şükela:  tümü | bugün soru sor
  • siparişi verip de tek seferde geldiğini görmediğim çay.

    -bi çay alabilirmiyim...açık ols...eeoo..hmss.
    -ee pardon, ben açık istemiştim...
    -dudaklarımı oku...a ç ı k
    -açık açııık açııııııııık...
    (bkz: daha gider bu)
  • "imamın abdest suyu" şeklinde tanımlanan çay.
  • bir çay tiryakisinin başına gelebilecek en kötü şey. özellikle de çayı şekersiz ve demli içenler için dayanılmaz bir durum. hani öyle bir çayı içmektense hiç çay içmemeyi tercih ederim. misal bugün böyle bir çayla tam üç kere test edildim. üçüncü kez aynı tonda gelen çayı -açık çay içemediğimi söyleyerek*- geri gönderdim, ki zaten az biraz aklı olan biri o çayı bırak üçüncü kez, ikinci kez bile o şekilde getirmezdi. en güzel yorum arkadaştan geldi "ne bu böyle akşam güneşi gibi çay". evet, akşam güneşinin soluk ve sarı olduğu konusunda da ikna edildim.*
  • demet sağıroğlu'ya yakışan enerjik bir şarkı olmuş.

    bıktım atarlı giderli ya da anlamsız ağlak pop şarkılardan.
  • --- cemal süreya ---

    açık çay içerdi hep...
    demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş öyle derdi!

    --- cemal süreya ---
  • sağlıklıdır.
  • yurtdışında bulunan tek tür çay, ağlatan şey. onlar da haklı dillerinde "dem"e karşılık gelen bir şey yok ki. "making tea" var varsa yoksa.
  • çay sevmeyen biri olarak içebildiğim tek türü, bazen sidik kıvamına kaçırdığım da olmuyor değil hani.
  • pezevengi ince bi dilim limon olan çay.
  • stockholm, 1992, yaz
    arkadaşlarla açık havada bir kafede oturuyoruz. arkadaşlar muhabbete dalmışlar, ben ise önümde duran ve arada yudumladığım açık çaya...
    birden bir kadın sesiyle irkildim:
    - afedersiniz, rahatsız ettim. ben şu karşıki masada oturuyordum ve içtiğiniz şey dikkatimi çekti. acaba ne içiyorsunuz?
    ilk an şaşkınlığını çabuk atlattım:
    - çay, açık çay...
    kadın, şaşkınlığını benim kadar çabuk atlatamadı.