*

şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ösym'nin ezbere dayalı eğitim sistemini bitirmek için başlattığı çalışmalar neticesinde ulaştığı sınav modeliymiş. muhtemelen nokta atışlı olmayan yani doğrudan bilgi istemeyen yoruma dayalı soruların mantıksal cevaplarının olduğu bir sınav modeliymiş.

    (bkz: http://www.memurlar.net/…aber/334780/#.uq6x4t1j_jw)

    --- spoiler ---

    yeni sınav yılında bazı küçük çaplı sınavlarda bu klasik sorulu sınav modeli uygulanacak. soruların yüzde 25’i açık uçlu olacak. adayların cevap kağıtları isim belirtilmeden üç ayrı uzmana birbirinden habersiz olarak gönderilecek. uzmanlar bu kağıtları cevaplayarak puan verecek. puanların ortalaması alınacak.

    --- spoiler ---
  • acik uclu sorulardan olusan sinav.

    (bkz: acik uclu soru)
  • ösym'nin yeni bokudur. zaten saçma sapan olan sınav sistemini daha da karmakarışık hale getirecektir. üstelik makine tarafından değil, yandaş yani pardon insan tarafından okunacaktır.

    http://www.osym.gov.tr/…sorucevap-kitapcigini-.html

    not: tabii henüz kesin değil ancak konuşulan bu sene uygulanacağı.
  • (bkz: iki ucu boklu değneği ortasından tutmak)
    önceki sınav sistemleri şaptı bu da şeker olur.
  • acik uclu sorulari barindiran yazili sinav.

    (bkz: açık uçlu sınav)
    (bkz: açık uçlu sınav sistemi)
  • 28 mart 2015' te yapılacak kaymakam adaylığı sınavında ilk defa denenecektir. oncesinde kamu denetciligi ve insan haklari uzman yardimciligi sınavlarında kullanılmış izlenimlerime göre ezberci sisteme daha çok hizmet eden bir sistemdir.dogrudan bilgiyi olctugunden de sallama ya da şans eseri doğru yapma olayı sifirdir. egitim ve sinav sistemindeki deneme yanılma yoluyla bişeyler yapılmaya çalışılan su dönemlerde heba olan genclerimize selam olsun.
  • belirli bir konuda detaylı bilgi almak için sorulan sorulardır. ne, niçin, neden, nasıl, nerede, hangi vb. sözcükleri içeren sorular bu türdendir.

    meb 2013 yılında açık uçlu sorulardan oluşan bir deneme sınavı uygulamıştır;
    [http://http/http://dogrutercihler.com/…lu-sorular-da-sorulacak/

    ülkemizde üniversiteye yerleştirme bilindiği gibi iki aşamalı bir sınav sistemiyle yapılmaktadır. bu aşamalardan ilki olan ygs’ de öğrencinin genel yeteneği, ortaöğretim müfredatında edindiği temel bilgileri kullanarak analiz yapma ve akıl yürütme gücü ölçülmektedir. bu aşamada doğrudan bilgi soruları pek bulunmamaktadır. ygs’ nin bu özelliğinden dolayı çoktan seçmeli olarak devam etmesi daha uygun görünmektedir.
    üniversite sınavlarının ikinci aşamasını oluşturan lisans yerleştirme sınavlarında ise, öğrencinin belirli alanlardaki akademik bilgisi ölçülmektedir. bu yapıdaki bir sınavda açık uçlu soruların yer alması yerinde bir karar olarak gözükmektedir.
    öğrencinin bilgi birikimini ölçmede, açık uçlu soruların çoktan seçmeli sorulara göre teknik olarak daha uygun olduğunu söyleyebiliriz. en basit hesaplamayla, 5 seçenekli çoktan seçmeli bir soruda öğrencinin hiç bilgisi olmasa bile % 20 doğru cevaplama ihtimali vardır. öğrencilerin çok küçük puan farklarıyla yerleştirildiği bir sınav sisteminde bu oran çok yüksektir. açık uçlu sorularda bu ihtimal tamamen sıfırlanmaktadır.
    çoktan seçmeli testlerin ezberciliği pekiştirdiği de çok açık olarak görülebilen bir durumdur. bugün ülkemizde üniversite mezunları bile birkaç kelimeyle kendilerini anlatmak da zorluk yaşamakta, bunun için özel kurslar almaktadırlar. hatta bu sorun sınavda çok üst düzeyde başarı gösteren öğrenciler de daha da belirginleşmektedir.
    kısaca öğrencinin bilgi birikimini ölçmek istiyorsak; tamamen çoktan seçmeli sorulardan oluşan bir sınav yerine açık uçlu soruların da yer aldığı bir sistem daha uygun olacaktır.
    ülkemiz şartlarını bir kenarda tutup bilimsel olarak düşünürsek, bir öğrencinin bilgi birikiminin açık uçlu sorularla daha iyi ölçülebileceği çok net. ancak ülkemizde üniversite sınavlarına giren öğrenci sayısının 2 milyonu aştığını düşündüğümüzde açık uçlu sorulardan oluşan bir sınav sisteminin bazı sakıncalar getireceğini de görmek çok zor değil. bu tip sınavların optik okuyucularla değerlendirilmesi mümkün değildir. iki milyon sınav kâğıdının insanlarda güvensizlik oluşturmayacak bir şekilde değerlendirilebilmesi pek mümkün gözükmemektedir.
    açık uçlu sorular lys ile sınırlı tutulursa, aday sayısı 900 bin civarına düşmekte ve bu sakıncanın ortadan kaldırılması belki biraz daha kolaylaşmaktadır.
    konuyla ilgili dikkate alınması gereken bir olumsuzluk da; tüm okul hayatı boyunca çoktan seçmeli sorulara göre öğrenim görmüş öğrencilerin, son anda açık uçlu sorularla yapılacak bir sınava tabi tutulmasıdır.
    bu sakıncalar dikkate alınarak kademeli bir geçişle, üniversitelere bilgi altyapısı daha sağlam, kişisel gelişime daha açık öğrencilerin geçişi sağlanabilir.
  • açık uçlu soru meselesi...
    eğitim bir sistemdir. toplumsal olayları açıklarken kullanılan "sistem mantığı"na göre düşünebiliriz eğitim sistemini. çoğu zaman sistemin içeriğine dâhil olmayan bazı sorunlar tastamam dışsal soruna bağlı olur. eğitim sistemimizde temel dışsal sorunlardan biride merkezi sınavın kendisidir. eğitim sisteminin içindeki bir unsur olarak görülmeyen merkezi sınav (ösym) eğitimin tüm rengini belirlemektedir. örneğin öğretmenlik alımında kullanılmaya başlanan kpss sınavındaki eğitim bilimleri sınavı üniversitelerdeki eğitimi zorunlu olarak şekillendirmiştir.

    sonuçta ister açık uçlu ister çoktan seçmeli tüm merkezi sınavlar eğitimi kendine göre fiili ama gizli bir şekilde belirler. merkezi sınav başlı balına eğitim sistemimizin dışında gibi gözüksede içerikte ahkam kesen gizli bir patrondur.

    işe buradan başlamalı ve üniversite yerleştirmesinde merkezi sınav sisteminin belirleyiciliği yumuşatılmalı. mesela üniversitelerin kendi aralarında birlik kurarak kendi sınavlarını yapabilmeli. üniversite yerleştirmesinde öğretmen ve okul referanslarının önü açılmalı.