şükela:  tümü | bugün
  • ösym'nin ezbere dayalı eğitim sistemini bitirmek için başlattığı çalışmalar neticesinde ulaştığı sınav modeliymiş. muhtemelen nokta atışlı olmayan yani doğrudan bilgi istemeyen yoruma dayalı soruların mantıksal cevaplarının olduğu bir sınav modeliymiş.

    (bkz: http://www.memurlar.net/…aber/334780/#.uq6x4t1j_jw)

    --- spoiler ---

    yeni sınav yılında bazı küçük çaplı sınavlarda bu klasik sorulu sınav modeli uygulanacak. soruların yüzde 25’i açık uçlu olacak. adayların cevap kağıtları isim belirtilmeden üç ayrı uzmana birbirinden habersiz olarak gönderilecek. uzmanlar bu kağıtları cevaplayarak puan verecek. puanların ortalaması alınacak.

    --- spoiler ---
  • acik uclu sorulardan olusan sinav.

    (bkz: acik uclu soru)
  • belirli bir konuda detaylı bilgi almak için sorulan sorulardır. ne, niçin, neden, nasıl, nerede, hangi vb. sözcükleri içeren sorular bu türdendir.

    meb 2013 yılında açık uçlu sorulardan oluşan bir deneme sınavı uygulamıştır;
    [http://http/http://dogrutercihler.com/…lu-sorular-da-sorulacak/

    ülkemizde üniversiteye yerleştirme bilindiği gibi iki aşamalı bir sınav sistemiyle yapılmaktadır. bu aşamalardan ilki olan ygs’ de öğrencinin genel yeteneği, ortaöğretim müfredatında edindiği temel bilgileri kullanarak analiz yapma ve akıl yürütme gücü ölçülmektedir. bu aşamada doğrudan bilgi soruları pek bulunmamaktadır. ygs’ nin bu özelliğinden dolayı çoktan seçmeli olarak devam etmesi daha uygun görünmektedir.
    üniversite sınavlarının ikinci aşamasını oluşturan lisans yerleştirme sınavlarında ise, öğrencinin belirli alanlardaki akademik bilgisi ölçülmektedir. bu yapıdaki bir sınavda açık uçlu soruların yer alması yerinde bir karar olarak gözükmektedir.
    öğrencinin bilgi birikimini ölçmede, açık uçlu soruların çoktan seçmeli sorulara göre teknik olarak daha uygun olduğunu söyleyebiliriz. en basit hesaplamayla, 5 seçenekli çoktan seçmeli bir soruda öğrencinin hiç bilgisi olmasa bile % 20 doğru cevaplama ihtimali vardır. öğrencilerin çok küçük puan farklarıyla yerleştirildiği bir sınav sisteminde bu oran çok yüksektir. açık uçlu sorularda bu ihtimal tamamen sıfırlanmaktadır.
    çoktan seçmeli testlerin ezberciliği pekiştirdiği de çok açık olarak görülebilen bir durumdur. bugün ülkemizde üniversite mezunları bile birkaç kelimeyle kendilerini anlatmak da zorluk yaşamakta, bunun için özel kurslar almaktadırlar. hatta bu sorun sınavda çok üst düzeyde başarı gösteren öğrenciler de daha da belirginleşmektedir.
    kısaca öğrencinin bilgi birikimini ölçmek istiyorsak; tamamen çoktan seçmeli sorulardan oluşan bir sınav yerine açık uçlu soruların da yer aldığı bir sistem daha uygun olacaktır.
    ülkemiz şartlarını bir kenarda tutup bilimsel olarak düşünürsek, bir öğrencinin bilgi birikiminin açık uçlu sorularla daha iyi ölçülebileceği çok net. ancak ülkemizde üniversite sınavlarına giren öğrenci sayısının 2 milyonu aştığını düşündüğümüzde açık uçlu sorulardan oluşan bir sınav sisteminin bazı sakıncalar getireceğini de görmek çok zor değil. bu tip sınavların optik okuyucularla değerlendirilmesi mümkün değildir. iki milyon sınav kâğıdının insanlarda güvensizlik oluşturmayacak bir şekilde değerlendirilebilmesi pek mümkün gözükmemektedir.
    açık uçlu sorular lys ile sınırlı tutulursa, aday sayısı 900 bin civarına düşmekte ve bu sakıncanın ortadan kaldırılması belki biraz daha kolaylaşmaktadır.
    konuyla ilgili dikkate alınması gereken bir olumsuzluk da; tüm okul hayatı boyunca çoktan seçmeli sorulara göre öğrenim görmüş öğrencilerin, son anda açık uçlu sorularla yapılacak bir sınava tabi tutulmasıdır.
    bu sakıncalar dikkate alınarak kademeli bir geçişle, üniversitelere bilgi altyapısı daha sağlam, kişisel gelişime daha açık öğrencilerin geçişi sağlanabilir.