şükela:  tümü | bugün
  • herkesin kendine ozel tugladan duvarlarinin olmadigi, oturunca goz hizasinin bir karis uzerinde ayaktayken omuz hizasinin iki karis altinda kalan duvarimsi paravanlarla birbirinden ayrilmis kisisel alanlardan* olusan, masalar birbirine cok yakin oldugu icin gorulemese de, yan komsu is arkadasinin sesinin duyulabildigi modern ofis...
    amac, calisan uzerinde sosyal baski kurarak is disi aktivite zamanlarini minimuma indirmek, bir nevi big brother efekti yaratarak motivasyonu artirmaktir*...
  • her yerden ses gelir, herkesin telefonlari calar, insanlar konusup durur, vs vs.. bence korkunc bir is ortami... konsantrasyon sifir...kacalim buralardan istegi
  • kimsenin kendine ozel odasi olmadigi, herkesin buyuk bir alanda kardes kardes calistigi is ortami. her zaman senliklidir...
  • (bkz: open office)
  • hele bir sirket sonradan açık ofise taşınmışsa inanılmaz uyum sorunları yaşanıyor. her bilgisayardan ayrı bir müzik sesi gelirken önlem olarak koca kulaklıklar takılmaya başlıyor. kulaklıkların takılması hiç susmayan telefonların duyulmasını engelliyor. telefonda kimsenin ağzına zıçamıyosunuz*..
  • en güzel açık ofis örneği ve yaşanan sorunlar için (bkz: office space)
  • hele masalar ortasi bos kalicak sekilde bir merkeze bakarak yerlestirildiyse*, uzun muhabbetlerin isinizi bolmesine olanak sagladigi ofis sistemi.
  • (bkz: cubical)
  • benim gibi, köşedeki kebapçıdan lahmacun sipariş ederken dahi telefon konuşmasını üçüncü şahısların duymasından rahatsız olan biri için had safhada sevimsiz bir ofis yerleşim şekli. ayrıca hiç bir zaman kendimi dünyaya kapatacak şekilde bir şey üstüne konsantre olamadığımdan, çalışırken etrafta yapılan alakalı alakasız her konuşmayı da bir taraftan duyuyor olmam nahoşluğa tüy dikmekte, kuş kondurmaktadır. ha, geyiği çekilir insanlarla zaman zaman güzel kaynatma fırsatı veriri bu düzen, o ayrı.
  • bir jpg bile acamamak. insan haklari ihlali.