şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ege adalari)
    (bkz: 12 adalar)
    (bkz: yunan adalari)
  • ege denizi'ne osmalilar tarafindan verilen, cevat sakir ve bir cok eski denizcinin de kullandigi ad.
    (bkz: bahri sefid)
  • (bkz: arsipel)
  • halide edip'in mor salkımlı ev'inde marmara denizi için kullandığı isim.
  • italyan arkadaşımın yüzerken "ohh i feel like i am swimming in a big salad." dediği deniz.
  • ege denizi'nin türkçesi.
  • ege denizi yerine kullanılması tavsiye edilen ve bence de daha yerinde olan isim.

    tavsiye eden kişilerden biri cem gürdeniz.
  • ege denizi yerine adalar denizi ifadesini kullanmak, esasında ciddi bir kimlik sorununun göstergesidir ve hatta aşağılık psikolojisinin tezahürüdür.

    cem gürdeniz'i severim ama ege denizi yerine kullanılma tavsiyesi boştur.

    ege adının antik yunan'dan geliyor diye değiştirilmesi halinde bu değişimin önünü alamayız ve antik yunan'dan gelen her ismi değiştirmek durumunda kalırız. sadece ege'yi değiştirip diğerlerini bırakmak da mantık hatası ve tutarsızlık olur.

    şimdi bu coğrafi isimlerin ulusal varyasyonları çok ilginç bir husus.

    geçmişte yeni fethedilen bir yerin/bölgenin adı şayet kısa sürede değiştirilmediyse, muhtemelen oranın fatihleri tarihi devamlılığı esas alıyordu. örneğin, roma'nın bir devamı olduğunu iddia eden osmanlılar, istanbul'un batısında kalan bölge için rumeli ifadesini kullanmışlar. bölgedeki türk nüfusu rumları katladıktan sonra da isim değişmemiş.

    istanbul fethedilince de ismi değişmiyor; çok uzun bir süre constantiniyye kullanılmış. istanbul olarak kullanılması ise, fetihten yaklaşık 250 yıl sonrasına denk geliyor. ki bu da rumca. (bkz: stanpolis) (bkz: istin poli)

    sahip olunan yerin orijinal adıyla kullanımına devam etmek bir nevi egemenlik göstergesi. bu yüzden biz türkler bu esası tarih boyunca kullanmıştır.

    fakat isim değişikliğinin zorunlu olduğu hallerde mevcuttu. yine egemenlik hassasiyetleri gereği, bir başka rakibin siyasi ve kültürel etkisi altında olan yerlerin isimlerin değiştirilir.

    bunlara zaman içinde kullanımı azaldığı için değiştirilenler ve kullanımı türkçe'ye uygun olmadığı için değiştirilenleri hariç tutalım.

    şimdi ege denizine dönelim.
    bu isim bize antik yunan'dan mirastır. geçmişte de hem adalar denizi ifadesi hem ege denizi ifadesi kullanılagelmiş. yaygın olarak kullanılan hali ise, bölge denizcilerinin çoğunlukla yunan ve rum olması hasebiyle, ege denizidir.

    1941 yılında yapılan coğrafya kurultayında, ki türkçü cenahın siyasete ve kültüre hakim olduğu yıllar bunlar, isim olarak ege ifadesi belirlenmiş ve tüm yayınlarda standardize edilmesine karar verilmiştir.

    bugün isim değişikliğine gidip adalar denizi demek aşağılık psikolojisinin göstergesi olur. devlet aklı, şayet varsa, bu seçeneğe yönelmeyecek ölçüde olgun olmalıdır.

    üstelik bu değişimin sonu da yok. ege bölgesinin ve ege üniversitesinin adını da değiştirelim mesela. yunanca'dan dilimize geçen her şeyi atalım? geçmişimizi bir kez daha reddedelim ve iyice fakirleşen kültürümüze bir darbe daha vuralım?

    cem gürdeniz ve diğerleri bu isim değişimleriyle, hükümetin tarihten öç alma eğilimine imkan sağlıyor. iktidar bunu ileri de kullanıp siyasi şova dönüştürebilir.
  • gereksiz milliyetçi triplerin sonucudur.

    yok ege yunancaymış, yunan denizi gibi oluyormuş.

    allah dünyayı milliyetçilerden kurtarsın.