şükela:  tümü | bugün
  • fifa'nın alternatifi bir oyundu bu 95'de sanırım, sonra 2'si çıktı (bkz: actua soccer 2).. daha sonra bi alan shearer özel oyunu çıktı sanırsam.. her şey iyiydi hoştu oyunda belki ama aut'a giden topta sehircilerin bir gülme efekti vardı ki, yer yarılsaydı içeri girseydik o an keşke.
  • (bkz: fx fighter)
  • hayvani falso fasilitesi sayesinde, taca bakan futbolcunun gol atabildiği bir oyun. sadece ingiltere premier ligi takımlarının bulunduğu bir versiyonu mevcuttur.
  • actua soccer, fifa 96'dan kısa süre önce piyasa sürülen bir oyundu fakat fifa 96'nın ciddi anlamda tek alternatifi idi.(yanlış hatırlamıyorsam 6 hd tutuyordu.)
    daha sonra sırayla aynı tabanı kullanan euro 96, actua soccer 2(virtua soccer) ve actua soccer 3 (virtua soccer 2) piyasaya sürüldü fakat bu oyunların görsel değişiklik dışında actua soccer'ın üzerine hiçbir yenilik getirememesi ve fifa'nın oynabilirliğinin daha yüksek olması da gremlin'in sonunu getirdi.
  • "olm direk adamın ayağına pas atamıyorsun, baktığı yere atıyor adam" dedikodusuyla hayatımıza girmiş oyun. gerçekten farklı bir oynanış tarzı vardı. pas atmak, şut atmak çok zordu; güzel her hareketin, golün kıymeti vardı. belki de bundan dolayı rakibi fifa 96 kadar popüler olamadı, zaten ilerleyen yıllarda fifa serisi karşı duramadı. sonrasında actua soccer 2 falan çıksa da devamı gelmedi.
    hoş zaten bir kaç yıl daha dayansa bu kez pes serisi tarafında ezilecekti.
  • ortadaki topu alamama gibi bir durum vardı bu oyunda. yönettiğiniz oyuncu sanki belli bir rotanın, bir rayın üstünde gidiyormuş gibi hareket ettiğinden bir türlü sahip olmazdık meşin yuvarlağa.
  • o zamanlar joypad denen nane yok. bu oyunu iki kişi klayyeden oynardık. götlek bi arkadaşınız varsa tam şut atacağınız anda, aynı anda 8-10 tuşa birden basar, klavyenin bufferını doldurur, sizi bir jedi gibi etkisiz hale getirirdi. yani fair play bu oyunda herşeydi. isveç çılgın atardı. şut attıktan sonra verilen falso sayesinde top kaleye giderken heyecan maksimize edilebilirdi. 3d futbol o zaman bu kadar aşmış değildi tabi, messi'in saçlarının dalgalanışını falan göremiyoduk. messi'yi de göremiyoduk zaten. fileler tüldendi. ya da buzlu camdı bilemedim.
  • bu oyunun bir versiyonunda gol attıktan sonra sevinç yaşanırken, siz alakasız bi adamı kontrol ederek koşturabiliyor, sevinen tayfanın yanından öylece koşturabiliyordunuz. gülmekten yerlere yatardık o yaşlarda. çok komik gelirdi o koşuş bize...
  • en boktan özellikleri;

    - kalecilerin pas-şut ayrımı yapamayıp kaleye yaklaşan her topa çıkmaları sonucunda ters köşe veya boş kale golleri yemeleri.
    - oyunculara adam gibi yön verilemediği için penaltı da dahil tüm duran toplarda sıçılması.
    - diğer takımların kendi arasındaki maçlarının "simulate" tuşuyla şak diye sonuçlanamayıp 2 saat tek tek tıklayarak sonuçlandırılması.
    - 50 küsür ülkenin arasında zambiya gibi ülkelerin olup türkiye'nin olmaması. oğlum zambiya ne lan?
    - brezilya-italya-almanya üçlüsünün hayvani güçlü olması.
    - oyunun sürekli aleyhinize ibnelik yapması. mesela top sizdeyken kaleciyi çalımlayıp şutu çekmişken, topun ağlara gitmesine 10 cm kala hakemin 90 dk doldu gerekçesiyle maçı bitirmesi. aynı hakemin top rakibinizdeyken atak bitene kadar maçı bitirmemesi. esc tuşuna basıp maçdan çıkınca nolursa olsun 1 farkla yenilmeniz. mesela bir keresine maçı 5-0 kazanmıştım ama 2 saat oyuncuların sahayı terketmesini beklemek istemedim ve esc'ye bastım. sonuç: 5-6 yenilmişim!

    iyi özellikleri:

    + gol sevincinde sapıtabilmek. rakipleri çarpa çarpa düşürebilmek, seyirciye koşabilmek, gol sevinci bitince hakem düdük çalana kadar 0.5 saniyeliğine de olsa yeniden topla oynayabilmek. (bir arkadaşım bu 0.5 snlik sürede penaltı kazandığını iddia etmişti, hem gol hem penaltı yani.)
    + gerçekdışı ama bir o kadar da zevkli dünya ülkeler ligleri. 1.lig, 2.lig, 3.lig, düşme, yükselme, şampiyonluk gibi şeylerin olması.

    fifa 98 rtwc çıkınca pul kadar değeri kalmamıştır tabi.
  • ismini hatırlamadığım ekran kartının driver cd'sinin içinde demo sürümü ile gelmiştir.