şükela:  tümü | bugün
  • yurdum gencinin batı dünyası hatunlarıyla* iletişim kurmak için geliştirdiği dil. gencimiz ı, you kelimelerini işaret dili ile beraber kullanarak meramını anlatır. dilin en iyi kullanıcısı, tabiki yayılımında ve kullanım alanlarında büyük emeği geçen acun ılıcalıdır.
    (bkz: you talk like a river)
  • literatürde acunish olarak ifade edilen dil. tarzanca'nın bir lehçesidir.
  • tek kelimeli soru cümlelerinin 2 kez tekrarlanmasiyla olusan dil..
    - father? father? job? job?
    - you? you?
  • bu ingilizceyle 2 yılı aşkındır program yapıp, dünyada gezip görmediği hatun kalmadıysa bence sorun olmayacak durum.
  • gramere, geniş bir kelime hazinesine ihtiyaç duymayan, kinezik dışa vurumlarla desteklenerek direk hedefe yönelen bir dildir. kısa ve özdür. zamandan tasarruf sağlar, yabancı hatunlar üzerinde uyarıcı etkileri olduğu söylenmektedir. o kamera orda olmasa jamaikalı delikanlılar o dili acun'un başka bi yerine sokup konuşturur ama olsundur, türkiye abazanları kendisiyle gurur duymaktadır kullandığı akıcı dil yüzünden.
  • acunun italyanca ve fransızcasından daha iyi durumda olan
  • small small it becomes bigger. (damlaya damlaya göl olur gibi birşey)
  • acun: 'i speak english like a river'
    altyazı: ben sular seller gibi ingilizce konuşurum
  • eski bilgi işlem müdürümün başarıyla konuştuğu ingilizce.
    sevgili eski müdürüm; bu dili kullanarak espriler yapar, fıkralar anlatır, kadınlara asılırdı. bu kadar az kelime ve gramer bilgisiyle bu kadar çok şey anlatması şaşılacak şeydi doğrusu. en çok kullandığı kalıplar "if a people say to" ve "if a people needs something" kalıplarıydı. "something"'i samsink diye okurdu.

    bir seferinde hapşırdığında, kendisine "are you sick" diye soran rumen iş arkadaşına dövecek gibi bakmış, sonra benim araya girip durumu açıklamam üzerine "no" diyip konuyu tatlıya bağlamıştı.