şükela:  tümü | bugün
  • bir kullanimini da siyasiler pek sever. tam olarak ne oldugu belirsizdir ama acaip demokrasi kokar.
    "- bu proje ve reform ile halkimizi kucaklayan buyuk bir acilim hedefliyoruz..." (bkz: buyur burdan yak)
  • yada tarot ta kullanilan kartlarin farkli acilsina denir.mesela keltik acilimi,capraz acilim vs..
  • herhangi kısaltılmış bir şeyin açık ve uzun söyleniş biçimi
    örn : imkb (istanbul menkul kıymetler borsası)
  • kapalı olma durumundan kurtulma hali. aynı şeyi daha basit öğelerle ifade edebilme durumu.
    (bkz: acilim saglayamamak)
  • acilim, ingilizcedeki "expansion" sozunu animsatiyor. bu durumda ornegin arastirmadan soz ederken "parcacik fiziginde yeni acilimlar getirmek" olaya yeni bir boyut katmak, yeni bir alt alan acmak anlamina gelebilir. bence turkcenin guzel kullanimlarindan birisidir. anlayana tabii.
  • son zamanlarda politikacıların dilinden düşmeyen joker kelime. bir sorun mu var? hoop yeni bir "açılım" getir, yeni bir uygulama devreye sok, problem şak diye çözülsün. hmm.. bu tanım pek açık olmadı galiba. şöyle dile getirirsek herkes anlar: bu açılım denen şey, facebook'ta yeni aplikasyon eklemek gibi bir şeydir.
  • bir örnek için (bkz: chp nin kara çarşaf açılımı)
  • modern sabahlarda ege kayacanın " az once mutfakta oktay demircinin nutella acılımını izledik." demesiyle farklı bir boyutta incelenmesi gerektigini dusundugum olay.
  • bu aralar medyanın ve dahi medyadan mürekkep siyasi manevra alanımızın popüler kelimesi.

    akp'nin alevi açılımı, chp'nin kara çarşaf açılımı... simgeler semboller ve açılımlar. zizek'in evreninden bakınca olaya, bu semboller ve imgeler dünyasında, kurumsallaştırılmış bürokrasi aleminde, siyasetin ve dahi yaşanılan dünyanın katı kurallarının cenderesinde, bu açılımlar bir "umut" versin istiyor insan. fakat "beşer zalimdir" fehvasınca, her açılım, gerisin geri sistemin çarklarına işleniyor. un ufak olup, popüler bir şova dönüşüyor. bir yanda ciddi anlamda umut bekleyenlerle alay ediliyor.

    neydi şimdi bu açılım kelimesi? açmaktan geliyor evet. hatta açılmaktan. bir yönüyle taviz vermek de denebilir. akp, alevilere taviz veriyor, chp kara çarşaflılara. birisi iktidar, diğer muhalefet. orta nokta, uzlaşma. evet bir önceki meşhur kelimemize geldik yine: uzlaşma. oysa uzlaşamadık biz hiç. kimse vazgeçmiyor sanrılarından. gözleri kapatınca görmedikleri o insanları görmeye yeltenmiyor kimse. o nedenle, açılımlar da kör dövüşü oluyor. herkes tutabildiği dala yapışıyor. arada ezilenler, arada kırılıp dökülenler, savrulup gidenler. olan onlara oluyor.

    türkiye'de siyaset, evet orhan pamuk'un kar'da dediği gibi, sahneden bir tüfek patlaması gibi. bam!! uzlaşı lazım. bam!! açılımlar şart. bam!! aleviler. bam!! kara çarşaflılar. bam!! kürtler. bam!! ermeniler. sanki yüksek desibelde bir ses çıkarıp, bir anda değiştirebilecekmiş gibi yapılanları, böyle bam güm siyaset yapıyoruz. sabun köpüğü gibi gelip geçiyor hayatımızdan siyasi muhayyilelerimiz. yıllar geçiyor ve biz hala 1990'lardaki açılımların patırtısını hatırlamaya çalışıyoruz. sahi neydi o günlerde tüfek sesleri? kimler vuruldu, kimler düştü, kimler kırıldı?

    şimdi sistemde yarıklar oluşturmak ve içine yeni subjeler dahil edebilmek adına, açılımlar geliyor ardı ardına. koskoca bir ülkenin, bu kadar yoğun bir nüfusun alayıyla alay ediliyor. uzlaşmanın saçma bir kelime olduğunu gökhan özgün yazmıştı, ona müracaat ediniz. fakat bu açılımlar, özellikle de "devlet" erkinin terkisinde, olağanüstü komik oluyor. ya adam gibi açılın ve hakikat gelsin dile, ya da lütfen açılmayın, bilmediğiniz sularda boğulmayasınız.
  • şu sıralar televizyon insanlarının "konjonktür" ile birlikle dillerine pelesenk olmuş kelam.