şükela:  tümü | bugün
  • başkasının uğradığı ya da uğrayacağı üzücü bir durumun önüne geçme isteği duyma, acımak eylemi.
    "ama her acımanın içinde, bir kötü kaderin kendine rastlamayışının sevinci vardır. eksik kişin aradığı aşağılaştırıcı bir kuru acıma değil, sevgidir. oysa toplum üstündür, ona ancak acımayakıştırır...*"
  • kisin ortasinda siz kat kat giyinmis olmaniza ragmen üsüdügünüz bir havada, üstü basi perisan halde ayaginda sadece terlik olan, saçi basi birbirine karismis bir insan gördügünüzde hissettiginiz duygudur acıma.
    o anda ona yardim edemeyecek bir durumdaysaniz hele, hissettiginiz duygu kat kat artar. bu olay sizi o kadar etkiler ki, artik hiç bir sey yapamaz olursunuz, çok üzülürsünüz ama elinizden bi sey gelmez. bi yerlere eglenmeye gittiginizde pisman olursunuz, benim ne isim var burada diye. kaçip kurtulmak istersiniz.
    sonra unutur gidersiniz o adamin terliklerini, saçini,... insanoglu iste böyle nankör bir yaratiktir...
  • merhamet etmek, kendini ilgilendirmediği halde başkasının üzüntülü durumuna üzülmek, olmamış olmasını istemektir.

    ayrıca yiyecekler için de tadın acı duruma gelmesini veya bir çeşit ekşimeyi (bkz: ekşimek) anlatır.
  • yetime büyür koyar gotüne nin dolaylı nesnesi, temasi, fikri, zikri
  • son zamanlarda tamamen yitirdiğim duygudur. ilk başta bana aşık olan bir narsiste ona karşı bu tip duygular hissetmediğim halde annesini babasını kaybetti, kardeşinden kazık yedi, yalnız yaşıyor diye acıdım ve arkadaş gibi kardeş gibi davranmaya çalıştım ilk başta. ama o daha sonra annemi ve yakın arkadaşlarımdan birini kullanarak beni sevgili olmaya zorlayınca ve istediği gibi davranmadığı için sürekli anneme beni şikayet edince birden acımasız, zalim birine dönüştüm ve insanlığımı tamamen kaybettim. ilişki sürecinde yaşanan sinir ve ağlama krizleriyle birlikte zar zor biten ilişkinin ardından dostça duygular bir anda nefrete dönüştü. onu yakın arkadaşının önünde rencide ettim. yaptığım şerefsizlikti ama patlamaya hazır bomba gibiydim. huzursuz olup özür diledim ama yine de sakinleşemedim. babamı kışkırtarak annemi ondan kopardım en son ve sırf bu yüzden annem benden nefret ediyor. bazen insan ağır bir yükle karşı karşıya kalınca duygusuz ve ruhsuz olup insanlığını kaybediyor.
  • "demek ki fazla üstüne basmadan, kendimden geçmeden acı çekeceğim *ötekiyle. hem çok duygusal, hem çok denetimli, hem çok aşıkça, hem çok düzenli olan bu davranışa bir ad verilebilir: incelik. incelik acımanın "sağlıklı" (uygar, sanatsal) biçimi gibidir." roland barthes - fragments d'un discours amoureux

    "yüreklilik, acıma* dahi öldürür. oysa acıma en derin uçurumdur. ama yüreklilik en iyi öldürendir, saldırgan yüreklilik: ölümü dahi öldürür o." friedrich nietzsche - also sprach zarathustra
  • "acıma yararsız olduğu zaman ondan bıkılır." albert camus - veba