şükela:  tümü | bugün
  • efendim malumunuz, iktidar ile muhalefet olmak arasındaki en güzel farklardan biri "adalet" ve "demokrasi" kavramlarına bakarken ki açılardır.. muhalefette olan kardeşlerimiz, genelde "mazlumuz biz abey" demeyi pek bir severler. iktidarın zulmü en başta halkımızı, peşi sıra bu arkadaşlarımızı ezmekte, inim inim inletmektedir..

    gün olur devran döner, koltuklar yer değiştirir, ayaklar baş, başlar ayak olur ve muhalefet dediğimiz abiler, ablalar bir bakmışsın iktidarın nimetleri içine düşmüşler. düne kadar kendilerine cehennem ızdırabı çektirenler ise iktidarın vermiş olduğu bütün kudreti teslim edip başka bir yere taşınmışlar.. ee ne olacak? iki yüzlü insanlar, bir zamanlar "zalim"likle suçladıkları insanlardan zerre kadar farkları olmadıklarını ispatlayacaklar, aynı bokları yiyecekler, aynı yollardan geçecekler..

    komik bir örnek geliyor aklıma, meclisten milletvekilleri yaka paça atılırken ses çıkarmayanlar, bir gün kendileri o meclisten kovulurken neler neler dediler..

    hani diyorum, bu hayali ülke size uzak olmasın?
  • adaleti her zaman,her koşulda,her cenahta savunacaksın "nalıncı kederi" gibi işine geldiği yerden yontmayacaksın.

    ulan memleketin her yanında haksızlıklar,adam kayırmalar,yolsuzluk ve hırsızlıklık olurken sessiz kalanların bazı zamanlar sesini yükseltmesi en hafif tabirle"ayıptır".
    kalkıp tek kelime etmemişler tüm skandallara;burdan "adalet" goygoyları terennüm ediyorlar.

    akla şu dizeleri getiriyor:

    bir soğan soyuluyor da
    yaşarıyor gözler
    memleket soyuluyor
    aldırmıyor öküzler.
  • son yıllardaki gelişmelere bakıldığında tekerleme gibi söyleyenlerin de inanmaya başladığı doğru söz.
  • - suçu sabit bile olsa, kişinin savunmasını dinlemek farzdır.

    hz. ali

    - suçu olanın olmayanın mahkeme ve mahkumiyet aranmaksızın askerlikle, memurlukla ilişiği kesilmiştir, hakları alınmıştır, dava açması engellenmiştir, insan hakları başvurusu askıya alınmıştır.

    tayyip erdoğan, 27.07.2016 tarihli resmi gazete.

    diktatörlerin en önemli özelliğidir, adaleti manipüle edip kendi savcılarına ve hakimlerine keyfi kararlar verdirirken, astırıp kestirirken, aynı hakim ve savcıların kendisini hiç yargılamayacağını zanneder. ne gariptir, hep de yanılırlar.
  • bugün abd de kurulan mahkemeye ' düzmece tiyatro' diyenler
    bir zamanlar o mahkemeleri iftira, düzmece evrak, cd ler ile
    ülkede laik-atatürkçü ordu, genelkurmay başkanı,
    rektör, gazetecilere kurarken dur bakalım sabırlı olun
    'türkiye bağırsaklarını temizliyor' diyenin şimdi
    sağlamasını yaparak doğruladığı sözdür.

    sen adaletsizliğe, haksızlığa, iftira ve vicdansızlığa
    rakiplerini yok etmek için göz yumarsan , ülkeyi sen yönettiğin halde
    kozmik odaları yağmalatırsan sana da aynı muamele uygulanır.
  • bu söz bu topraklarda kolay kolay samimi bir şekilde söylenmez. genel kullanımının tercümesi aşağı yukarı şu şekildedir:

    "bugün güç elinde, kafana göre asıp keserek senden olmayanlara zulmediyorsun. ama şunu da unutma, birgün güç benim elime geçerse feriştahını sikerim haberin olsun."

    yani bu söz, muhatabını doğru yola davet etmekten çok, onu tehdit etme amaçlı kullanılır. türkiye'de kendisinden olmayana zulmetmeyecek kesim yoktur, henüz gücü eline geçirememiş kesimler vardır. adalet kimsenin umurunda değildir. herkesin peşinde olduğu, kendisine benzeyenin adaletidir.
  • işime nasıl gelirse öyle kardeş. bugün he dediğime yarın yok derim. nasıl olsa işime öyle geliyor. makarnam her daim var. "insan" olanın ne haddine et yemek, doğal gazla rahatça ısınmak. kömürüm var benim "devlet"imin sağladığı. sen ne konuşuyorsun orada. benim devletim oyuma para veriyor. ben ne yapayım senin yönetimini? hadi buna da bi' cevap? sen onurunla şerefinle kazan paranı, ben verdiğim oyla kazığımı yer, 3 kuruş ile geçim derdinden sürünürüm. çünkü onlar müslüman sen kafir, ataist bla bla daha fazla taklit yapamıyorum, midem kaldırmıyor.