şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kitap dışında konuşacak olursak aslında pek de zararlı değildir.

    (bkz: müveddet hanım ile nüzhet bey'in adab-ı muaşereti)
  • hagop baronyan, gündelik hayatta uymak zorunda olduğumuz kurallara dâir tuhaf yorumlarda bulunuyor.
    eserin ermenice başlığı; "kağakavarutyan vnasnerı" imiş.
    ermenice'den türkçe'ye, ararat şekeryan ile nıvart taşçı tarafından tercüme edilmiş.
  • ermeni ve türk toplumunun söz konusu ısrarcılık, anlayışsızlık ve özel hayata/alana saygısızlık olunca birbirine ne kadar benzediğini anlamamı sağlayan kitap olmuştur. her hikayede taciz (kast edilen cinsel taciz değil elbette ki) eden ne kadar girişken ve cüretkarsa, taciz edilenin bir o kadar çekimser olması, o da yetmezmiş gibi geçimsiz, terbiyesiz, huysuz damgası yemesi ne kadar da tanıdık değil mi? günümüzde artık ihlal/taciz edilen o kadar sessiz ve pasif değil ama senaryolar pek değişmiş gibi görünmüyor. adab-ı muaşeret nedir, gerçekten gerekli mi yoksa insan hayatını zindana çeviren saçmasapan bir kurallar yığını mı? kitapta bunları sorgulamak için epey vaktiniz oluyor. ayrıca kitap adab-ı muaşeret için şöyle de güzel bir tanım içeriyor:

    "güzel bir ismi kendisine siper edinmiş bir zorba var. irademizin bize sunduğu, yasalarınsa herhangi bir şekilde engel koymadığı o ayrıcalıklı durumlarda bile bizi esir alan bir zorba... bu zorba, tabiata da karşı çıkar ve onun insanoğlunu özgürce şekillendirmesine izin vermez. bu zorba adabımuaşeretten başkası değildir."

    kitaptan bir ders çıkarmam gerekirse şunları söyleyebilirim: herhangi bir durumdan herhangi bir nedenle rahatsızsan, buna son ver. geçimsiz yaftası yemek huzursuz bir anın içinde debelenmekten evladır.