• adı kübra olan melek. yeterli besin alamadığı için 2,5 aylıkken vefat etmiştir. herkes öyle bir geçer zaman ki'nin osman'ı için ağlayıp sızlarken, o sessizce aramızdan ayrılmıştır.

    ilgili habere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. ben sonuna kadar okuyamadım, içim acıdı. hatalı veya eksik bilgi vermiş olabilirim o nedenle. sonuna kadar okuyan olur da yazdıklarımı düzeltmemi söylerse, sevinirim.

    http://www.hurriyet.com.tr/…em/16791043.asp?gid=373
  • ben bunun annesi olacak kadına ve babası olacak adama da şiddetle kafa atmak istiyorum. bundan önceki çocuğu da 2.5 yıl önce açlıktan ölmüş. bir ülkede bir bebeğin açlıktan ölmesi başlı başına bir rezalet bir insanlık ayıbı. modern çağ dehşeti. hepsini anlıyorum. kabul edemesem de anlıyorum. ama o sakat olduğu için çalışamayıp geceleri çalışan baba'yı ve hamile kalmaktan usanmayan, açlıktan ölen ilk çocuğunun ardından bir sabi sübyanı daha dünyaya getirmekten zerrece tereddüt yaşamayan kadını anlamıyorum abi. işte budur lan bu ülkenin insanı. budur işte ötesi berisi yok.
    'en az üç çocuk yap' denilen halk budur. bizim insanımız şahane falan değildir, acımasızdır, sığıdır, sikinin keyfindedir, açlıktan ölecek çocuğu dünyaya getirir.

    ps: kimse bana şimdi onlar yoksul bilmem ne falan diye konuşmasın. halk sağlığı merkezlerinde prezervatif de veriyorlar, spiral de takıyorlar. hadi onları duymadı diyeyim ulan şişle istemediği bebeği düşüren kadınlar var.

    hala kürtaj cinayettir diyen mankafalar var ya bu ülkede. umarım bu ölü bebekler, açlıktan ölenler, bakımsızlıktan ölenler, babası olacak şerefsiz piçin dayağı sonucu annesi olacak yaratığın işkencesi sonucu ölen bebekler umarım rüyalarına girer, gırtlaklarına sarılır ve sorar: kürtaj hak mı? diye.

    söylemesem boğazımda düğümlenecek dipnot: allah belasını versin hepsinin.
  • "dawn" adındaki bir örneği "trainspotting" filminde görülen bebektir. sonradan girilen uyuşturucu krizlerinde, hayali tavanda yürüyerek intikam almıştır neyse ki.
  • "bir bebeğin ölmesinin yanında eserlerimin hiçbir kıymeti yoktur." benzeri bir tokatı zamanında sartre atarken savaşlarda ölüyordu bu bebekler, şimdi şu hale bakın. şu olay her yönüyle o kadar acı ki üzülmek hüzünlenmek gibi hisler olmamalı karşılığı.

    açıkçası bu başlığın sözlükte ne kadar dikkat çekeceğini de merak etmiyor değilim.
  • çocukcağız son zamanlarını yaşarken bizi yönetmesi için seçilen halktan insanlar ve dalkavukları bunlarla uğraşmaktadır bkz: http://www.hurriyet.com.tr/…em/16793422.asp?gid=373
  • üzen bebek. daha da üzeni ebeveynlerinden aile planlaması yapmalarını beklemek.

    sence aile planlamasının ne olduğunu ve nasıl yapıldığını biliyor olabilirler mi? böyle bir iradeleri mevcut mu? böyle bir bilinçleri mevcut mu? hadi olsa, bakacağın kadar çocuk yapma argümanı geçerli olurdu.

    sor bakalım spiral neymiş, doğum kontrol hapı, prezervatif neymiş? cevap verebilirler mi? 60 yaşındaki orta halli kadının prezervatifin ne olduğunu bilmediğini görmüşlüğüm var. bu insanlar bu iradeye sahip değiller. lütfen saçmalamayı kesiniz. suç aile planlaması eğitimi vermeyen devlette ve en az 3 çocuk doğurmalarını söyleyen kişidedir.

    bu zırt pırt çiftleşip doğuran kediye laf anlatmaya çalışmaya benziyor.

    hadi gerekli araçlar da verildi, sence kullanmaya ne kadar yatkınlar? doğum kontrol hapını içmeye çalışan adamlar var yahu. prezervatifle balon yapıp oynayan adamlar. evet şaka yapmıyorum.

    eğitim düzeyi sıfır olan bir insana aile planlamasını öğretmek demek deveye hendek atlatmak demektir. bunun sorumlusu da devlettir. net.
  • dünya üzerinde her üç saniyede bir gerçekleşen olayın kurbanlarından olan bebek. yetersiz beslenme, önlenebilir hastalıklar, temiz içme suyuna ulaşamama gibi sebeplerden dünya üzerinde her 3 saniyede bir çocuk ölüyor. kübra bebek bunlardan biri. insanın kendi ülkesinde gerçekleştiğinde biraz daha fazla tepki verebiliyor.

    kübra ve diğer bebekler tüketim toplumu zihniyetinden dolayı ölmekteler. ailesinin cehaleti buna bir etken evet. doğum kontrolü vb gibi şeylerde ekleyebilirsiniz bu listeye. lakin bu bebeklerin tüketim toplumu kurbanı olmadığını söyleyemezsiniz. zira tüketme hırsımız, sahip olma hırsımız yarattığımız zararları görmezden gelmemize sebep olabiliyor. tabağın kenarında şişmanlatacak diye bıraktığımız, ay bu ekmekte amma sertleşmiş diye çöpe attığımız her gıda birilerinin ölümüne sebep olmakta.

    daha büyük ev, daha büyük araba, daha büyük porsiyonlar sadece daha küçük mezarlara yol açıyor. fırsat eşitliğinin olmadığı bir dünyaya gözlerini açan kübra, cherika, dunia, onile, osumale, zuvan gibi bebekler daha merhaba diyemeden tüketim toplumunun onlara kazdığı mezarlara giriyor. adaletin olmadığı yerde bilim aramayınız. ailesinin cehaletinden önce adaleti, sosyal devleti, tüketici zihniyetinizi muhakeme ediniz.
  • işsizsen, çalışmanı engelleyecek biz özrün varsa bir zahmet iki çocuğun üzerine bir tane daha yapmayacaksın. yoksa bebeğin beslenme yetersizliğinden ölür. çoğu zaman komşularının verdiği yemekle karınlarını doyurmaya çalıştığını söylüyorsan sevişirken dikkatli olacaksın. yoksa bebeğin beslenme yetersizliğinden ölür.

    ve bebeğin ölmüşken kalkıp boş buzdolabını göstererek "yardım edin" demeyeceksin. ”sütüm yok. çayla insanın sütü olur mu?" diyecek biliçtesin belli ki, aferin. sanki dün çayla beslenmeye başladın allahı belası. sanki dün hooop birden her şey ters döndü böyle oldu. dün portakallı ördek mi yesem havyar mı yesem diye düşünüyordun. "allah rızkını verir" dedin di mi? boy boy doğur, yeterince büyüyenleri dilendir, mendil falan sattır sonra rızkını allah vermiş olsun.

    bi de poz vermişsiniz ya diğer aç çocuklarınızla beraber buzdolabının önünde... buzdolabın boşsa bebek yapma lan! bakamayacaksan köpek gibi çiftleşme, insan gibi yolunu yordamını öğren. git mahalledeki sağlık ocağına anlatsınlar sana.

    tanım: ailesi tarafından öldürülen bebektir. onu hak eden bir anne-babaya sahip olması gereken bebektir. ileride okula gitmesi, aşık olması, aşk acısı çekmesi, arkadaşlarından kazık yemesi, yere düşse de ayağa kalmasını öğrenmesi gereken bebektir. ulan bu bebek biraz büyüdüğünde "ben yumurta sevmem, sütü kakaolu severim" falan demesi gereken bebektir.
  • bu ülkeye çocuk doğurmak için lisans alma zorunluluğu getirilmesi gerektiğini gösteren vahim olay. yeter artık, anne ve babaların sorumsuzluğu, hayatın acımasızlığı karşısındaki umarsızlıkları nedeniyle kaçbininci çocuk bu?

    anasını satiim, çocuk yapmak isteyen devletten izin alsın, sınava girsin, eğitimi, bilgisi yeterli mi ölçülsün. ne bileyim, sıkı bir değerlendirmeden sonra çocuk yapma lisansı filan alabilsin, her çocuk için ayrı lisans gereksin filan. birşey yapılsın ya, sapır sapır ölecekse hiç dünyaya gelmesin o güzel melekler.