şükela:  tümü | bugün
  • kaçınılmaz olan.
    asıl sorun acınızın hafiflediğini farkettiğiniz anlarda başlıyor. acıyı vereni hatırlatması bir yana, artık bunu umursamıyormuş gibi olmanın suçluluk duygusuyla eziliyorsunuz bu sefer de. gülmelerinizden utanıyorsunuz. hayat devam ediyor ama sizin içinizde bir yer aslında donup kalmış, orda hiç birşey değişmiyor.
    utanıyorum, bunun bir zaman aşımı süresi var mıdır diye düşünüyorum.
  • her daim acımasız olduğu söylenen zamanın bir lütfudur.
  • gerçekler bedeninizi kırbaçladıktan sonra gerçekleşecek gevşeme.acı acıyı söküyo kimi zaman,çiviler bi tarafınıza(kalbinize) bağırta bağırta batarken..
  • ağrılı bir hastalıktan yeni kalktıktan sonra, nekehat dönemini müteakip yaşanan, günbegün iyiye giden acı ama acı değilimsi.
  • 3 gündür geceleri olsa diye şekilden şekle girdiğim. ayak parmağını kırmak, akabinde ayağı koyacak bir yer bulamamak, ne pis bir tadı varmış bu evde çakılı kalmanın bea :/
  • tuzlu göz yaşlarıyla yıkanan elemin kabuk bağlaması.
  • zonklama gibi gelip gelip gittiği dönemdir. bazı acıların hafiflemesiyse bir yanılgıdır. o acı hafiflemez; inkar edilir, ona alışılır. bu yüzden hafiflediği sanılır.
  • yeterli zaman geçtikten sonra gerçekleşir.

    ''acılar hatıralaşınca güzelleşir.'' cemil meriç
  • duyulara bağlı olarak hissiyatın zayıflaması ile yaşanan durum. gözden uzak olan gönülden de ırak olur denir mesela bunun bir örneği diye sayılabilir. bunun dışında çocukları ele alalım, dikkatlerini dağıtacak yeni şeylerle karşılaşınca acıları hafifler, hatta unutulma raddesine bile gelir. biraz zaman ve biraz yeni mevzularla insanın acılarının büyük bir kısmı hafifler.misal
  • alışmak, adapte olma sürecinin devreye girmesinden sonra sonuç alınmaya başlanmasıdır.