şükela:  tümü | bugün
  • özellikle klostrofobisi olanlar ya da kilosu nedeniyle -ki kimi zaman bu, kanser gibi birtakım rahatsızlıkların neden olduğu vücut şeklinin değişimine de bağlı olabilmekte- kapalı mr çekiminin mümkün olamadığı durumlarda, varlığıyla yüzde kocaman bir fiyonk oluşturan ve hızır misali imdada yetişen; can simidi bir tıbbi görüntüleme. ama! tek dezavantajı, kapalı mr'daki görüntü kalitesinde henüz olamayışı. olsun.

    bazı sağlık problemleri nedeni ile gittiğim doktor, röntgen sonrası mr çekimine karar verince, desk'teki görevli bana ''kapalı mı, açık mı olsun istersiniz?'' diye sordu birkaç gün önce. ve ben de kendisine büyük bir şaşkınlık içinde ''açık mr da mı var artık? diye sormuş, haliyle bunu tercih ettiğimi söylemiştim sevinerek.

    parantez arası: 2006/2008 yılları arasında eşimin rahatsızlığı nedeniyle ilk kez yakından gördüğüm bu sistem; gerek izmir 9 eylül tıp fakültesi'nde, gerek istanbul'da gittiğimiz medica'da yalnızca kapalı mr biçimindeydi. hatta istanbul dönüşü son 2.5 ayımızı geçirdiğimiz 9 eylül'de, eşim cihaz içine kanser nedeniyle sığamayacak duruma geldiği için çekim yapılamamıştı.

    gene konuya dönersem; görevli hemen doktorumu arayarak bilgilendirmede bulundu tercihimle ilgili ve onaylandığını söyleyince de bana katmerli bir sevinç yaşamak düştü. dediğine göre bazı branş doktorları, örneğin nöroloji doktoru gibi; bu konuda kesinlikle kapalı mr çekimi diyor ve taviz vermiyormuş. rahatsızlığın olduğu bölgeye göre esneklik tanınan bir uygulama sanırım.

    bu arada tabii ki ilk işim, internetten açık mr ile ilgili bir araştırma yapmak oldu. gerçekten de yeni bir geçmişi var ve kapalı mr'dan daha pahalı bir cihaz olduğundan henüz çok yaygın bir kullanımı yok.

    bu sabah yönlendirildiğim kahramanlar'daki alsancak mr tıbbi görüntüleme merkezi'ndeki radyoloji teknisyeni, hala 9 eylül üniversitesi hastanesi'nde bulunmadığını söyledi. koca izmir'de açık mr çeken yerler yalnızca:

    özel egepol hastanesi
    alsancak mr
    tınaztepe hastanesi
    gazikent tıp merkezi
    barış tıbbi görüntüleme merkezi imiş.

    uygulama sırasında dikkat ettim, cihaz philips firmasına ait. boylu boyunca yatsanız da, o hareketi engelleyen ve ecel terleri döktürecek darlıktaki tünel kasveti yok; her tarafı açık. yalnızca çapı belki de 1 metreden birazcık daha büyük, bir karış yüksekliğindeki kocaman bir pufa benzeyen daire biçimindeki yer diyelim ki boyun bölgenizin mr'ı çekilecek, burnunuzla arasındaki mesafe 2 cm. kalacak kadar üzerinizde oluyor ve boynunuzu da hareket etmemesi için, kalınca kemer gibi bir şeyle ayrıca sabitliyorlar. birkaç kez yutkunma ihtiyacı hissettiğimden teknisyen işi sağlama almak adına iki kez görüntü aldığını söyledi. tabii ki o meşhur tatata sesleri var. olmaz mı?:)

    yine de görüntüleme bitip de sizi kısıtlayan şeylerden kurtulduğunuzda, özgürlük diyorsunuz, yaşamın her alanındaki en önemli, çok değerli bir kavram. kesinlikle.

    bir de satır arasında görüntü kalitesinden söz etmiştim ya, rastladığım şu video bu konudaki teknik bilgileri yansıtıyor. buyrun

    not: daha önce mr çektirmiş bir arkadaşımın tavsiyeleri doğrultusunda, üzerinde hiçbir metal aksesuar (fermuar, düğme, kopça vb) bulunmayan kıyafetlerle gittim ve dolayısıyla verilecek önlüğü giymekten de kurtuldum. bu hastaya farklı bir rahatlık sağlıyor. yalnızca, ilk kez alyansımı çıkartmak zorunda kalışım garip hissettirdi kendimi. iz.
  • geçenlerde mr’a girmem gerekti. daha önce böyle bir tecrübem olmadığı için nedir, ne değildir bilmeden kapalı mr’a girdim. batın mr’dı; tünele gönderiyorlar gönderiyorlar bitmiyor, sanırım o gün beni magmaya kadar gönderdiler. ama bu cihazın varlığını öğrenince ve biraz da ‘benim burada ne işim var?’ şokuyla daha başlamadan çıktım, öyle ki; damar yolum açık kaçmışım. açıkçası şimdi baktığımda o kadar da korkulacak bir şey değilmiş.

    baktım çektirmeden olmayacak; başladım istanbul’da açık mr aramaya. ve bu süreçte yeniden gördüm ki, bizim ülkede sağlık konforu sıfır. şu cihazı bulunduran merkezler öyle ütopik fiyatlardan bahsediyorlar ki hayret edersiniz. hepsi güya(!) indirim yapıyor, biri “bu aralar %50deyiz” dedi. mübarek sanki bana giyim mağazası. sonra karşıma bu entryi yazma sebebim olan hekimoğlu görüntüleme merkezi * çıktı. görüştüğüm en ucuz merkezin 1/3’ü fiyatında. gidip bir bakmadan önce böbrek avına düşmeyeyim dedim ama baya baya memnun kaldım. size de alternatif olsun.

    işin kötü tarafı ben korktuğum için giremedim -ki o ruh halini hatırladığımda son derece geçerli bir sebep olduğunu düşünüyorum.- ama bunun kilolusu var, kalp hastası var, protezlisi var. bu ücretlerin onda birini bile karşılayamayacak binlerce insan yaşıyor bu ülkede. kaldı ki kapalısı için de devlet hastanelerinde haftalarca sıra bekleniyor. sağlık hizmetlerinin iyileştiği falan yok arkadaşlar. allah razı olsun, internetten randevu alınıyor da bir randevu için yüz kere hastaneye dökülmüyoruz diye sağlık hizmetini bitirmiş gibi davranıyorlar.

    cihaza gelince; böyle güzel bir şey olamaz. aşık oldum, ileride evime alacağım bir tane çekip çekip duracağım. kafa mafa hep dışarıda. öyle de tatlış bir cihaz.