her tür delille ispat edeceksen, senetle ispat ölmüş olur. hatta senetle ispatı bırak, ticaret hayatı biter yahu diyor yargıtay. adam gelir, iradeye aykırı doldurulmamış belgedeki imzayı bile beyaza attım, irademe aykırı doldurdu der.

    neyse bir de doktrinde bir görüş, hmk 203.ç'ye göre (ki madde diyor ki: hukuki işlemlerde irade bozukluğu ve aşırı yararlanma), bu iddiada bulunan tarafın hata sebebine dayanarak tanıkla ispat edebilmesi mümkündür diyor.

    beyaza imza atmanın verdiği dayanılmaz hafiflik ve eli bolluk duygusu, ya da karşındakine aşırı güven, bu dünyanın bir gerçekliği değil, hayatın olağan akışına ters. bu yüzden sonuçlarını bilip, kendimizi sağlama almak en iyisi.

    ek bilgi edinmek isteyenlere ilgili makale

    ilgili yargıtay kararları