şükela:  tümü | bugün
  • icinde aci olan..
  • (bkz: li)
  • hisli... dokunakli... goz yasartici...
  • (bkz: adana kebap)
  • (bkz: zaim usta)
  • "bir acı çığlığı, kendisini doğuran acının belirtisidir. ama acılı bir şarkı hem acının kendisi, hem de acıdan başka bir şeydir. ya da varoluşçu sözlükten yararlamak isterseniz, bu acı yaşamaz (varolmaz) artık, vardır. iyi ama, diyeceksiniz, ya ressam bir ev resmi çizerse? ama yapıyor zaten, yani düşsel bir ev yaratıyor bez üzerinde, yoksa bir ev imi değil. ve bu şekilde ortaya çıkan ev, gerçek evlerin bütün iki-anlamlılığını kendinde taşır." jean-paul sartre - edebiyat nedir
  • market raflarında veya restoranlarda artık külliyen yalanlaşmış bir ifade.

    acı seven insanlara bir sorun bakalım piyasada birkaç istisna dışında gerçekten acılı bir ürün var mı? ulan pul biber denen şeyi dahi sahteleştirdiler. pul biberden acıyı çıkardın mı geriye kalan ne işe yarar be!

    "acı sevenlerin toleransı yüksektir o yüzden onlara acı gelmiyor." gibi bir savunması yok, olmamalı da bence. acı sevmek demek hiç etkilenmemek değil, o etkiden zevk almak da demektir. dilin yanınca, bağrın terleyince acı acıdır. yoksa öylesine tırı vırı bir şeydir işte.

    bir de şöyle bir durum var. bu "acılı" etiketli, aslında acılı olmayan şeyleri acı sevmeyenler zaten almıyor. biz acı sevenler alıyoruz.
    neden her pakette, her yeni üründe umutlanıp yine hüsrana uğrayalım ki?

    ey insanlar! ey acı sevenler!
    en son ne zaman adana yediğinizde burnunuz aktı? en son ne zaman acılı yemeğin kokusu bile gözlerinizi yaşarttı? en son ne zaman acılı sucuk da gerçekten acıymış dediniz? hangi restoranda yediğiniz acılı tavuk size alev püskürttü?
    söyleyin bana...

    sizce de hakkımızı arama zamanı gelmedi mi?

    acııııığğğğğ!