şükela:  tümü | bugün
  • özlü bir halk sözü. irdelenmesi gerekir. bir ademoğlu bildiğiniz eşşeği* adam sanmış, lakin akabinde eşşek adamın alnına taşşağını "çataa" diye vurmuştur. burada bir yanılgı anlatılır. ya da bir ihanet mi demeli? ihanet demek haksızlık olur. neden derseniz eşşeğin eşşek olduğu gün gibi ortadadır. bir bakışta anlaşılabilir. dört ayaklı, uzun kulaklı ve anıran bir canlıdır. hatta kimi meraklıları eşşeğin taşşağını görmüş olmakla övürnür, en ince ayrıntısına kadar bir eşşek taşşağını tasvir edebilirler. yani eğer konu edilen kişi eşşek taşşağından anlasaydı başka hiçbir şeye bakmadan onun eşşek olduğunu anlardı. ne acıdır ki bu saf kimse eşşeği adam sanmıştır. eşşek de doğasının kendisine verdiği, kendisini eşşek yapan içgüdülerin etkisiyle kaldırıp taşşağı bu kimsenin alnına yapıştırmıştır. bu durumda taşşak alnında patlayan kimsenin ağzından bir çırpıda şu sözler dökülür: adam sandım eşşeği alnıma vurdu taşşağı. yani? bildiniz: aydınlanma. buradaki basit yanılgı ve sonrasında cereyan eden doğal süreç aydınlanmayı getirmiştir. peki duruma bir de eşşek açısından bakalım. iki ayaklı ve konuşan bir canlı, (taşşağı da kendisininkinden oldukça farklı) kendisine doğru yaklaşıyor. eşşek merkep mektebinde kendisine öğretildiği kadarıyla bunun bir insan olduğunu şıp diye anlıyor. dahası çok da ilgilenmiyor. fakat bu iki ayaklı canlı kendisiyle sohbet etmeyi sürdürüyor. eşşeğin burda vermesi gereken iki karar var: ısrarlı anırmalarla kendisinin eşşek olduğunu anlatmaya çalışmak ya da dönüp gitmek. ancak dönüp gitmek çözüm olmayabilir. çünkü bu iki ayaklı canlı da yer değiştirme özelliğine sahip. eşşek başlıyor anırmaya. anırıyor anırıyor* fakat fayda etmiyor. çünkü bu iki canlının aynı dilden konuşması mümkün değil. eşşek de kaldırdığı gibi taşşağı bu kafasını karıştıran iki ayaklı canlının alnına oturtuyor. şimdi bu konuda bana katılmayıp "yok efendim eşşekler alna taşşak vurdukları zaman aslında selam veriyor demektir vs" şeklinde yorum yapacak uzmanlar çıkabilir. orasını ben bilemem, eşşek dünyasından bu kadar anlamak için bizzat eşşek olmak gerekir.
  • uktenin hayalgucune muspet etkisi basliginda da inceleyecegimiz uzere, ayar magduru realiteden umidi kestigi icin otopilota bagladigi bol imgelemli hayalgucu ile harmanladigi gercek ya da gotten mamul atasozleri ve halkdeyisleri uzerinden cesitlemelerle ic huzuruna ulasabilecektir. enis batur orneginden de hatirlayacagimiz uzere sirca koseke, fildisi kulesine kendini kilitleyip, anahtari yutmak denial prensipleri geregidir.

    en basit anlamda essegin esek adamin ise adam ideasi ile kategorize edildigi rasyonel zihinlerde esegi adam sananin tassagi kafasina yemesinden, masalci baci formunda cevap yazanin ayar yemesinden guzel bunyeye kati sivi vitamin akisi saglanamamaktadir denilebilir.

    tamlama ile hayal gucunun evliliginden ayar olsa idi, la fontaine ile hans kristin andersen i dunya ayarmatorler tarihi basliklarinda inelerdik.

    bu baglamda aydinlanma 24 ayar bunyelerce saglanmakta gunumuze nese, ayar verme iptilamiza kurumluk alan gostermektedir. parsel parsel parselleyip temeli atmak, dibini kazimak vatandaslik gorevimizdir.

    yoksa rakun kakirdiyor, karga takirdiyor diye devam edegelecekse uktenin disavurumculugu konuyla ilgili empresyonizmde bu telden calacaktir.
  • kişiye verilen fazlaca önemin ve değerin bir gün o kişi tarafından hayal kırıklığı uğrattığını anlayınca söylenecek emirdağ atasözü
  • yaratıcı milletimin yaratıcı atasozlerinden biri....yine hem öğretici hem de eğitici niteliktedir...esseklerin adam yerine konmaması gerektigi vurgulanmıstır.
  • güzel türkçemizin açıklamaya bile gerek bırakmayan bir ürünü olan atasözü
  • çorum dolaylarında "adam sandım eşşagaa annıma deydi daşşaa" seklinde telaffuz edilegelir.
  • eşşeğin cinsiyetinin tespiti esnasında vukuu bulan üzücü hadise.