şükela:  tümü | bugün
  • yaşamanın en kötü hissettirdiği hadisedir. çoğu insan şefkat duyulmak ve acınmayı karıştırabilir karıştırmamalıdır. (bkz: yazık sana)
  • "yalnız dikkat acımayın; acınmak
    canımı en çok acıtandır."

    öyle demiş teoman, istasyon insanları adlı şarkısında.
    acınma potansiyeli taşıdığım birçok şey başımdan geçtiği için, rahatlıkla söyleyebilirim ki; hakikaten acınmak kötü bir şey. şöyle ki; hani acıyın tamam, insanoğlu bu odun değil; karşısındaki olaylara tepki vermesi gerek. zıttı garip zaten. ama hani bazen bazı şeyleri sırf acıdığı için yaptığı belli olan insanlar oluyor. yani garip. hani sadece sırf o yüzden, saygı duyduğu için ya da o konuda yardıma muhtaç olunduğu için farklı davranan insanlar var. ikiyüzlülük gibi; rol yapmak bu resmen.
    bir insan samimiyse samimidir. sonradan öğrendiği şeylerle davranışını değiştirmek saçmalık, çirkinlik.
  • dünyanın en berbat birkaç hissinden biri. başka ne birşey sana kendini bu kadar kötü hissetirebilir ne de üzebilir. kendi acınla savaşmak bir yana sana acıyan bakışlardan kurtulmak için ise ayrı bir savaş veririsin.

    dünyanın en kötü laflarını bile etsen karşındaki insanın sana itiraf etmese de "sana acındığıdan dolayı" ertesi gün hiçbirşey olmamış gibi seninle konuşmasıdır.
  • "hep şanslı olan ben oldum. kimse bana sahip olduğu için şanslı değildi.".

    şüphe.

    neden yanımdalar? onlara ne vaat ediyorum da bırakıp gitmiyorlar.

    belki de dilenciye para vermekle aynı şey. parayı ona vermiyorsun kendi egona yolluyorsun. iyi bir insan olduğunu kanıtlayıp kendini rahatlatmak için yapıyorsun bunları.

    insan ilişkilerinde de olan bu bence.

    ha bir de hatırlayanlar olur, house ilk sezonda doktor abla bizimkine ilgi gösteriyordu. tabi bizim eleman da anladı ve "sen aslında birini iyileştirerek kendini tatmin etmek istiyorsun" tarzı bir şeyler dediydi ama türkçe değil tabi.

    sonuç olarak bu durum kendinizi üzmüyor, ezik hissettirmiyorsa devam edin. dünya zaten böyle ilerlemiyor mu?