şükela:  tümü | bugün
  • her güzel insan gibi beyaz ata binip göçüp giden insanlardı bunlar.

    yoldan geçen insan, çocuk görür de canı çeker diye restoranın iç kısmında otururlardı. keza mecbur kalmadıkça evden başka yerde de yemek yemezlerdi.

    naiftiler. yediklerini sosyal medya paylaşmak akıllarına bile gelmezdi. domates ekmekle de mutluydular.

    karşılıksızdı emekleri...
  • benim.

    ne zaman yol kenarı bir yerde yemek yemek zorunda kalsam, yanımdan geçen insanların canlarının çekebileceğini düşünür, üzülür, mahçup olurum.

    ama hızlı yaşıyoruz artık, mecbur kalıyoruz bazı şeylere.
  • ben ya. acayip kasılıyorum.
  • çocuğum. durumumuz çok yok. izmir'in varoş bir semtinde* kirada oturuyoruz. doğma büyüme oralıyız.
    babanın işinin yolunda gittiği bir gün.
    ailecek bizi şirinyer pide salonuna götürüyor akşam.
    soğuk bir kış günü. içerisi sıcak, dışarısı buz. camlar buğulu.
    biz içeride yemeğimizi yiyoruz. dışarıdan biri; üstü başı kötü durumda, 40-45 yaşlarında, biz içeridekilere bakıyor sessizce öylece.
    yemeğimiz bitiyor. anadol arabamıza sıkışıyoruz 4 kişi.
    babam cebinden o zamanın parasıyla en büyük banknotu çıkarıp bana veriyor.
    -"git oradaki amcana ver bunu. yemek yesin"
    hayatımın en zor, en mahçup anı.. utanarak, sıkılarak yapıyorum bunu.
    arabaya dönüyorum, biraz bekliyoruz. ve o amca dükkandan içeri giriyor.
    36 yaşındayım. ve o anı, o günkü hislerimi hala dün gibi hatırlarım.
    ve o gün bugündür, çok mecbur kalmadıkça dışarıda yemek yemem; çünkü utanırım.
    babamı da hep rahmetle anarım.
  • topluma örnek olması gereken güzel insandırlar. sorumluluk sahibi, duyarlı, edeplidirler.
    ne kadar güzel bir haslet olduğunu ifade etmeye kelimeler yetmez.
  • anlam veremediğim insanlardır. ben dışarıda yemek yemeyince bir şeyler mi düzelecek? o aç çocukların, o aç insanların karınları guruldamayacak mı?

    boş duyar kasmayın, hakikaten aç bir insan / çocuk gördüğünüzde gidin yardım edin. yemek alın. açık alanda yemek yememek vicdanın ile karşı karşıya gelmemek adına kendine çektiğin bir settir. gerçekten kaçmaktır. kaçmayın, yüzleşin. yüzleşin ki salt empati yapmak yerine biraz da yardım edin.
  • tek başıma olunca başıma gelen olay.

    yanımda birisi olursa umursamam.