şükela:  tümü | bugün
  • $imdi de fenerbahceye acilmi$ bi tane. hic gitmedim ama iyi bir $ey herhalde...
  • film seyrederken kola, fruko içilen, aynı zamanda çiğdem, çekirdek de yenilebilen, tahta sandalyeli nostaljik sinemalar.
  • besiktasta simdi kambur'un kahvesi diye bilinen yerde cocuklugumda yazlik sinema acilirdi. annem, teyzemler, komsu kadinlar hep birlikte gide mavi boyali sandalyelerde film izlerdik. cekirdek cintmeler, gazozlar, pamuk helvalar... uykusu gelen bebekler ayaklarda sallanir, hep birlikte ferdi tayfurun ben de ozledim de askini simdilerde kontes olan gungor bayraka ilani izlenir, kahrolsun hain adam cigliklari ile hungurdenerek aglanir, ferdi abinin soyledigi sarkilara eslik edilir helal olsun bagirismalari arasinda neydi o gunler diye hatirlanan tatli anilarin paylasildigi mekanlardir yazlik sinemalar
  • kambur'un bahçesindeki sinemanın pek rahatsız iskemleleri vardı. iki saat film seyrettiyseniz sonrasında, bir tarafınızdaki acısı size bir iki saat daha kendini hatırlatırdı. çınarların gölgesinde, çekirdek çıtırtıları arasında film izlemek özeldi, hala da özel..
  • ankara sheraton'daki coktan basladi... son derece keyifli ve nostaljik bir hadise... ustelik secme ve guzel filmleri izleme imkaniniz var hem de cok ucuza ustelik ilk ickinin bedava olmasi da cabasi. lakin gitmeden once rezarvasyon yaptirmak gerekiyor...
    rezarvasyon icin: 0312 468 54 54
    program icin:
    http://www.sheratonankara.com/ yada http://www.06sinema.net/
  • eski zamanaların keyifli cekirdek yenerek tadına doyum olmayan yazlık ilk aşkların yaşandığı en büyük hadisesi idi....gunumuzde içkili,minderli ortamlarda havuz başında yada boğaz manzarasıyla devam ediyor
  • en bir güzel örneği solino adlı filmde olan şey.
    adam: gidersem burdan sen de benimle gelir misin?
    kadın: neden? orda da sinemada otururken yıldızları seyredebilir miyim?
    adam: hayır.
  • yaz aksamlarında kucakta tasınmayacak kadar olan cocuklara acı cektiren sinemalardır. film bittiginde o derin uykudan kalkmanın zorlugunda nasılda uzak gelirdi evin yolu. ve o en sıcak gecelerde bile nasıl usurdu o minik bunyemiz, ve diz kapakları kabuk tutmus yaraların olustugu o celimsiz bacakların eve kadar tasımak zorunda oldugu vucut nasıl agır gelirdi. kimi aksamlar o cekilecek acı bilindiginden gitmemek icin aglanır, kimi aksamlar da gitmek icin gozyası dokulurdu, boyle aksamlarda bizi goturmek istemeyen buyukten gizli bir sumsuk yememek icin, bizi goturmek isteyen sahsın yamacına sıgınırdık ve film baslamadan onceki cin gibiligimiz sahnenin iki yanından gelen kolonlardaki gong sesinin hemen biraz sonrasında yerini iki agır goz kapagına bırakır icimiz gecerdi. her nasıl yasandı ve neler cekildiyse gene de guzeldi acık hava sinemalarının behiye aksoy lu sarkılarıyla bezenmis acılıs aksamları.